Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

Bu yazı aday listelerine giremeyenlere

Resul Tosun tüm yazıları

Bugün saat 17.00’ye kadar siyasi partiler milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etmiş olacaklar.

Listeler açıklandıktan sonra sıralamaya giremeyen kimi aday adaylarının itirazlarını göreceğiz.

Düne kadar yere göğe sığdıramadıkları partilerini yerden yere vurduklarını göreceğiz.

Kendilerinin daha layık olduklarını, haksızlığa uğradıklarını iddia edecekler.

Anketlerde önde çıktıklarını, temayülde de kendilerinin tercih edildiklerini söyleyecekler.

Listeleri hazırlayan komisyon üyelerinden genel başkana kadar herkesi hatta etkili olduğu gerekçesiyle il başkanlarını bile suçlayacaklar.

Hülasa kimileri listelere itiraz edecekler.

Tıpkı rektör atamalarında cumhurbaşkanına itiraz eden adaylar ve taraftarları gibi.

***

Bilindiği gibi rektör seçimleri üniversitelerin YÖK’e 6 isim bildirmesi, YÖK’ün  6 aday arasından 3 ismi cumhurbaşkanına göndermesi, cumhurbaşkanının da bu üç isimden birini tercih etmesiyle gerçekleşiyor. En çok oy alanı atamak gibi bir mecburiyeti yok. Yasa böyle.

Rektörlük seçimine girenlerler bu yasayı bilerek giriyorlar. Onları destekleyenler de bu yasayı bilerek destekliyorlar.

Çok oy alsalar bile atanamayacaklarını kendileri de destekçileri de bilerek ve buna razı olarak seçimlere giriyorlar.

Ama atanamayınca  isimlerinin önünde profesör yazan o bilge adamlar bile itiraz etmeye başlıyorlar.

Tıpkı İstanbul Üniversitesi’ne yapılan atamaya itiraz eden profesör ve destekçileri gibi.

***

Anketlerde veya temayül yoklamalarında en çok oyu alan aday adayı listeye giremeyince itirazında kendince haklıdır. Ama nihai karar mercii anket ya da temayül olmadığı için ve yasa, aday belirleme yetkisini parti merkezine verdiği için parti merkezi de haklıdır.

Yasal yetki parti merkezinde olduğu için parti merkezi daha haklıdır!

Rektör seçimlerinde de durum aynıdır. En çok oyu aldığı için atanmayan profesör itiraz etmekte haklıdır çünkü oyu atanandan daha çoktur. Ama yasa, önüne konan üç adaydan birini atama yetkisini cumhurbaşkanına verdiği için cumhurbaşkanı da haklıdır. Bu yetkiyi yasa verdiği için cumhurbaşkanı  itiraz edenden daha haklıdır.

35 senedir uygulama böyle. Geçmişte bırakın yüzlerce oy farkını tek bir oy alan adayın bile rektör atandığına şahit olduk.

Aynı şekilde partisinin adresini bile bilmeyenlerin milletvekili adayı yapıldığına şahit olduk.

Toplum olarak bunu sorgulamadık, bu uygulama demokratik değildir, insani değildir, vicdani değildir demedik.

Tam tersine işimize geldiği için sesimizi çıkarmadık. İşimize gelmediğinde de itiraz ettik.

Demokratik olanı ve adil olanı aramadık.

***

Rektör seçimleri de aday belirleme yöntemleri de yasaldır ama demokratik değildir, adil değildir.

Ama yasal düzenlemeye itiraz etmeden aday olup seçilemeyince itiraz ederseniz sizin yaptığınız da tutarlı değildir, inandırıcı değildir.

Hem mevcut yasaya göre aday olacaksınız hem de sonuca itiraz edeceksiniz.

Hayır, önce antidemokratik yasaya itiraz edeceksiniz. Mesela rektörlük seçimlerine hiçbir  profesör aday olmasa seçimler yapılamasa! Mesela böyle bir tepki konsa. Koyuyor mu değerleri akademisyenlerimiz. Koymuyorlar.

Prof olmuş bilge insanlar bu tepkiyi gösteremez ise onun öğrencisi mesabesindeki milletvekili aday adayı vatandaştan hangi tepkiyi bekleyelim ki?!

Onların da itiraz hakları yok amma listeye giremeyip itiraz eden mevcut milletvekillerinin de kusura bakmasınlar hiç mi hiç itiraz hakları yok. Adaletsiz deme hakları yok. Demokratik değildir deme hakları yok.

O zaman adama sormazlar mı sen milletvekili iken demokratik bir seçim yasası için hangi çabayı sarf ettin diye?

Umarız 25. Dönem de yasama organı tüm seçimleri adil ve demokratik bir düzenlemeye kavuşturma iradesi gösterir de adayların Ankara’da bir dayı arama süreci sona erer.

Ve tabii ki demokratik yeni bir anayasa.