Nuh ALBAYRAK
Nuh ALBAYRAK
nuhalbayrak@star.com.tr
Tüm Yazıları

Bu savaşta İsrail'in tek/gerçek hedefi İran mı?

Zincirleme hıyanetleri, son halkaya bakarak çözemezsiniz...

Haçlı Siyonist ittifakın görünen başkomutanı Trump'ın akşamdan sabaha değişen ergenimsi beyanları kimseyi yanıltmamalıdır. Bu şer cephesinin geleneksel stratejisti olan İngilizler, "asırlık" hedeflerle hareket etmektedir. Osmanlı'yı dağıtarak kurduğu Yahudi devletini bu "Çıfıt"lara hediye eden de İngiltere'dir.

Diğer taraftan bölgemizde yaşanan felâketlerin ortak hedefi, İsrail'in korunması ve "Büyük İsrail"in kurulmasıdır! "Bölgemizde" ifadesi yanlış anlaşılmamalıdır. Bu hıyanetin merkezinde Türkiye vardır.

İngilizler, PKK terör örgütünü bu amaçla kurmuştur. Bu "maşa"yı, Ermenistan'dan İran'a; Kanada'dan, Danimarka'ya kadar kullanmayan devlet yoktur ama en çok istifade eden İsrail'dir.[1]

Yahudiler, birçok şeytanî operasyonu birlikte yürütür. Bu operasyonların mühendisliği İngiltere'ye, müteahhitliği de ABD'ye aittir. ABD başkanları ya Truman gibi "gönüllü" veya Trump gibi "tehdit"le Yahudi hizmetçiliği yapmaktadır.

İran üzerinden yürütülen son operasyonu da bu perspektiften değerlendirmek gerekir. Bu, çok yönlü ve "asırlık" bir analiz gerektirir. Biz sadece "Kürtler" üzerinden yürütülen operasyonların son 35 yıllık dilimindeki birkaç önemli noktaya işaret etmekle yetineceğiz.

"İLK KÜRT DEVLETİ"Nİ, SADDAM SAYESİNDE KURDULAR

Saddam'ın zaafını kullanarak, 2 Ağustos 1990 tarihinde Kuveyt'i işgal ettiren Amerika'dır. 17 Ocak 1991'de başlayan "I. Körfez Harekâtı" bu sayede gerçekleşmiştir.

Nitekim, Kuveyt işgali 26 Şubat 1991'de bitmişti ama ABD, Irak'tan gitmemişti. Çünkü 37 ülkeden oluşan Haçlı ordusunun asıl hedefi, Müslüman Kuveyt'i kurtarmak değildi.

Baba Bush'un 15 Şubat 1991 günü Irak halkına ve ordusuna yaptığı (Trump'tan hatırladığımız) "Ülke yönetimine el koyarak bir 'diktatör' olan Saddam'ı devirin" çağrısı, yeni hedefin ipuçlarını veriyordu.

Zira "Özel Kuvvetler"in aylardır eğittiği Iraklı Kürtler, Türk yurdu Kerkük ile Duhok'u ele geçirerek, Erbil merkezli "Özerk Kürt Cumhuriyeti"ni ilân etmişti!

Saddam'ın harekete geçmesi üzerine de 2 milyona yakın Kürt, Türkiye sınırına dayanmış ve Türkiye 5 Nisan'da sınırı açarak 250 bin kadarını almak zorunda kalmıştı. Dikkat... Cumhurbaşkanı Özal 7 Nisan'da, sınırın öbür tarafında "tampon bölge" kurmak istemiş ama ABD "Hayır" demişti! (Ne kadar tanıdık gelişmeler değil mi?)

ABD'DEN, PKK İÇİN "GÜVENLİ BÖLGE"

Tam aksine ABD, BM Güvenlik Konseyi'nden aldığı 688 Sayılı "sipariş" kararla, 10 Nisan 1991 günü, "36. Paralel"in kuzeyini "Uçuşa Yasak Bölge" ilân etmişti.

Yani "güvenli bölge" kurmuşlardı. Peki kimin için?

"Kürtler için" diyenler, 35 yıldır uyuyor demektir! Zira, PKK'yı eğitip büyütmek için kurmuşlardı!

ABD öncülüğündeki Batı koalisyonunun 77 uçak ve 1800 askerî personelle oluşturduğu "Çekiç Güç"ün görevi de, PKK'yı korumak ve kollamaktı! Asıl destek, Türkiye'de terör eylemlerini yoğunlaştıran teröristlere veriliyordu!

Günümüzdeki CHP liderlerine bakınca inanmak güç ama dönemin muhalefet lideri Ecevit 13 Kasım 1991 günü, Çekiç Güç'ün Cudi Dağı'nda PKK'ya malzeme taşıdığını açıklamıştı. ABD Büyükelçisi Barkley, Ecevit'i yalanlamıştı ama 14 Ocak 1992 tarihli haberler de büyükelçiyi yalanlıyordu! Zira Diyarbakır'dan kalkan ABD helikopterleri, Türk askerinin Cüdi'de kıstırdığı PKK'lılara malzeme indirmiş; ancak TSK timi, PKK'dan önce ulaşarak bırakılan 27 çuvalı ele geçirmişti!

Uzatmayalım; bütün bu operasyonlardan sonra kimin kazandığına bakalım!

"Sonuçta Kürdistan'ın ilk parçası olan Kuzey Irak Kürt Yönetimi kuruldu, Kürtler kazandı" diyorsanız, cambaza bakıyorsunuz. Bu özerk(!) yönetim, başından bu yana İsrail'e hizmet etmektedir. PYD, Suriye'de tutunacak dal ararken Barzani'nin uzattığı "kol" kimin kolu, iyi düşünmek gerekir!

Yani I. ve II. ABD operasyonlarının asıl hedefi Irak'ı bölmek, Türkiye'yi "hasta" etmekti; aynen gerçekleşti!

AYNI SENARYOYU SURİYE'DE SAHNELEMİŞLERDİ!

2011'de Suriye'de başlayan kargaşa da, yine derin İsrail operasyonuydu. Irak'taki senaryo aynen uygulanacaktı. Suriye bölünecek ve kuzeyde "PKK özerk yönetimi" kurulacaktı! Kürtlerin ağzına da "2. parça da tamam" balı çalınacaktı!

Kürtlere kimlik bile vermeyen Esad, daha ilk günlerde Kandil'den getirdiği azılı teröristleri Türkiye sınırına dizmişti. 911 kilometrelik sınırımızın büyük bölümü PKK'nın kontrolüne girmişti. Afrin'e bağlı Raco ve 7 km. mesafemizdeki Cinderes'e kurulan kamplarda eğitilen teröristler, Türkiye'de terör estiriyordu![2]

O hain senaryo 8 Aralık 2024'te yırtılmasaydı Suriye'de kim kazanacaktı?

Cevabı, "Suriye'yi iç savaşa biz soktuk. Bazı ülkeler komik bir şekilde bunun bir 'özgürlük mücadelesi' olduğuna inanıyor" diyen İsrail eski Başbakanı Ehud Olmert vermişti!

ÇÖZÜM SÜRECİ, BÜYÜK İSRAİL İÇİN FEDA EDİLDİ!

Çok ilginçtir... O dönemde de, terör belasından kurtulmak için güçlü bir inisiyatif başlatılmıştı. Sabotajlara rağmen, "Siyasî hayatıma mal olsa da..." kararlılığıyla devam eden Başbakan Erdoğan, ciddi mesafe almış ve PKK, o tarihte de silah bırakma noktasına gelmişti.

Hatta Öcalan'ın "Silah bırakın ve Türkiye'den çıkın" çağrısı, 21 Mart 2013 günü Diyarbakır'da "Nevruz" için toplanan halka, Kürtçe okunmuştu. 25 Nisan'da da PKK'dan, "Türkiye'deki silahlı gruplar Kuzey Irak'a çekilecek" açıklaması gelmişti!

Ancak PKK'yı kullananlar, "Kürdistan'ın ikinci parçasını kurmak için Suriye'de muhteşem bir alan açıyoruz. Tam da asrın fırsatı karşınıza çıkmışken geri çekilmek de neyin nesi" mealindeki sufleleriyle çözüm sürecini sabote etmişti.

VE "3. PARÇA"YI KURMAK İÇİN İRAN KARIŞTIRILDI

Dejavu değil, gerçek... Tam da Terörsüz Türkiye son aşamaya gelmişken, aynı süreç bu sefer de İran'da başlatıldı. Netanyahu'nun 30 yıldır kullandığı "İran nükleer silah yapıyor" bahanesi bugün "saldırı" gerekçesi yapılmıştı. Üstelik de, 12 Gün Saldırıları sonrasında Trump'ın "İran'ın nükleer kapasitesini tamamen yok ettik" açıklamasına rağmen!

Yıllardır beslediği PKK yılanının şimdi kendine dönmesi, İran'ın meselesi! Ancak, İsrail'in, Irak ve Suriye'de Amerika'ya uygulattığı "Ülkeyi böl, Kürdistan parçasını kur" entrikası şimdi de İran'da sahneleniyor. Suriye'den sınırımıza ulaşamayan İsrail kuduzu, İran üzerinden gelmeye çalışıyor! Hedef, "Büyük İsrail"in önündeki tek ciddi tehdit olan Türkiye'yi kuşatmak!

Zira "Kürt Devleti" perdesi altındaki bu yapılar, sahibinin emrinden çıkmayan "İsrail Müstemlekeleri" olacak! İsrail, "Ha gayret son parça kaldı" havucunu uzatacak ve sıra Türkiye'ye gelecek!

[1] Arslan Tekin, İmralı'daki Konuk, Bilgeoğuz Yayınları, İstanbul 2009, s. 57; 435.

[2]Türkiye, 14 Mayıs 2011.