Yazarlar

Halime Kökçe

Halime Kökçe

hkokce@stargazete.com

BDP muhafazakar Kürtleri kaybeder

Halkların Demokratik Kongresi bugün büyük kongresini yapıyor. Bundan sonra yoluna Halkların Demokratik Partisi (HDP) olarak devam edecek. BDP’den Sabahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel’in HDP’ye geçmesiyle yarından itibaren Meclis’te temsil edilen bir sosyalist parti söz konusu. CHP’den de geçeceği söylenen vekiller var. Öncelikle hayırlı olsun, ne adına kurulduysa, yolu açık olsun.

Seçim sonuçları üzerinde dikkate değer bir etki yapmayacak olsa da kendince popülaritesi olan Sırrı Süreyya Önder gibi bir aday belirlemeleri halinde HTP seçimin en çok konuşulan partisi olacak. BDP-CHP ittifakının HDP çatısı altında gerçekleşmesi ihtimalinden bile bahsediliyor. Mümkün mü? Hayır, ama bunu arzu eden birileri var.

Böylece BDP-CHP İstanbul seçim ittifakını, Kürt siyasetinden pek hazetmeyen, Andımızcı CHP tabanından bir ‘sol ilüzyonla’ gizlemek mümkün olabilecek. “BDP değil canım HDP” demek suretiyle...

Türk solu taban arıyor

Mesele bundan ibaret olsa ne gam, asıl sorun bence tarihin tekerrür edecek olması. Egemen Kürt sol siyasi hareketi bu ittifaktan da zararlı çıkacak. Hem Türk soluna eklemlenmelerini gerektirecek bir meşruiyet ya da güç sorunları yok. BDP batı illerinde tabela değiştirip sola katılacağına, sol BDP’ye katılsın.

BDP’ye oy veren muhafazakar Kürtler böyle düşünüyor.

Türk solu, en temiz tecrübelerinden biri olarak anılan Türkiye İşçi Partisi (TİP) döneminde dahi araçsal bir mantıkla Kürt halkının sorunları ve Kürt siyasi hareketinin gücünü emerek kendine taban devşirmeye çalışmıştır. Türk solunun alameti farikaları da pek iftiharlık değildir: 27 Mayıs darbesini devrim görmek, madem arkamızdan gelecek halk yol devrimi askerlerle yaparız demek gibi...

Bugüne dönersek; PKK’nın feodal ilişkileri çatlatan ‘ilericiliğine’ ve Marksist ideolojisine rağmen muhafazakar Kürt halkı Kürt davası dolayısıyla BDP’ye teveccüh etmektedir. Kürt soluna tamam ama Türk soluna neden oy versin?

Bu üzerinde düşünmeye değer bir konu. HDP mühendisleri, BDP’ye giden oyların firesiz şekilde HDP’ye de gideceğini zannederek her zamanki solcu hesap kitap bilmezliğe düşüyorlar.

Altan Tan haklı

BDP’liler çok emin gözüküyor atılan bu adımın doğruluğundan; vaktiyle Refah Partisi’nden Türkeş’le seçim ittifakı yaptığı için ayrılan Altan Tan hariç. Fakat bence o haklı çıkacak, dindar Kürtleri BDP giderek kaybedecek.

TİP’ten bu yana Türk Solu’nun Kürt siyasetiyle ilişkisinde hep bir üstencilik ve temellük sorunu yaşanmış.

BDP’nin HDP olarak seçime girmesi, bu yüzden AK Parti’ye kaçacak muhafazakar oyların soldan gelecek oylarla dengelenmesi sonucunu doğurur.

Bu süreçte asıl önemli adım, şayet doğruysa, BDP’nin ilk milletvekilliği seçimine HDP adı altında girmesi olur. Türkiye partisi olmak adına düşünülen bu formül Türk soluna bir heyecan katar.

“Şimdi eylemsizlik zamanı mı” diyerek PKK’nın aklını çelmeye çalışan Türk solu ile kurulan bir ittifak, Kürt siyasetini dağa yaslanmak kötü alışkanlığından alıkoyabilir mi, onu da zaman gösterecek.