
Hüzünlü ve buruk bir bayram yaşıyoruz. Ancak umutlarımız sarsılmış, azalmış değil.
Millet olarak asırlardır en zor zamanlarda/dönemlerde inancımız gereği umudumuzu hiç kaybetmedik.
Bugün de tutunacağımız bir dal var; Terörsüz Türkiye...
17 ay önce MHP lideri Bahçeli'nin cesur çıkışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesi, Cumhur İttifakı'nın sahiplenmesi ile Türkiye Yüzyılı yoluna girdik.
Meclis'te kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile kritik eşikler suhulet ve sabırla aşıldı.
Etrafımızdaki ateş çemberi genişledikçe, Siyonist İsrail ve ABD'nin insafsız ve zalim saldırıları devam ettikçe Terörsüz Türkiye sürecinin hayatî önemi daha da artıyor.
Bu süreç başladığından beri aklımızın bir köşesindeki endişe ve kaygılar hiç gitmedi.
Terörsüz Türkiye'den, onun hedefi Türkiye Yüzyılı'ndan endişe duyan tarihî düşmanlar, içimizdeki 5. Kol elemanları, etki ajanları; boş durmazlar, bu süreci sabote etmek için ellerinden geleni ardına koymazlar diyorduk.
İsrail'in Suriye'nin kuzeyinde, İran'ın içinde bölücü Kürt unsurlarını, PKK'nın uzantısı terör yuvalarını ikide bir devreye sokması boşuna değil.
Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimini, selden kütük kapma politikası ile silahlandırması boşuna değil...
Kıbrıs Rum Yönetimini, Türkiye'nin Garantörlüğünü hiçe sayarak tek taraflı olarak AB üyeliğine almalarının asıl sebebi şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Türkiye'nin bir daha adaya askerî müdahalesini önlemenin derdindeler...
Terörsüz Türkiye sürecinin sabote edilmesini mutlaka önlemeliyiz.
İki parti yönetimi ile ilgili güvensizlik var.
CHP'nin ve Dem Parti'nin, hala güven vermeyen, her an maraza çıkarma eğilimi taşımaları...
DEM Parti, Suriye'de PKK varlığının etkisiz hale getirilmesini bir türlü kabullenemiyor.
Terörsüz Türkiye sürecinde bu meseleyi şantaj konusu olarak terk etme niyetinde değil.
CHP de yolsuzluk soruşturmalarını siyasî bir darbe diye niteleyerek iç cephede ciddi bir kırılma zemini hazırlıyor.
Hele Özgür Özel'in Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden sırf yargının elini kolunu bağlamak için başlattığı saldırı tam bir provokasyon.
Bu zihniyetteki bir CHP'nin, bahaneler uydurarak her an ipi koparması söz konusu.
Milletimiz büyük çoğunluğu itibariyla Terörsüz Türkiye'nin önemini, kıymetini anlamış ve kabullenmiştir.
CHP ve DEM Parti yönetimlerinin, süreci sabote etme ihtimaline karşı en önemli dayanağımız milletimizin sağduyusudur.
CHP ve DEM Parti'ye oy veren seçmenlerin bu aşamada Terörsüz Türkiye sürecine gönülden destek çıkmaları ve bunu iradî olarak ortaya koymaları geleceğimiz adına tarihî bir sahiplenmedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ramazan Bayramı mesajında belirttiği gibi; "Devletimizin ilgili birimleri en küçük bir güvenlik açığının oluşmaması ve sürecin sabote edilmemesi için vazifelerini hassasiyetle yerine getiriyor. Hedefimiz, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryoları da dikkate alarak, başladığımız bu hayırlı işi kazasız, belasız menziline ulaştırmaktır. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir."
MHP lideri Bahçeli, bayram namazının ardından MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki anıt mezarını ziyaret etti.
Çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada Bayram sonrasının en önemli konusuna değindi.
"Bayram sonrası dönem, yeni ve güçlü bir Türkiye'nin inşasında önemli hizmetlerin ve adımların atılacağı bir Türkiye olacaktır. Burada en önemli mesele; var olan siyasi partilerin bütünüyle, Meclis'te temsil edilen partilerin ise verimli ve etkin çalışmalarıyla Türkiye'nin tüm meselelerini çözebilecek bir görüş birliği, ağız birliği içerisinde olmalarıdır." dedi.
CHP ve DEM Parti seçmeni tarihî bir kavşakta tarihî bir sorumluk üstleniyor...
Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum.