Vahdettin İNCE
Vahdettin İNCE
vahdettin.ince@star.com.tr
Tüm Yazıları

Avrupa standartları

Kur'an, "bozguncu" olarak nitelendirdiği bazı insanların "dünya hayatı konusundaki sözleri"nin insanın hoşuna gittiğini ve bu insanların aynı zamanda "yaman tartışmacılar" olduklarını, o kadar ki "en amansız düşmanları oldukları halde Allah'ı bile şahit tutmaktan" kaçınmadıklarını vurgular (Bakara, 204).

Bir de şöyle der: Bu bozguncular "hakimiyeti ele aldığında ise yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışırlar" (Bakara, 205).

Bu ayetleri okuduğum zaman, dünya kurulduğundan beri, dünya çapında eşi görülmemiş bir ifsat sistemi kuran Batı medeniyeti gözümün önünde canlanır. Hakikaten Batının "dünya hayatı konusundaki sözleri", felsefeleri, sosyolojik analizleri, psikiyatrileri, psikanalizleri, ekonomik kuramları; Keynesleri, Comteları, insanın ruhunun derinliklerinde açtıkları artezyen kuyuları; Freudları, Jungları ile orta yere serdikleri psikolojik tahlilleri, bunlardan hareketle belirledikleri hayat kurallarına ilişkin söylemleri... insanın aklını başından alacak kudrettedir. Hayran olmamak, bu göz kamaştırıcı medeniyetten hoşlanmamak mümkün değil? Bütün bir insanlık, batının bu hayranlık uyandırıcı "dünya hayatına dair" sözleri yüzünden, bırakın kılık kıyafetlerini, serpuşlarını, dünyalarını bile değiştirdiler. Bu cennete kavuşmak için feda etmedik şey bırakmadılar. Devrimler, darbeler, ihtilaller, inkılaplar yaptılar. İsyanlar, iç savaşlar çıkardılar ve hepsi de bu "sözler"in verdiği sarhoşlukla beklediler de beklediler. Hala bekliyorlar. Batı "Firdevs"inin seviyesine çıkmak için. Bunun bir cennet değil, serap olduğunu fark edip itiraz edecek olsa biri, "hasımların en yamanı" profesörler, aydınlar, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları, hormonlarıyla oynanmış erkeksi kadın dernekleri, cerbezeli argümanlarıyla, bu argümanlardan kotardıkları sistemleriyle, bir ağ gibi ördükleri kavramlar manzumeleriyle, ortaya çıkardıkları tabiat yasalarından getirdikleri delillerle linç ederler adamı. Gericiliği, çağdışılığı, teröristliği, dinciliği, ilkelliği kalmaz adamcağızın. "Allah'ı şahit de getirirler". Sinsiliklerini, hainliklerini, insanlık düşmanı oluşlarını dini görünüm ve ritüellerle perdelerler. Kimse de ağzını açamaz bir daha.

Ama onları ele veren bir şey var. Yönetime geldikleri, insanlara yönetici oldukları zaman, asıl kimliklerini, bozguncu karakterlerini gizleyemezler. Olanca çıplaklıklarıyla ortaya çıkarlar. Çünkü ellerine bir daha bu fırsat geçmez diye ifsadı dolu dizgin sergilerler. "Bir daha mı geleceğiz dünyaya?" derler. Bu yüzden helal, haram, sapkın, normal bakmadan tatmadık zevk bırakmazlar. "Ürünleri ve nesli yok etmeye çalışırlar". Batı medeniyeti insanlığa önderlik etme konumuna geldiği günden beri sırf ürünlerde yaptığı ifsat bile saymakla bitmez. Etrafınıza bakın, göz alıcı ambalajı içinde güvenle yiyebildiğiniz, kanser etme riski bulunmayan bir gıda kaldı mı? Tarihin bütün bozgunculuğu, ifsadı, hilesi, hud'ası, tağşişi, aldatması ne varsa, bu medeniyette toplanmış adeta. Nesillerin başına gelenler ise daha korkunç. "Kendi cevvinde, kendi pervazıyla tair, fikri hür, vicdanı hür" nesiller vadiyle tuzağa düşen insanlık, kişiliğini, karakterini, namusunu, ırzını, haysiyetini bu alçak medeniyete kurban etti, ediyor.

Medeni alçaklığın zirvesini temsil eden Amerika'da patlayan lağımı seyrediyoruz günlerdir, burnumuzu tutarak. Bir adada, Epstein isimli bir medeni alçağın kurduğu ağın içine düşürülen kızlı erkekli küçük çocukların zengin medenilere peşkeş çekilmesini, tecavüze uğramalarını, sonra öldürülmelerini, (insan yazarken irkiliyor) bağırsaklarının pişirilerek yenilmesini izliyoruz. Bu melanete, şenaate, denaate karışanlar, konuştukları zaman herkesi kendilerine hayran bırakan medeni yöneticilerdir üstelik.

"Avrupa standartlarına uygundur" etiketi, topyekun bir bozgunculuğun ifadesidir.