Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Amerika-Türkiye-Rusya...Ve Yeni Dünya...

Yiğit BULUT tüm yazıları

2008 yılında “Türk-Rus İmparatorluğu” başlıklı bir yazı kaleme almış ve bulunduğumuz bölgenin “şekillenmesinde” Türkiye-Rusya ekseninin merkez olacağını iddia etmiştim. O zaman bugünleri göremeyenler ve özellikle “Avrupa’nın parçası” olduğumuzu iddia edenler çok ciddi tepki vermiş ve neredeyse “istenmeyen adam” ilan edilmiştim...

Sevgili dostlar, bu yazının üstünden sadece 4 yıl geçti ve bugün Amerikan-İngiliz yayın organlarında ve Rusya’nın en ciddi gazetelerinde bu tez tartışılıyor. Hatta daha da ileri gidiyorlar ve Putin’in birkaç gün sonra Türkiye’ye “yeni bir oluşum” teklifiyle geleceğini iddia ediyorlar. Gerçekler de “yazılıp-konuşulanlardan” farklı değil. Avrupa “birlik” dahi olamadan dağılma noktasına giderken, Amerika’nın da isteği ve desteğiyle “Orta Dünya Ekseni” Türkiye-Rusya çizgisinde oluşuyor...

Bu noktada 2008, 2010 yıllarında yazdıklarıma dönmek ve kısa alıntılar yaparak “sentez” ile bitirmek istiyorum, bakalım son 4 yılda bu konuda neleri paylaşmışız;

2008 (Türk-Rus İmparatorluğu) : “...başlığı bilerek imparatorluk diye attım, amaç “ilgiyi” bu noktaya çekmek ve Avrupa Birliği gibi bir çıkmazdan başka bir şey sorgulayamayan Türk kamuoyuna, “etrafındaki” gelişmeleri biraz göstermeyi denemek...Son bir haftadır Rusya’da neler olduğuna dikkat ediyor musunuz? 1999-2008 arasında petrolün 100 dolar sınırı aştığı dönemde değişen “Rus makro ekonomik” göstergelerini izliyor musunuz?...Putin’in attığı imza ile Rusya’yı küresel kan emicilere kapatmasına ve dün yeni devlet başkanının Rusya, İsviçre olacak tezine dikkat ediyor musunuz? Peki Avrupa Birliği denilen yapının ekonomik çöküşün arifesinde olduğunu görebiliyor musunuz?... 1945-1989-2001 gibi, dünyanın yeni bir eksen kaymasının hemen öncesinde olduğunu düşünüyorum. Düşünüyorum ama kafasını kuma gömen ülkemde, Avrupa Birliği yalanından başka bir şeyi tartışmak mümkün olmadığı için, bu gerçekleri kamuoyuna anlatmam çok zor....Türkiye ne yapabilir ? Yapacağımız çok açık; bu değişimi, yeni diyalektiği anlamaya çalışmak ve 1945-1960 arasında denenen, Menderes ve arkadaşlarının idamı ile sonuçlanan sürece doğru hamleler yapmak... Daha doğrusu bölgede Türk-Rus ortaklığı için çıkış yolları aramak...Rusya buna hazır mı diyeceksiniz? Dünya “oyuncusu” olmak isteyen Ruslar, bu yolu bizden çok daha net ve akılcı şekilde analiz edebiliyorlar...Not: Menderes’in ömrü yetseydi 1960 Temmuz ayında Moskova’da Petrol Ofisi ve İş Bankası nı Ruslar’a satmak ve yeni tezi başlatmak için randevusu vardı”...

2010 (Türk-Rus İmparatorluğu tezimden asla vazgeçmedim) : “...YILLAR önce Türk-Rus İmparatorluğu başlığıyla bir yazı kaleme  almış ve Avrupa’nın ana denklemden düşeceğini belirterek, Rusya-Türkiye-Amerika arasındaki yeni işbirliği konseptine dikkat çekmiştim...O günlerde ne Avrupa batmıştı, ne de Rusya bu kadar iyi durumdaydı. Dinamikler farklı olunca da teze de inanan fazla olmadı...

Bu sabah “Avrupa’nın batışının ve Medvedev’in Türkiye ziyaretinin” manşetlere çıktığı saatlerde, tezimi yeniden ortaya atmak ve asla vazgeçmedim vurgusu yapmak istiyorum...O günlerde Ne diyor bu adam tepkisini almıştım. Şimdi soruyorum: Kim ne diyormuş! Aç gözünü Türkiye; dünya değişiyor ve bu değişim seni fark etmediğin kadar önemli bir yere taşıyor”...

Sevgili dostlar, 2008 yılında “Avrupa ekonomik olarak batacak-Ana çizgi Türkiye-Rusya olacak” dediğimde Avrupa’nın “dünya düzeninin iki ana parçasından biri olacağını” düşünenler Türk kamuoyuna hakimdiler ve bana “deli” gözüyle baktılar. Çok sürmedi bu yazıyı takip eden 24 ay içinde AB krize girdi ve bugün dibe vurmaya doğru hızla ilerliyor...

Sonuç: Osmanlı 1850’lerde Avrupalı devletlerinin baskı-yanıltma ve oyunlarıyla Ruslarla savaşmak yerine “işbirliğine” gitseydi, bugün dünya düzeni ve haritası farklı olurdu. Bunu görenler Osmanlı-Rus savaşını çıkartıp arkasından Osmanlı Devletini Avrupa borç batağına sürüklediler. Bugün aynı hatayı yapmıyoruz, yapmayacağız. Dünya yeniden kuruluyor ve Türkiye’nin yeri “hasta adam” Avrupa değil, YENİ DÜNYA DÜZENİ’nin “üç ana merkezinden” biri olacak Türkiye-Rusya ittifakı-stratejik işbirliği...Tarih 150 yıl sonra aynı fırsatı bir kez daha bize verdi, bu sefer oyuna gelmeyelim ve gerekeni yapalım. Putin’in ziyareti “fiyatlamalar” dahil her şeyi kökten değiştirebilir...

Son söz: Amerika’nın da bu oluşuma sıcak baktığını hatta desteklediğini düşünüyorum. Bu yapıya göre Dünya üç ana merkez üzerinde yükselecek; Amerika ve çevresi, Türkiye-Rusya çizgisi, Çin-Hindistan-İran ve ötesi...Güçlü Türk-Rus çizgisinden sola doğru baktığınızda Orta Asya-Orta Doğu hattından itibaren Amerika’ya kadar yeni bir dünya ortaya çıkıyor ! Haritaya lütfen iyi bakın !