Selim ATALAY
Selim ATALAY
http://www.selimatalay.com
Yazarın Sayfası

Ben sizi bunun için mi kurtardım?

Ben Bernanke adı zihinlerde gayet canlı. Amerikan Merkez Bankası FED’in eski başkanı. Ama boşluğa gelip de kendisinin hala başkan olduğunu sananları mazur görmek gerekir, Bernanke bir marka ve FED deyince akla gelen isim... ABD para politikası hala onun imzası ile gidiyor. Yeni başkan da Bernanke’nin yetiştirdiği Bayan Yellen.

Ben Bernanke ABD ekonomisinin patronuydu. Hala da patronu. Geliri iyiydi, FED’den ayrıldıktan sonra daha da iyi oldu. Her çağrıldığı sünnet düğününe gitmez ama ortamı beğenip gelip konuşma yaptığı zaman 250 bin dolarınızı alır. FED’deki yıllarını anlatan kitap yazacak, oradan da birkaç milyon dolar kaldıracak... Ayrıca emekli maaşı var... Yani durumu iyi... Ve Bernanke geçen itiraf etti: Konut kredisiyle aldığı evinin kredi taksit borcunu daha düşük faizden yeni vadeye bağlamaya çalışmış, banka Bernanke’nin talebini reddetmiş... Türkçesi: FED’in eski Başkanı ve ABD ekonomisinin halen manevi babası, bütün ABD bankalarının velinimeti, krizde bankaları batmaktan kurtaran, bir-iki tane bankayı de ibreti alem için batıran adama kredi vermemişler... Dünyanın başka ülkesinde eski merkez bankası başkanı boş kağıda imza atsa, kredisi olur, ABD’de adın Bernanke de olsa, kıymeti yok... Durum Bernanke’den çok, kredi ve konut piyasasının içler acısı halini gösteriyor...

Yoksa Bernanke elindeki nakitle o evin borcunu birkaç ayda kapatır... Hatta -koskoca Bernanke, ayda birkaç yüz dolar kâra geçmek için yeni kredi istiyor, ayıptır- diyen oldu... Bernanke’nin bir vergi avantajından yararlanmak için ev kredisini kapatmadığını- öne süren oldu... Nedeni o ya da bu olabilir, krediyi borcu kapatmak, kişinin keyfine kalmış bir durum, ama asıl vahim durum şu: Koskoca Bernanke kredi istiyor ve alamıyor.

Durum ABD ekonomisinin hiç de parlak olmayan gidişatının yansımasıdır... 2008 krizinden beri konut ve kredi bataklığında sütten ağızlar o kadar yandı ki, şimdi  kaymağı buz tutmuş yoğurdu üfleyerek yiyorlar. ABD bankaları kredi vermiyor, konut kredisi hiç vermiyor... Kredi koşulları o kadar ağır ki, Bernanke bile kredi alamıyor... Bernanke’nin kredi alamadığı bir ekonomi... Bernanke’nin kredi bulamadığı bir konut sektörü... Ekonomiyi de hesapta kredi ve konut sektörü götürecekti. Büyümenin lokomotifleri, tüketici üzerinden kredi ve konut sektörü olacaktı... Ne büyümesi? Hangi büyüme?

Hesapta FED sıfır faizli para politikası yürütüyor ve tribünlerin yarısı bu para politikasının yakında faiz artışıyla sona ereceğine inanıyor... Bernanke’nin kredi alamadığı ekonomide FED’in faiz artıracağına inanmanın dayanılmaz hafifliği de burada başlıyor.

FED’in başındayken sıfır faizi başlatıp -Bu para ekonomiye aksın, bankalardan kredi olup yağsın, millet yatırım yapıp harcasın, talep olsun, istihdam olsun- diyen adama kredi vermiyorlar. Çünkü o para bankalarda kaldı, ekonomiye akmadı. Bu yüzden -Aylık tahvil alımları- sona eriyor... Ayrıca o para sıfır faizle de değil, şanslı tüketiciye yatırımcıya hala yüksek maliyetle gidiyor... Paranın akıp canlandırması gereken konut sektörü hala sürünüyor. Kredi akışı cılız, konut sektörünün daha kaba inşaatı bitmemiş ve bu ekonomide faiz artışı bekleniyor...

Denebilir ki: -İstihdam artıyor, işsizlik düşüyor, FED de o yüzden faiz artıracak-... İşsizliğin düşmesi hala bir istatistik cilvesi... Çalışan nüfus o kadar düştü ki, iş bulmaktan umudunu kesen ve part-time geçici işte çalışan o kadar fazla ki, istihdam yaratılmış, işsizlik düşmüş gibi görünüyor. Görünen aslında bir hayal... Arkasında reel ücret hala artmıyor, çalışan nüfusun genel nüfusa oranı da düşüyor: Yani kümeste 100 tavuğun yumurtlaması var, bir de 50 tavuğun yumurtlaması var... Ayrıca kümesin kapısı açık.

Genelde ücret artışı olmadığından, enflasyon yok... Bu ortamda da FED faiz artıracak diye bir sakız... ABD’de FED’in faiz artıracağı bir ekonomi hala yok. Bundan 9 ay sonra olacağına dair bir garanti de yok... Faiz artışı tahminleri bundan 9-12 ay sonrasına odaklansa da, bu tarihler henüz temenni.

Üstelik dolar yükselişte. Dolar ayrı bir yazı gerektiriyor ama kısaca: Doları yükselten, Japonya’nın sonunda Yen’i düşürebilmesi ve Euro’nun Sinyor Draghi’nin laf cambazlığı ile gerilemesi. Yani kur savaşı... Üç vakte kadar Draghi’nin boş konuştuğu anlaşılır ve yüksek dolar ABD’yi rahatsız eder, o zaman yeni sayfa açılır... Yüksek doların tek tesellisi, düşük petrol. Tahminlere göre, petrolde fiyat düşüş süreci başladı. Ama düşük petrolü yakacak ekonomi nerede? IMF 2015’te dünya ekonomisinin beklenenden daha yavaş büyüyeceğini bu hafta ilan edecek. FED’in bu ortamda faiz artırması, zaten ağır aksak giderken el frenini çekmesi demektir... Bu işe en önce Bernanke kızar.

twitter.com/selimatalayny