
Göreve yeni getirilen Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninde CHP, neden provokasyona başvurdu?
Akın Gürlek; İmamoğlu'nun, CHP'li belediyelerin yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını yürüten başsavcı olarak CHP'den tepki görecekti.
Meclis'in saygınlığını zedelemeden yapılacaklar varken CHP neden zıvanadan çıktı, zembereği boşalan saat gibi ortaya fırladı?
Demokratik bir tepki varken, İmamoğlu-Özel ikilisi neden bir eşkıyalık tezgâhladı?
Tezgâh diyoruz çünkü daha geceden bütün CHP milletvekillerinin Meclis'e gelmesi istendi.
Tezgâh diyoruz çünkü organize bir hareketle Akın Gürlek'in önü kesilmek istendi. Kürsünün etrafı sarıldı...
CHP'nin bu akıl tutulması ilk değil. Özgür Özel'in yediği bu kaçıncı nane? İşte en son "siyasette hakaret vardır" herzesi...
Ancak Meclis'teki eşkıyalık, demokratik terbiye, Meclis'in saygınlığı düşünüldüğünde faşistliğin dik âlâsıdır.
Evet, asıl soru şudur: CHP'deki bu telaşın, bu paniklemenin, bu savrulmanın sebebi nedir?
Bahçeli'nin ifadesiyle, "CHP neyin korkusunu yaşamakta, hangi hakikatlerin gün yüzüne çıkmasını engellemekte ve nelerin üzerini örtme uğraşındadır?"
1. CHP korkuyor çünkü daha seçim olmadan "bundan sonraki Cumhurbaşkanı" dedikleri İmamoğlu'nun siyasî hayatı bitmiş gibidir. Bu fiyasko; Mansur Yavaş'ın akıbetini, Özgür Özel'in selden kütük kaparak kendisini aday yapması macerasını gündeme taşıdı.
2. CHP korkuyor çünkü Özgür Özel'in namusunu ortaya koyarak kefil olduğu isimlerin, yargı sürecinde, insan içine çıkamayacak kadar hukuksuzluğa bulaştıkları ortaya çıkabilir.
3. CHP korkuyor çünkü bazı belediyelerde sapıklık derecesinde ahlaksızlıklar, CHP ismini giderek kirletiyor.
4. En önemlisi, CHP korkuyor çünkü "mutlak butlan" meselesi, partinin başında Demokles Kılıcı gibi sallanmaya devam ediyor.
Bilindiği gibi CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan dava ile ilgili hukuki süreçte bir sonraki duruşma 23 Şubat 2026 tarihine ertelendi.
Özgür Özel ve çevresi kaygıları ile ilgili pek renk vermiyorlar ama Kılıçdaroğlu cephesinin beklentileri devam ediyor.
İki konuya ayrıca parantez açmak istiyorum.
1. Osman Gökçek
Ankara milletvekili Osman Gökçek, Meclis'teki gerginlikte CHP'li Mahmut Tanal'a attığı yumruklar ile AK Partililerin gönlünü fethetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile daha sonra birlikte bir fotoğrafları var ki tebessümleri görülmeye değer...
Gökçek durduk yere CHP yığınağını dağıtmadı. Anayasal bir hakkın yerine getirilmesini önlemek için Akın Gürlek'e saldırı hazırlığı yapılacak, Osman Gökçek buna dur demeyecek öyle mi? Zaten kendisi de "bizim de elimiz armut toplayacak değil ya" dedi...
2. Yargı ve CHP
CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, dün düzenlediği basın toplantısında, "İktidar, yargının siyasi bir uzantı olduğunu artık gizleme gereği duymuyor" dedi.
CHP'nin yargı ile ilgili cemaziyülevvelini bilmeyenler, bu lafı ciddiye alabilirler.
Yargı, tek parti döneminden itibaren CHP'nin arka bahçesi olmuştur.
Milletimizin kendi mana köklerine bağlı dirilişini engellemek için CHP zihniyeti, yargıyı statüko bekçisi gibi görmüştür.
Çok eskilere gitmeden birkaç örnek verelim.
22 Ağustos 1995'te SHP'li Adalet Bakanı Mehmet Moğultay, (1999'da CHP milletvekili) İstanbul İl Kongresi'nde hiç gizlemeden şöyle dedi:
"Yapılacak en akıllı şey kendi iktidarında örgütleneceksin, kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve senin yolunu açacak. Seyfi Oktay zamanında 2 bin civarında hâkim alındı, benim zamanımda bin civarında hâkim alındı. Hükümetten 5 bin kişilik kadro çıkardım. Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP'ye ve RP'ye mi verseydim?
Refah Partisi ve Fazilet Partisi hakkında kapatma davası açan Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 2013 yılında yapılan törenle CHP saflarına katıldı.
Okuduğu şiir nedeniyle Erdoğan'a verilen 10 aylık mahkûmiyet ve siyasi yasak kararlarını onayan hâkim olarak bilinen eski Yargıtay 8. Ceza Dairesi Başkanı Naci Ünver, 4 Kasım 2003'te CHP'ye katıldı.
"Başörtüsü insan hakkı değildir" sözleri ile 28 Şubat darbesine katkı sunan Rıza Türmen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde yargıçlık görevinin ardından 24. Dönem CHP İzmir milletvekili olarak Meclis'e girdi.
Yargıtay Tetkik Hâkimi ve YARSAV Başkanlığı yapan Emine Ülker Tarhan da 24. Dönem CHP milletvekili oldu.
CHP; "yargı bağımsızlığı", "demokrasi", "hukukun üstünlüğü" dediği zaman sakın kimse inanmasın...