Yazarlar

Ahmet KEKEÇ

Ahmet KEKEÇ

akekec@stargazete.com

Cemaatçiler de ‘Biz Çarliyiz’ diyor... Bunu da gördük!

Bizim Doçent İhsan, “Charlie Hebdo” karikatürlerini yayınlayan provokatör Cumhuriyet gazetesine destek vermiş: “Yanınızdayım...” diyor. 

Hani Amerika’da yaptığı konuşmada “Türkiye’nin İslamcılaştırıldığını, çocukların zorla İmam Hatip’e yönlendirildiğini, Erdoğan’ın içki kısıtlamasına Kur’an’dan delil getirdiğini” söyleyen, Türkiye’ye dönünce, “Ne münasebet kardeşim. Ben bilakis Türkiye’nin İslami yönetilmediğini söylüyorum. Şeriat istiyorum. Bu ülkede loto, toto, ganyan, kumar, kerhane var. Hiç kerhaneci Halife olur mu?” diyen Doçent Doktor İhsan Yılmaz.

Kendisi bir cemaatçidir. Yani Gülen Grubu mensubudur...

Olabilir.

Cemaatçi olmak suç değil, ayıp değil.

Bu özelliğini vurgulamamın nedeni şu:

Bir cemaat müntesibi olarak İhsan Yılmaz, şeriat devleti istediğini Amerikalı dostlarından gizliyor. Bilakis, “dinle irtibatı yokmuş gibi” yapıyor ve “liberal-demokrat” bir zeminde konuşuyor. İçki kısıtlamasına Kur’an’dan delil getirilmiş olmasını da “şekva” konusu yapıyor. Yani, Kur’an’ın bir hükmünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Amerikalı dostlarına şikâyet ediyor.

İkincisi, cemaat müntesibi olması hasebiyle “terbiyeli” ve “nezahetli” bir dili temellük etmesi gereken İhsan Yılmaz, halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanını “Halife” diye tahfif ediyor ve “Kerhaneci” sıfatını yapıştırıyor. Yani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ediyor.

Üçüncüsü, yalan söylüyor...

Rikkati ve dikkati gelişmiş İhsan Yılmaz Türkiye’de içki yasağı olmadığını, bilakis içki satışına düzenleme getirildiğini, benzeri uygulamalara (üstelik daha sert yaptırımlarla) çağdaş Batı ülkelerinde de rastlandığını bilmez mi?

Bilmez olur mu hiç?

İhsan Yılmaz, Türkiye’nin İslamcılaştırılmadığını da bilir.

Çocukların İmam Hatip’e yönlendirilmediğini de bilir.

Hele, İran tipi “otoriter uygulamalara” gidilmediğini herkesten iyi bilir.

Fakat bu bilgiler onu yalan söylemekten alıkoymaz. Alıkoymuyor...

Şimdi de, Peygamberimiz hakkında iğrenç karikatürler yayınlayan Charlie Hebdo dergisinin Türkiye’de neşrini savunuyor... Yanlarındaymış!

Sürekli nefret suçu işleyen bir dergi bu...

Müslümanlar hakkında olmadık karikatürler yayınlayan bir dergi.

Peygamberimizi türlü kılıklarda resmeden ve İslam dünyasının “kutsal” bildiği değerlerle (bu değerler arasında Hazreti Meryem ve Hazreti İsa da var) alay eden bir dergi.

Dahası, alt göndermeleriyle sürekli faşizmi yücelten bir dergi...

İhsan Yılmaz, bu derginin Türkiye’de neşredilmiş olmasından rahatsız değil. Ve yüksek dayanışma duygularıyla, “naşir” Cumhuriyet gazetesine sesleniyor: “Yanınızdayım...”

İhsan Yılmaz’a şunları söylemek isterim.

Erdoğan nefretiyle sürüklendiğin(iz) yer, iyi bir yer değil muhterem.

İslam dünyasıyla aynı hassasiyeti paylaşmayabilirsin (nitekim cemaatiniz paylaşmıyor), bir “demokrat” olarak faşizmi yücelten karikatürlerden rahatsız olmayabilirsin, Peygamber Efendimize reva görülenleri (o aşağılık karikatürleri) “ikincil” mesele sayıp üzerinde durmayabilirsin. 

Fakat aşağılanan din (senin ifadenle) yalnızca AKP’lilerin dini değil.

İncitilen Peygamber (o sevgililer sevgilisi), yalnızca AKP’lilerin Peygamberi değil.

Bu kadar mı düşürecektiniz kendinizi?

Değerlerinize bu kadar mı yabancılaşacaktınız?

Hanenize ve dininize yapılan saldırılara karşı bu kadar mı vurdumduymaz olacaktınız?