Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

DAEŞ’le en ciddi biçimde mücadele eden tek ülke Türkiye’dir

Resul Tosun tüm yazıları

Hayvan boğazlar gibi insanları bıçakla kesen, demir kafesler içinde yakan, tank paletleri altında ezerek öldüren ve yaptıklarının tamamını İslam adına yaptığını savunan bir örgütün İslam’a ne kadar zarar verdiğini varın siz takdir edin.

Kimi Müslümanları bile dinden soğutan bu örgütün bir de İslam karşıtlarına verdiği argümanları düşünün.

Arkasında bir takım karanlık güçler olmasa bile bu örgütün İslam’a zarar vermediğini söyleyecek akl-ı selim birini bulmak mümkün mü?

***

İşin garibi sırtını terör örgütüne dayamış kimilerinin ellerine bulaşmış olan masum kanlarını görmeyip TC hükümetini bu örgüte destek vermekle suçluyor olmasıdır.

Daha da garibi hiçbir terör örgütüne destek vermeyen birilerinin de kimi paralel unsurların nüfuz ve tesiriyle kendi hükümetini ve devletini bu örgüte destek vermekle itham ediyor olmasıdır.

Birilerine duydukları nefreti kendi devletlerine zarar verme pahasına istismar etme durumu!

***

Oysa bu örgüt piyasaya çıktığı günden itibaren devletimiz onu terör örgütü olarak ilan etmiş, yetinmemiş 30 Ekim 2013 tarihli resmi gazetede bu kararını yayınlayarak tescillemiştir.

Buna rağmen özellikle paralel yapı ve Türkiye yönetimine muhalif  Arap basını ve bilhassa Suriye merkezli yayınlar Türkiye’yi teröre destek vermekle itham etmişlerdir. Suriye rejiminin gözünde tüm Suriyeli muhalifler terörist olduğu için Türkiye’nin Suriye muhalefetine verdiği desteği teröre destek olarak algılamaktadırlar.

Darbeci Sisi’nin basını da buna çanak tutunca Türkiye’de hükümeti DAEŞ’e destek vermekle itham eden açıklamalar anında muhalif Arap basınında arzı endam etmekte ve Arap kamuoyu dolayısıyla İslam dünyası bu maksatlı açıklamalar sebebiyle yanlış yönlendirilmektedir.

***

Bu yanlış yönlendirilme batı basınında da yankılanmakta ve uzun Türkiye Suriye Irak hududunun kontrol edilmediği propagandası yapılmaktadır. Bin iki yüz küsur kilometre uzunluğundaki sınırda Türk devleti hiçbir tedbir almadığı dolayısıyla teröristlerin Türkiye’den sızdığı iddia edilmekte bu da gerçekleri bilmeyenlere mantıklı görünmektedir.

Durum aslında hiç de öyle değildir. Bu uzun sınırdan sızmalar kaçaklar olabilir ama devlet gereken tedbirleri alma hususunda üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaktadır.

***

Mesela teröristlerin ve kanunsuz geçişleri engellemek için devlet sınır boyunca 383 km. hendek kazmıştır. 73.6 km. toprak set çekmiştir. 17.5 km. beton duvar örmüştür. 107.8 km. tel örgü engeli koymuştur. Sınırın 422 km’sini aydınlatmıştır.

Buna rağmen sınırın ötesindeki kaos sebebiyle sınırdan kanunsuz yollarla geçmek isteyen 196 bin 763 kişi yakalanmıştır.

***

Bunlar sadece güney sınırımızdaki bazı tedbirlerdir.

Öte yandan yasal yollarla giriş yapmak isteyen on binlerce şüphelinin Türkiye’ye girişlerine izin verilmemiştir. Yüzlercesi tutuklanmıştır. Hakkında dava açılıp ceza alanlar vardır.

Adalet bakanın geçen hafta yaptığı açıklamaya göre cezaevlerinde 271 DAEŞ mensubu bulunmaktadır.

Sadece 2015 yılında 285 DAEŞ üyesi tutuklanmıştır.

***

Hiç abartmadan söylüyorum DAEŞ ile mücadelede hiçbir ülke Türkiye’nin gösterdiği duyarlılığı göstermemektedir. Uluslararası koalisyon adı altında DAEŞ’le mücadele ettiğini söyleyenlerin yaptıkları da göstermelik hava harekâtının ötesine geçmemektedir.

Oysa Türkiye güvenlik güçleriyle bütün terörist örgütleriyle mücadele ettiği gibi DAEŞ ile de mücadele etmektedir.

Öte yandan şu ana kadar hiçbir ülkenin yapmadığı bir diğer çalışma ile DAEŞ’in düşünce yapısıyla da mücadele alanında en ciddi adımı atan ülke Türkiye olmuştur.

***

Bu örgüte duyulan sempatiye engel olmak için Diyanet İşleri Başkanlığı ciddi bir çalışma yapmıştır.

Bu örgütün felsefesini ve din anlayışını sorgulamıştır. “DAEŞ’İN TEMEL FELSEFESİ VE DİNİ REFERANSLARI” adıyla yayınladığı 40 sayfalık bir rapor ile örgütün İslam’ın adını kirletmesine engel olmaya çalışmıştır. Benzer bir çalışma henüz İslam dünyasında mevcut değildir.

Hulasa hem güvenlik hem de fikir alanında DAEŞ’le en ciddi biçimde mücadele eden tek ülke Türkiye’dir.

Buna rağmen Türkiye’yi bu örgüte destek vermekle itham edenler Türkiye düşmanlarıyla bilerek ya da farkında olmadan işbirliği yapanlardır.