Resul TOSUN
Resul TOSUN
rtosun@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Bir yanda hayır hasenat öte yanda!

AVM’ler ve marketler mahalle bakkallarını azaltmış olsa da kenar mahallelerde ve köylerde bakkal amcalar komşulara hâlâ hizmet vermeye devam ediyorlar. 

Bakkal amca mahallenin yerlisi olduğu için komşuları tanır bilir ve marketler gibi peşin para ya da banka kartı aramazlar. Fakir komşu bir ekmek alır, 250gr. peynir alır deftere yazdırır. Bakkal amca hayır diyemez. 

Veresiye fukara için bir çıkış yoludur ama bakkal amcaların en büyük dertlerinden biri de veresiye defterindekileri tahsil etme zorluğudur. Kötü niyetliler bir tarafa fukara borcunu kapatmakta zorlanır.

*** 

TRT 1’de yayınlanan Payitaht dizisinin Ramazan ayı içindeki bir bölümünde ecdadın bir geleneğini canlandırdılar. 

İki şehzade tebdili kıyafet ile sokağa çıktılar ve bir bakkal dükkânına uğrayıp zimem (veresiye) defterini satın almak istediler. Bakkal ile aralarındaki diyalog oldukça düşündürücüydü! 

Ecdadın fukarayı incitmeden yardım etme yollarından biridir zimem defteri satın almak.

İmkânsızlıktan veresiye defterine yazdıran fukaranın borcu, adını sanını bilmedikleri biri tarafından böylece ödenirdi. 

*** 

İşte bu güzel geleneği günümüzde Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ihya etmeye başladı. 

Geçen sene de temas etmiştim bu sene Payitaht dizisinden birkaç gün sonra MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Şekerli’nin, Şırnak'ta bir bakkal dükkanının veresiye defterini 11 bin lira vererek satın aldığı haberini okuyunca bu güzel hareketi yazmadan edemedim. 

MÜSİAD başkanı değerli kardeşim Abdurrahman Kaan beyi aradım ve bu güzelliğin Şırnak’la mı sınırlı olduğunu sordum. 

*** 

Gönderdiği listeyi görünce duygulandım. MÜSİAD’ın bu güzel geleneği yaygınlaştırmak için şubelerini ve üyelerini teşvik ettiğini 2016’da başlattıkları bu güzel uygulamayı geleneksel hale getirdiklerini ve sadece ülke içinde değil gönül coğrafyasında da veresiye defteri satın alarak fukaraya destek olduklarını gördüm. 

Başkan Abdurrahman kardeşim, “Üyelerimizi şatafatlı iftarlar yerine veresiye defteri almaya teşvik ettik. Elimizde çok sayıda satın aldığımız defter var ve bu uygulama halen devam ediyor. Bugüne kadar satın aldığımız defterlerin tutarı 3 bin ila 11 bin lira arasında değişiyor. Mesela üyelerimiz, Kilis’te 4 ekmek fırınının, Bandırma’da bir bakkalın, Sakarya’da 4 bakkalın, veresiye defterini satın aldılar. 

Yine üyelerimiz Trabzon’da 1, Konya’da 3, Şırnak’ta 1, Elazığ’da 2, Gaziantep’te 3, Konya’da 16, Sivas’da 1, Tekirdağ’da 1 defter satın aldılar” dedi. 

MÜSİAD üyelerinin Kudüs’te de veresiye defteri satın aldıklarını hatırlatalım. 

Veresiye defteri satın almak içindeki borçları ödemek fukarayı rahatlatmak anlamına geliyor. 

*** 

MÜSİAD üyeleri sadece veresiye defteri satın almıyorlar aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine değişik yollarla ayni ve nakdi yardım dağıtarak da sosyal dayanışmanın en güzel örneklerini veriyorlar. 

Başta başkan Kaan olmak üzere MÜSİAD’ın duyarlı üyelerini bu örnek hareketlerinden dolayı kutluyorum.

Bir tarafta duyarlı iş adamlarının böylesine göz yaşartıcı hareketleri diğer tarafta da maalesef dünyevileşmenin beraberinde getirdiği çözülme ve vurdumduymazlık. 

Başkan Erdoğan’ın Kadir Gecesi yayınlanan Kuran-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması finalinde yaptığı konuşmada temas ettiği gibi bir yanda bu güzellikler yaşanırken öte yanda teravihlerde bile bir iki safa düşen cemaat, iftar sofralarındaki israf ve dini konulardaki hassasiyet zaafı da pek hayra alamet değil. 

Mevla seyyiatımızı hasenata tebdil edecek iman ve amel nasip etsin!