Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’! Ve en önemlisi ‘seçkinlerin’ değildir!

Yiğit BULUT tüm yazıları

Eski CUMHURİYET kutlamalarından aklımda kalan bir görüntü: Sadece o an orda olmak için olanlar, ellerinde bayraklar toplanmışlar Nişantaşı, Şişli, Bağdat Caddesi veya Bebek'te yürüyorlar, arada da şu tip cümleler dışarı kadar taşıyor: Bu ülke İran olmayacak! Cumhuriyet kavramından anladıklarına bakın; "İran olmamak"!

Ya "ne olmak"! BU NOKTADA SORUYORUM; CUMHURİYET ANLAYIŞINIZ “İRAN OLMAMAK MI” ! “İran” denerek yılların Batı propagandası ile “algılatılan” ülke kavramı da ayrıca sorgulanması gereken bir durum. BATININ DAYATTIĞI ŞABLON İLE DÜŞÜNEREK, OLMAMAK ÜZERİNE KURULAN ZİHİN KODLARI! YA OLMAK ! ASIL OLAN OLMAK KISMI NE OLACAK !

Sevgili dostlar, yukarıdaki mantığı ve manzarayı uzun yıllar yaşadık, uzantılarını ve uzatmalarını da hâlâ yaşıyoruz... Cumhuriyet'i "İran olmamak" olarak algılayanlar ve "o zihniyet" yıllarca bu ülkeyi "baskı" altında tuttu ve "bir şey olmamak uğrunda" ne "olabileceğimizin de" önünü kesti! "Olmama yolunda" kendi vatandaşını "bölücü-gerici-mürteci" ilan eden de hep aynı kafaydı!

Sevgili dostlar, BİRİLERİNE GÖRE Türkiye "İran olmayacaktı, olmaması da gerekiyordu." Bu tezi savunanlar "olmamaktan" başka bir şey görmedikleri ve sorgulamadıkları için şu soruyu asla sormadılar: Türkiye neden IMF, Dünya Bankası ve içerideki-dışarıdaki 5000 kişiye yılda 50 milyar doların üstünde faiz ödüyor? Veya Türk ekonomisinin kaymağını kimler yiyor, kimler içiyor?

CUMHURİYET “İRAN OLMAMAK” DİYENLER, NEDEN “IMF’YE, AVRUPA’YA, AMERİKA’YA TESLİM OLMAMAK” diyemediler ! Türkiye Cumhuriyeti'nin "cumhuriyet" vurgusunu sadece "olmamaktan" ibaret görenler, yarattıkları tehdit algılamaları ve içeride bu düzenin devamını isteyen "iç-dış yerleşik düzene" bilerek veya bilmeyerek alet olmaları sonucu bu ülkede "cumhuriyetimizin" kimsesizlerin kimsesi-hepimizin her şeyi olmasına izin vermediler! Bu ülkeyi 1946'dan 2003'e hatta 2008’de IMF kovulana kadar "seçkinler çekti-çekiştirdi", ülke "iç-dış yerleşiklerin" elinde oyuncak oldu!

Sonuç: “Cumhuriyet Bayramı”mız, gerçekten kendi yönettiğimiz "cumhuriyetimize kavuşmamız", SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ İLE İDARE OLUNMAMIZ kutlu olsun! Bu ülke bir daha asla ama asla "İran olmasın-bölünmesin" gibi maskeler altında "yerleşiklere", AMERİKA’YA, ALMANYA’YA VE EMPERYALİST DÜZEN’e teslim olmasın!

Son söz: Cuhuriyetini korumak isteyen her Türk vatandaşına seslenerek bitiriyorum: Senin, benim, bizim en büyük düşmanımız "ne irtica, ne de bölünme" masalıdır…En büyük düşmanımız, "kanımızı, canımızı, varlığımızı" emen KÜRESEL EMPERYALİSTLER-İÇERİDEKİ UZANTILARI OLAN yerleşik yapıdır ve sökülmeye başlayan bu "düzen" tam olarak yerinden edilmeden bu ülkede "CUMHURİYET tam olarak asla kimsesizlerin kimsesi" OLAMAZ!

YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ…