Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

Bu ucubeyle buraya kadar

1982 Anayasası bir ucubeydi. Yapılan 17 değişikliğe rağmen bu vasfını yitirmiş değil. Darbe anayasasıydı. Darbecilere göre hazırlanmıştı. 

Sözde sistem parlamenterdi ama cumhurbaşkanına verilen yetkiler sistemi yarı başkanlığa yaklaştırıyordu.

Ama hukuken yarı başkanlık da denemiyordu.

Ne tam parlamenter ne de yarı başkanlık.

Ucube.

***

2007’de cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören değişiklik ile sistem yarı başkanlığa daha yakın bir hal aldı.

Yarı başkanlık sisteminde eğer cumhurbaşkanı ile hükümet aynı partiden ise sistem başkanlık sistemine daha yakın hale geliyor. Uyum içinde icraatlar yapılıyor.

Eğer hükümet başka bir partinin elindeyse bu kez de yarı başkanlık parlamenter sisteme daha yakın oluyor ve parlamenter sistemin sıkıntıları baş gösteriyor.

Halen iktidarda AK Parti var, cumhurbaşkanı da bu partiden seçildi, dolayısıyla bizim sistemimiz şu anda fiilen başkanlığa yakın yarı başkanlık sistemidir.

Tabii hukuki alt yapısı olmadığı için de geçen haftalarda yaşanan tartışmalar baş gösteriyor.

***

Çözüm, ya sistemi tam parlamenter sisteme dönüştürmek ya da tam başkanlık sistemine.

Bunun yolu tabii ki yeni anayasa.

Cuma günü bir TV kanalına konuşan başbakan, seçim beyannamesinde başkanlık sistemi olacağını ve bu bölümü bizzat kendisinin kaleme aldığını açıkladı.

Böylece cumhurbaşkanı ile başbakan arasında ihtilaf var, başbakan başkanlık sistemini istemiyor dedikoduları da bitmiş oldu.

Şu anda başkanlık ile parlamenter sistem arasında bir yerde durduğu ve hukuki alt yapısı olmadığı için zuhur eden sıkıntıları başbakan bizzat cumhurbaşkanıyla görüşerek aştıklarını söylüyor. Bunun anlamı hükümet ile saray aynı siyasi kökenden gelmenin sağladığı uyum demektir.

***

Başkanlık sisteminde başbakan olmayacağı için Davutoğlu’nun başkanlık sistemine karşı çıktığı dedikodusunu yayanlar ya başkanlık sistemini bilmiyorlar ya da fitne çıkarmak için özellikle muhalefet ediyorlar.

Oysa başkanlık sisteminde, başbakanlık diye bir makam yoktur, bu doğru ama başbakanlığa tekabül eden başkan yardımcılığı makamı vardır.

Sistem başkanlığa çevrildiğinde yerinin başkan yardımcılığı olduğunu bilen biri başkanlık sistemine neden karşı çıksın ki?!

Şu anda cumhurbaşkanıyla hükümet arasında aynı kökenden gelmenin verdiği bir uyum vardır. Ama yarın cumhurbaşkanıyla başbakanın partileri farklı olduğunda asıl gürültü o zaman kopacaktır.

Dolayısıyla başkanlık sistemini diğer siyasi partilerin daha çok istemeleri gerekir.

Not:

Kültür Eski Bakanı İsmail Kahraman beyin başkanlık ettiği benim sekretaryasını yürüttüğüm Birlik Vakfı’nın Anayasa Hazırlama Heyeti uzun soluklu bir çalışma ile 85 maddelik başkanlık sistemini esas alan bir anayasa taslağı hazırladı. Sistemi öğrenmek isteyenlerin göz atmasında fayda var.

http://www.birlikvakfi.org.tr/kategori_goster.php?ust_id=362&id=363