Astana, Putin ve Erdoğan!

Kazakistan'da gerçekleşen Şangay İşbirliği Örgütü'nün bu yılki zirvesine davet alan Başkan Erdoğan, heyeti ile birlikte icabet etti. İster örgüt ile ilgili gelecek hedefler, isterse zirveye katılan devlet başkanları ile ayrı ayrı gerçekleşen görüşmeler Türkiye açısından kayda değer anlamlar taşıdı. Tabii gözler esasen "Putin-Erdoğan görüşmesine" odaklanmıştı.

"Rusya-Türkiye ilişkileri", bölgesel ve küresel konuların ele alındığı bu görüşme içerik olarak anlamlı oldu. "Rusya-Ukrayna savaşı" ve "Karadeniz'de barışın tesisi" konusunda Putin, halen "İstanbul sürecine" önem verdiğini tekrarladı. Başkan Erdoğan özellikle "tahıl koridoru ve tedariki" konusunda verimli sonuçlara ulaşılması için ısrarcı.

Türkiye ile Rusya arasında "enerji santrallerinin kurulması" konusunda umutlu ve iyi niyetli bir süreç söz konusudur. Erdoğan, tüm baskı ve provokasyonlara rağmen "Rusya ile ilişkileri önemsiyor" ve ilişkilerin daha ciddi noktaya taşınması için çaba harcadığı da ortadadır. Rusya Başkanı Putin'in Türkiye konusuna yaklaşımı bu olumlu süreci pekiştiren önemli bir faktördür.

SURİYE'NİN GELECEĞİ VE BÖLGESEL DENGELER...

Tabii Rusya'nın "Suriye'nin geleceği" konusuna bakış açısı, Esat ile Erdoğan arasında ilişkilerin yeniden inşası konusuna özel ilgi gösterdiği açıktır. Burada en önemli soru şudur: Rusya'nın "PKK/PYD terör örgütlerine yaklaşımı" kalıcı mı, konjonktürel mi? "Suriye'nin toprak bütünlüğünü" destekleyen Rusya için, Suriye'nin geleceği ile Türkiye'nin desteklediği Suriye'nin bütünlüğü arasındaki fark nedir? Tabii İran'ın Suriye'deki varlığından Rusya'nın da memnun olmadığı bir gerçektir. Esat'ın tüm aktörlerin dayatmalarına göre siyaset yaptığı da bir realitedir.

Bu durumda nasıl bir denge sağlanacağı, "terör örgütlerine yaklaşımların" içeriği önem arz ediyor. Ve tabii ki, "Suriye'deki muhaliflerin geleceği", "sığınmacıların güvenli ortamda geri dönüşü", hepsi üzerinde konuşulacak ciddi ana başlıklardır. "ABD merkezli Batı ittifakının Suriye üzerinden tasarladığı gelecek modeli" bölgeyi nasıl tehdit ettiğini herkes gördü. Yerine Rusya'nın dahil olduğu yeni modelin nasıl şartları kovalayacağı ise henüz net değil. Türkiye'nin bu anlamda denkleme girmesi ve Rusya'nın arabuluculuk planı bize tabloyu açık gösterecek. Türkiye barış modellerine sıcak bakıyor. Yeter ki bölgesel istikrarın oluşumu bir an önce gerçekleşsin.

Rusya süreci nasıl yönetecek, Türkiye ile hangi konularda anlaşabileceği sorusuna cevap vermek henüz erkendir. Ama sürecin başlaması, motivasyonunun oluşumu başlı başına olumlu bir sinyal olarak karşımızdadır.