Yazarlar

Resul TOSUN

Resul TOSUN

rtosun@stargazete.com

Cumhurbaşkanlığı mı başkanlık mı?

Resul TOSUN tüm yazıları

Sayın Bahçeli, AK Parti’nin MHP’ye verdiği başkanlık sistemini öngören taslakta cumhurbaşkanı yazılı olduğunu açıkladıktan sonra yeni bir tartışma konusu açıldı.

Başkan mı, cumhurbaşkanı mı?

Oysa sistem başkanlık olunca seçilmişinisminin hiçbir önemi yok.

Önemli olan isim değil misyon.

Başbakanlık ve hükümet yetkileribaştaki seçilmişe veriliyorsa o sistemin adı başkanlıktır. Baştaki seçilmişin adı ha başkan olmuş ha reis olmuş ha cumhurbaşkanı hiç fark etmez.

Siz aracın direksiyonuna geçmiş olan kimseye ister sürücü deyin ister şoför deyin isterse kaptan hiç fark etmez.

***

Bakıyorum ciddi ciddi isim üzerinde tartışılıyor.

Oysa isim değil önemli olaniçeriktir. İçerik de açıklanmış değil. MHP’ye verilen taslaktan dışarıya sızan tek şey başkan yerine cumhurbaşkanı isminin yazılmış olması.

Daha önce AK Parti kurmaylarının deklare ettiği birkaç özellik daha var.

Mesela üniter yapılı ve tek parlamentolu bir başkanlık sistemi var.

Birilerinin tenkit etmek için yarıştığı Türk tipi başkanlığın ana hatları da bunlar aslında. Ötesi teferruat.

***

Başkanlık sistemi denince hemen aklaABD’deki eyalet sistemi ve çift meclis (temsilciler meclisi ve senato) sistemi geliyor.

Buradan hareketle başkanlık sisteminin ülkeyi böleceği endişesini taşıyanlar var haklı olarak.

Oysa eyalet, başkanlık sisteminin olmazsa olmazı değildir. Eyalet sadece başkanlık sisteminde yoktur. Almanya’da olduğu gibi parlamenter sistemlerde de eyalet vardır/olabilir.

Bununla birlikte AK Parti eyalet sistemi olmaksızın üniter yapıyı muhafaza eden bir başkanlık sistemi öngördüğünü açıklamıştır.

HDP’nin başkanlığa karşı çıkmasının temelinde de üniter yapının korunması vardır!

***

Benzer bir çalışma AK Parti’den önce Birlik Vakfı tarafından yapılmış ve geçen dönemde meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunulmuştur.

85 maddelikbaşkanlık sistemi esas alınarak hazırlanan anayasa taslağının sekreterliğini bizzat ben yürütmüş meclisteki sunumunu da bizzat ben yapmıştım.

O taslak da üniter yapıyı koruyan tek meclisi esas alan belki de tek çalışmadır. Madde madde anayasa yazılmıştır.

Farklı bir çalışmadır, tartışmaya açıktır.

Ama bakıyorum onu tartışanlar sistem yerine laiklik ilkesine yer vermeyişimizi tartışmaktadırlar.

***

Oysa o taslakta Türk toplumunun özellikleri ve hassasiyetleri göz önünde bulundurularak bir metin hazırlanmıştır.

Mükemmel ve tartışılmaz olduğunu iddia etmiyoruz ama başkanlık sistemi konusunda kaygıları giderecek bir iskelete sahip olduğunu düşünüyoruz.

Sırf laikliğe yer verilmedi diye tu kaka ilan edenlerin farklı düşünceye tahammülsüzlüğü düşündürücü olsa gerek! Oysa o taslağın sadece 11. ve 15. maddelerini 
okusalar temel hak ve hürriyetler konusunda ne kadar özgürlükçü bir metin olduğunu göreceklerdir.

Kimsenin benim gibi düşünme mecburiyeti olmadığı gibi benim de başkaları gibi düşünme mecburiyetim yok, olamaz.

Önemli olan farklı fikirlere saygı gösterebilme erdemine sahip olmaktır.

Birilerinin en önemli kusuru, bu erdeme sahip olmadıkları halde kendilerini aydın zannetmeleridir.

***

Özetle, önemli olan sistemdir, isim çok da önemli değildir.

Ayrıca başbakan her halükarda konuyu referanduma götüreceğini söylüyor.

Son söz halka verileceğine göre herkese düşen sandıktan çıkana saygı göstermektir.

Birkaç kişi veya parti kötüde anlaşabilir ama millet kötüde birleşmez.

Millet uyandı! Hem öyle bir uyandı ki artık onu hiçbir narkoz uyutamaz!