Filiz Katman
Filiz Katman
filiz.katman@star.com.tr
Tüm Yazıları

Askeri-Sanayi kompleks

20 gün oldu.

"Nükleer müzakereler" diye başladı.

"Körfez Savaşı"na döndü.

Körfez ülkeleri ise 'denize düşen yılana sarılır' misali kritik bir karara imza attı:

Amerika Birleşik Devletleri'nden silah satın almak.

İronik geliyor değil mi?

Ama doğru.

Hem de öyle az buz değil.

Rakamların ortaya koyduğu resme göre 'her şey daha yeni başlıyor'.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) F-16 mühimmatı ve yeni sürümler, 644 milyon dolar.

Uzun menzilli ayırıcı radar ve THAAD entegrasyonu, 4,5 milyar dolar.

Geliş iş orta menzilli havadan havaya füzeler, 1,22 milyar dolar.

Dronesavar (alçak, yavaş, küçük insansız hava aracı imha sistemi, 2,1 milyar dolar.

Bir başka ülke ise Kuveyt, hani Körfez Savaşı'nın ilkine sahne olan.

Alt kademe hava ve füze savunma radar sistemleri (LTAMDS), 8 milyar dolar.

Ürdün bütçesi ise uçak onarımı, iade ve yedek parçaları için 70,5 milyon dolar.

Velhasıl birileri ellerini ovuşturuyor, birbiri ardı sıra yeni hedefler ve yeni ülkeler vurulurken.

Tırmanma tuzağını tırmandırmaktan nemalananlar var gibi görünüyor.

O yüzden 'müzakere' kelimesini ananların bile bir o sonraki gün hedef alındığı, hatta vurulduğu haberlere düşüveriyor.

Savaşın kazananını belli olmazken kazanan yine 'kasa oluyor'.

"Askeri-sanayi kompleks".

Kelime dağarcığımıza Amerika Birleşik Devletleri'nin 34. Başkanı Dwight D. Eisenhower tarafından 17 Ocak 1961'deki veda konuşmasında kullanmasıyla eklenmiş.

Anlamı ise derin.

Askeri kurum ile savunma sanayii arasındaki ilişkinin kamu politikası ve demokrasi üzerindeki artan etkisi.

O zaman uyarmış.

Anlaşılan o ki o günden bugüne 12 Amerika Birleşik Devletleri Başkanı gelip geçmesine rağmen uyarı yerini bulmak şöyle dursun, etkisi katmerlenmiş...