Yazarlar

Resul Tosun

Resul Tosun

rtosun@stargazete.com

DAİŞ’in panzehri laiklikmiş, güldürmeyin insanı!

Medyanın kimi kalemşorları ve TV yorumcuları Türkiye’de DAİŞ’e rağbetin az olmasını laik eğitime bağlamak gibi bir mugalatayı sık sık dile getiriyorlar. 

Oysa gerçek tam tersidir.

Dine ilgi duyan gençlerin, aşırı uçların ağına düşmelerinin arkasında laiklik bahanesiyle dini bilgi ve eğitimden mahrum bırakılmaları gerçeği yatmaktadır!

***

Düşünün Müslüman bir toplumda yaşayan ve sahih İslam’ı öğrenmemiş olan ama dine ilgi duyan ve arayış içinde olan bir genci, sosyal medyanın bunca aktif olduğu bir ortamda aşırı uçlardan siz nasıl koruyacaksınız?!

Hele de emperyalizmin küresel boyuttaki kanlı senaryolarına özellikle İslam dünyasındaki kirli senaryolarına tepki vermek isteyen Müslüman gençleri aşırı uçların tuzağına düşmekten nasıl alıkoyacaksınız?!

***

Laiklikle mi? Laiklik bir din değil bir ideoloji değil. Hele de Türkiye’de uygulandığı biçimiyle dinlere eşit mesafeli ve saygılı  bir uygulama da değil. Tam tersine dini olan yani İslami olan her şeye düşmanlık yapmış bir uygulama.

Yeni kuşakları dini bilgiden mahrum bırakan bir uygulama olmuş laiklik.

Bir miktar dini bilgi veren İmam Hatipler de laik kesim tarafından sürekli öcü olarak görülmüş.

***

Oysa Müslüman gençlere DAİŞ ve benzeri aşırı uçların tuzağına düşmemesi için ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar sahih İslam’ın öğretilmesi gerekir.

Sahih İslam ne mi?

Türkiye’de laikliği savunup sözü sonunda götürüp Atatürk’e bağlayanların anlayacağı  dille ifade etmek gerekirse sahih İslamAtatürk’ün emriyle yazılan Hak Dini Kur’an Dili tefsirindeki İslam’dır!

***

Osmanlı asırlar boyu aşırı uçların hedefi olmuş, bu yüzden de sahih İslam konusunda son derece hassas davranarak beşikten mezara kadar İslam’ın en isabetli yorumu olarak gördüğü ehl-i sünnet yolunun Hanefi/Maturidi ekolunu tercih etmiştir! Mektep ve medreselerinde bu ekolu okutmuş ve yetişen kuşakları aşırılıklardan korumuştur.

***

Cumhuriyetin ilk döneminde Gazi’nin emriyle Elmalılı Hamdi Yazır merhuma yazdırılan Hak Dini Kur’an Dili tefsiri de işte o ekolun bakışını yansıtır.

DAİŞ ve benzeri aşırı uçlara karşı yeni kuşakları korunaklı hale getirmek istiyorsak onlara eğitimin her kademesinde seviyelerine göre bu bakışı okutmamız gerekir.

***

Kimilerinin dediği gibi laiklik gençlerin dini motifli terör örgütlerine katılmalarına mani değil tam tersine uygulandığı biçimiyle zemin hazırlamaktadır!

Laiklik hangi ayetin nasıl anlaşılacağını, hangi hadisin nasıl yorumlanacağını ve hangi dini uygulamanın ne anlama geldiğini mi anlatıyor ki arayış içinde olan gençlerin aşırı uçlara kaçmasına engel olsun?!

***

Aşırı uçlar, ayetleri çarpıtarak, hadisleri yamultarak, dini uygulamaları keyfi yorumlayarak ateşli gençlerin dikkatini çekmekte ve laikliğin dini bilgiden mahrum bıraktığı o gençlerden bazılarını tuzağına düşürmektedir.

Eğer Türkiye toplumunda aşırı uçlara katılım en az düzeydeyse bunu laikliğe değil ailelerimizin Osmanlı’dan tevarüs ettikleri sahih İslam anlayışına borçluyuz.

***

Aşırılıkla mücadele eğitimde başlar.

Evet eğitimin her kademesinde gençleri aşırılıktan koruyacak sahih İslam öğretilmedikçe gençlerimiz aşırı uçların ağına takılmaya hazır adaydırlar!

Sadece DAİŞ’in değil PKK’nın panzehri de sahih İslam’dır.

Biz hala din dersi zorunlu olsun mu, İslam öğretilsin mi öğretilmesin mi tartışaduralım!