Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

CHP’nin de HDP’nin de faturası MHP’ye çıkabilir!

Resul Tosun tüm yazıları

Başkanlık divanının teşekkülünden sonra hükümet kurma çalışmaları başlayacak. 

Her ne kadar anayasa cumhurbaşkanının bir milletvekilini görevlendireceği ibaresini taşıyorsa da teamüller en büyük partinin genel başkanının görevlendirilmesi şeklinde oluştu. Bu durumda ilk görev Davutoğlu’na verilecek demektir.

Davutoğlu iki tur yapacağını söylüyor. Birincisinde partileri ziyaret edip düşüncelerini alacak, ikinci turda da hükümet kurma teklifi yapacak.

Yine Davutoğlu’nun açıklamalarına bakılacak olursa sadece iki partiye ortaklık teklif edeceği anlaşılıyor. CHP ve MHP’ye. Davutoğlu her ikisine de aynı mesafede olduğunu söyleyerek ikisiyle de hükümet kurabileceğinin işaretini verdi.

Anlaşılan o ki, HDP ile ortaklığı AK Parti de düşünmüyor.

***

AK Parti tabanının yakından tanıyan ve eğilimlerini ve tepkilerini bilen biri olarak benim şahsî kanaatim AK Parti için en faydalı hükümetin MHP ile kurulacak hükümet olması yönünde. Sadece AK Parti için değil millet ve memleket için de bu şartlarda en faydalı hükümetin AK Parti MHP hükümeti olduğu kanaatindeyim.

Çünkü MHP muhafazakar seçmen tabanına sahip bir parti olarak en azından bazı milli meselelerde AK Parti ile aynı siyaseti takip etmekten imtina etmeyeceğini ispat etmiş bir partidir.

2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçiminden başörtüsü meselesine varıncaya kadar bazı temel meselelerde CHP’nin aksine MHP aklı selim yolunu tercih etmiştir.

HDP konusunda geçen 4 yıl boyunca genel kurulda yan yana otururken itiraz etmeyip şimdi meşruiyetini sorgulaması bir tenakuzdur. Ancak bu politika ile seçmenine verdiği mesajdan olumlu sonuç aldığı için HDP tarafını flu görmeye devam edeceği anlaşılmaktadır.

***

İşte tam da bu sebeple MHP’nin AK Parti ile hükümet kurma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar MHP kendisi dışındaki ihtimallerin denenmesini ve çare bulunamazsa memleketi hükümetsiz bırakmayacaklarını söylüyorsa da bu söylem kendisini zora sokabilir.

Şöyle ki eğer AK Parti kazara CHP ile hükümet kurarsa CHP’nin hükümete taşınmasına zemin hazırladığı için muhafazakar seçmen nezdinde sorumlu tutulacaktır.

Dahası CHP’li bakanların tüm olumsuz icraatlarından AK Parti ile hükümet kurmaya yanaşmadığı için yine MHP sorumlu tutulacaktır.

Eğer 45 günü içinde hükümet kurulamaz ya da güvenoyu alamazsa erken seçim kararı alındığında HDP’nin hükümet ortaklığına zemin hazırladığı için sorumlu yine MHP olacaktır.

***

Anayasa’nın 114. Maddesi, ‘45 gün içinde hükümet kurulamazsa Adalet, İçişleri ve Ulaştırma dışındaki bakanlıkların meclisteki partiler arasında oranlarına göre taksim edileceği seçim hükümeti kurulacağını’ söylüyor.

Yani 45 günlük süre sonrasında kurulacak seçim hükümetinde MHP de HDP de en az üç bakan ile temsil edilecek, karşı çıktığı, terör örgütünün uzantısı dediği partinin hükümete ortak olmasından sorumlu olacaktır. Kendisi onlarla aynı hükümette yer almak istemezse bu sefer onların bakan sayısının artmasının önünü de açmış olacaktır.

Yani AK Parti’nin MHP dışında herhangi bir parti ile ortaklık kurmasının da seçim hükümetinde HDP’li bakanların bulunmasının da faturası MHP’ye çıkacaktır.

***

MHP’nin bunları tabanına anlatması o kadar kolay olmayacaktır.

Dolayısıyla MHP hükümet ortaklığını CHP’ye kaptırmamalı ve erken seçim kaydıyla da olsa hükümete girmelidir.

Bu bağlamda MHP’nin koalisyon şartlarını da esnettiğini görüyoruz. Daha önce öne sürdüğü dört şarttan biri olan cumhurbaşkanının Çankaya’ya dönme şartını artık telaffuz etmediği görülüyor.

Diğer üç şarttan AK Parti’yi zorlayacak olan sadece çözüm sürecinin rafa kaldırılması şartı kalıyor ki yapılacak bir erken seçim sonrasına kadar rafa kaldırılması düşünülebilir.

MHP ile olsun CHP ile olsun uzun vadeli bir hükümetin yürümeyeceği belli.

Kurulacak hükümet bir ya da iki sene sonrası yapılacak bir erken seçim hükümeti olacaktır.

Çözüm süreci yeni bir seçime kadar mecburiyetten ertelenebilir!

Bunun sorumluluğu da ne AK Parti’nin ne de MHP’nin olur. Çözüm sürecinin mimarını hedef alarak ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ kampanyası yürüten böylelikle barış sürecini baltalayan HDP’nin olur.

Ama seçim hükümetinde HDP’nin bakan sahibi olmasının sorumlusu da MHP olur!