CHP, tekme tokat sahneden inerken…


CHP, geri dönülmez bir kavga zeminine kaydı.

Kılıçdaroğlu, koltuğu koruma kavgası verirken, İmamoğlu ile bir çıkış yolu arayanlar var.

Bu kavgada; kibrin, hırsın, intikamın, beklentilerin, bütün insanlık dışı örneklerini görmeye hazır olunuz...

Esasında isimler önemli değil. CHP, milletimizle doku uyuşmazlığı olan zihniyetinden dolayı kaybediyor.

CHP, tek parti döneminin ceberut/despot zihniyetini hiç terk etmedi.

Millete yaslanmayı hiç düşünmedi çünkü zaten kavgası milletin değerleri ileydi.

1950'den itibaren millete ve bizi millet yapan değerlere sahip çıkan iktidarlar karşısında hep demokrasi dışı güçlere yaslanmayı tercih etti.

Milli iradeye karşı hep ABD'nin, "bizimkiler" dediği asker içindeki cuntalara bel bağladılar. Darbecilere cesaret verdiler ve her darbeden sonra demokrasi düşmanlarını alkışladılar.

Millete yaslanan sivil irade ile milletin önünü kesmek isteyen sömürgeci/emperyalist küresel irade, hep CHP üzerinden karşı karşıya geldi.

Asırlık düşmanlarımız, milletimizin üzerine hep CHP siperlerinden ateş etti.

14/28 Mayıs seçimlerinde, FETÖ ve PKK terör örgütlerinin de desteği ile bir deneme daha yaptılar.

Milliyetçi/muhafazakâr renkleri olduğu söylenen yüzde 1'lik partiler ile CHP, farklı bir oyun denedi.

Bir kandil gecesinde Saadet Partisi önünde, Kılıçdaroğlu'nu "mücahit" ilan etmeye kadar alçalanlar oldu.

Şimdi rezaletin dibinde birbirlerinin boğazına sarılıyorlar.

CHP buradan çıkamaz.

CHP toparlanamaz.

Çünkü milletin değerlerini benimsemiyorlar.

Bir pişmanlıkları yok. Samimi bir özeleştiri yapmıyorlar.

Çarşaflı kadınlara CHP rozeti takma ile dindarlara sempatik olacaklarını sanma zavallılığından öte geçemiyorlar.

Sen, ezanı Türkçeye çevirmişsin. Asırlardır "Allahu Ekber" ile büyüyen nesillere "Tanrı uludur"u dayatmışsın. Ezanı aslı gibi okuyanları hapislere atmışsın...

Sen, fethin sembolü Ayasofya'yı müze yapmışsın...

Üniversiteleri başörtü zulmü ile lekelemişsin. Değiştim dediğin halde tutmuş "1 metrekarelik bez parçası" diye içindeki nefreti hortlatmışsın...

Evet, bir gün olsun pişmanlık duymamışsın...

Kalkmış koskoca bir milleti kandırmaya çalışıyorsun.

Şu samimiyetsizliği herkes gördü.

Kılıçdaroğlu; başta Karamollaoğlu olmak üzere AK Parti'den iteklenmiş ve tırtıklama partileri kurmuş Davutoğlu ve Babacan'ın tezkiyesi ile aklanmaya çalışılırken, CHP sözcüleri inadına milletimizin nasırlarına bastılar.

Karamollaoğlu, "Kılıçdaroğlu çok değişti" derken, İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, "Sultanahmet Camii de müze olmalı" diye konuşuyordu.

Kılıçdaroğlu güya mütedeyyin insanların gönlünü almaya çalışıyor, ama etrafı, özellikle CHP beslemesi TV kanallarında etki ajanları, inadına milletimizin sinir uçlarına basıyordu.

Milletimiz bu samimiyetsizliğe, ikiyüzlülüğe geçit vermedi.

CHP, milletimizin değerleri ile doku uyuşmazlığı olan zihniyetinden vazgeçmez/vazgeçemez. Çünkü kendini inkâr olur.

O halde?

Göreceksiniz önümüzdeki günlerde parça parça olacaklar.

Birbirlerini yiyecekler.

CHP artık devrini tamamladı.

Türkiye'nin yıllarına mal olan sakat muhalefet anlayışı, CHP ile birlikte toz olup gidecek.

Önümüzdeki mahalli seçimler sonucunda CHP defterinin dürüldüğüne şahit olacağız.

Milletimize acılar yaşatan, tepeden bakan, inancımızla alay eden CHP zihniyeti öyle yarasız beresiz inmez tarih sahnesinden.

Gelecek kuşaklara bir ibret olacaktır.

Milletin itibar etmediği bu CHP'ye, koltuk değneği olmaya kalkan 6'lı masanın küçük partilerini de başka bir akıbet beklemiyor.

Sıra ile. Önce CHP, sonra onlar...