
Türkiye'nin stratejik sabrı, siyasi aklı ve saha başarısıyla Suriye'de tarih yeniden yazılmakta.
Suriye'de tarihin yönünün değiştiği günlerden geçiyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2011 yılında Suriye'de çıkan iç savaşla birlikte Arap, Türkmen ve Kürt Sünni-Müslümanların bombalar altında ezilmesine müsaade etmedi.
Kapıları açtı, milyonlarca Sünni, Türkiye'ye geçti.
Sahada Sünni mutedil muhalif güçler desteklendi.
2016 itibarıyla da Türk askeri Suriye'nin kuzeyinden girerek Türkiye'nin güneyindeki alanların önemli bir kısmını terörden temizledi. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatları gurur kaynağımız oldu.
Sonrasında Türkiye yine Suriye'de muhaliflere her türlü desteği sahada tahkim etti.
Ve 8 Aralık 2024'te Şara önderliğinde Muhalifler, Şam dahil Suriye'yi ele geçirdi.
Şu günlerde Ankara-Şam koridoru, geriye kalan terör temizliklerini yapmakta.
Stratejik sabır, siyasi akıl ve saha başarısıyla Türkiye, direkt ya da dolaylı olarak kimleri yendi?
61 yıllık Baas rejimiyle birlikte Rusya ve İran ağır yenilgi aldı.
Kaybedenler bitmedi. Hadi özet yapalım, kimler kazandı, kimler kaybetti?
ŞER PROJELERİN ÇÖKÜŞÜ
TERÖR KORİDORU: PKK'yı Türkiye'nin güney sınırlarına paralel bir hatta konumlandıran dış güçler, Akdeniz'e de çıkışı olacak şekilde projelendirmişlerdi. ABD, İsrail, Rusya ve İran'ın kullandığı bu terör yapısı üzerinden denize çıkışı olması hasebiyle çeşitli enerji planları kurulmaktaydı.
Asıl hedef; Türkiye'ye karşı bir hattı tutmaktı. Ama tutmayan kendi projeleri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Terör koridoruna izin vermem" dedi ve TSK'ya yol açtı. Ve derhal bu koridor, çöp haline getirildi.

(Bitirilen "Kandil'den Akdeniz'e terör koridoru projesi")
DAVUT KORİDORU: İsrail'in projelendirdiği bir koridor olarak, Davut Koridoru projesi de çöp oldu.
Amaçları; Suriye'nin güneyi olan Süveyda üzerinden ince bir hatla PKK'nın da içinde olduğu SDG güçlerinin hakimiyetindeki Deyrizor ve Haseke'ye bağlanmaktı. Böylece İsrail, bu hat üzerinden Türkiye'ye komşu gelmiş olacak ve hayalindeki Büyük İsrail projesinin temelini atacaktı.
Son günlerdeki terör temizliğiyle bu şer proje de çöpe atıldı.

(Çöpe atılan Davut Koridoru projesi)
ROJAVA ÜTOPYASI VE TERÖR DEVLETİ: PKK, 2011 yılında başlayan iç savaşın var ettiği kaostan yararlanarak, Suriye sahasında etkinlik kurmaya başladı. Afrin, Ayn el Arap (Kobani) ve Cezire bölgelerinde kanton yönetimleri ilan etti. Bu toprakların tamamına da Rojava adını koydu. DAEŞ ile mücadele ettikleri bahanesiyle ABD'den de destek aldı.
Türkiye'deki DEM çevresinin de desteklediği bu yapı, Suriye'nin üniter yapısının korunmasına dönük yapılan terör operasyonlarıyla çökertildi.
PKK'nın Suriye'de özerk bir yapı ve ileride devlet kurma hayali çöpe atıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kesin kararlılığı ve Şara'nın da net duruşuyla teröristlere devlet kurmak isteyenler, büyük yenilgiye uğratıldılar.
Türkiye'nin bütünlüğü için hayati öneme sahip bu gelişme; çok tarihidir, çok azizdir.

(Çöpe atılan Rojava PKK Bölgesi projesi)
BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ: İsrail'in "Büyük İsrail" projesini herkes bilir. Çeşitli haritalar dolaşımdadır. Hepsinin ortak yönü; Nil ve Fırat arasının İsrail'in net hedefinde olduğudur. Bu bağlamda Suriye ve Türkiye en net hedeftir. Gelinen aşamada İsrail, Suriye'deki iç savaşla birlikte önce Suriye'yi yutmak istedi. Sonrasında da PKK'yı destekleyerek Türkiye'nin güneyinde bir terör devleti kurdurmak istedi. Planladığı devletçikle birleşmeyi hayal ediyordu ve sonrasında da Türkiye'ye musallat olacaktı.
Önce 8 Aralık Suriye devrimi ve sonra Suriye'nin kuzeyindeki terör temizliğiyle birlikte işte bu İsrail haritası da çöpe atılmıştır.

SDG ÇÖKTÜ, PKK-YPG KALDI: PKK için oyun sahası daraldı. Suriye'de bir avuç alana sıkıştılar. SDG diye bir şey kalmadı. Arap aşiretler PKK-YPG'yi terk etti.
PKK şu dakikadan sonra 27 Şubat çağrısına kulak verse iyi olur. Değilse yarınları bugünden daha kötü olacak.
YPG'NİN DEAŞ ARGÜMANI: Malum PKK-YPG, Suriye'de DEAŞ militanlarının bekçiliğini yapıyordu ve karşılığında ABD'den maaş alıyorlardı. Ortaklık şartları değişti.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG ile ortaklık şartlarından bahsetti ve DEAŞ ile mücadelede Şam'ı muhatap alacaklarını açıkladı.
YPG en önemli argümanını kaybetti. Bakalım ABD ile ilişkileri hangi çerçevede devam edecek?
MUZAFFER OLANLAR
Kaybedenleri ve çöp olan haritaları sıraladıktan sonra dönemin kazananlarına bakalım.
Hiç şüphesiz Türkiye ve Suriye olarak sıralayabilirim.
Sonrasında Ümmet Coğrafyası olarak resmi büyütebilirim.
Bu coğrafyanın halkları ve geleceği kazandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çok şey borçluyuz. Tarih yazdı. Sabırla, emekle, mücadeleyle.
Ve bir teşekkür de Ahmed Şara'ya. Mazlum halkının arkasında dik durdu. Yolu açık olsun.