
Avrupa devletleri zaman zaman kendi aralarında ihtilafa düşseler hatta savaşsalar bile, Müslümanlara ve Türklere yöne lik "büyük ittifak"ı asla bozmazlar.
Çanakkale Savaşı'nı cephede izleyen İngiliz Savaş Muhabiri Ellis Ashmead Bartlett'in yayınladığı "Çanakkale Gerçeği" kitabındaki şu satırlar, Batılı devletler birbiriyle karşı karşıya gelse bile asıl düşmanın değişmediğini teyit mahiyetindedir. "Avrupa'da büyük devletler arasında bir statüko vardı. Çatışsalar da birbirlerinin hâkimiyet sahalarına müdahale etmeyen bir denge politikası izliyorlardı. Aralarındaki en büyük çekişme ve rekabet, Osmanlı topraklarından alınacak payın büyüklüğü ile alâkalıydı."
Bu gerçeği, Avrupalı başka diplomat ve yazarlar da dile getirmişlerdir ki, bazı önemli örnekleri "İçten Dıştan Entrikalar" kitabımızda aktarmıştık. Görüldüğü gibi Haçlıların bütün fraksiyonları hatta uzak doğudan uzak batıya kadar bütün İslâm ve Türk düşmanları, aralarındaki bütün menfaat kavgalarını bir kenara bırakarak, Müslümanlara karşı ittifak kuruyorlar.
ARAPLARI, "BAĞIMSIZLIK VERECEĞİZ" DİYE KANDIRARAK AYAKLANDIRMIŞLARDI
İngiliz devlet sekreterinin tam 200 yıl önce istihbarat gö- revlisi Hempher'e, Müslümanları bölmesi için gönderirken söylediği, "Osmanlı'yı önce içinden iyice çürüteceğiz, peşinden de silahlı savaş ile son darbeyi indireceğiz" sözünde bahsettiği "savaş" I. Dünya Savaşı idi. İngiliz devlet hafızası bir kere daha varlığını göstermişti. Bu savaş, I. Elizabeth'ten itibaren tüccar(!) Harborne ve şeyh(!) Hempher ile başlayıp içerideki işbirlikçilerin de desteğiyle asırlardır devam eden "görünmeyen Haçlı Seferleri" ile tamamen yıprattıkları Osmanlı İmparatorluğu'na son darbeyi vuran bir final sahnesidir.
İngilizler, altyapısını iyi(!) hazırladıkları için bu son darbeyi de kısa sürede tamamlayacaklarından emin idi. Nitekim önceden planladıkları en önemli oyunu, Türkiye'nin savaşa girmesinden hemen sonra devreye sokmuş, Arap aşiretlerini "Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra size bağımsızlık vereceğiz" diye kandırarak kışkırtma faaliyetlerini hızlandırmışlardı. İngilizler çok kısa sürede Çanakkale'yi geçip payitahtı işgal edeceklerine o kadar inanmışlardı ki, İstanbul'da kuracakları İngiliz sisteminde tedavüle sokacakları paralarını bile hazırlamışlardı. Azınlıklar, Haçlı birliklerinin geçit törenini(!) rahatça izlemek için İstiklâl Caddesi'nin bütün dükkânlarını kiralamışlardı!