Yazarlar

Alin TAŞÇIYAN

Alin TAŞÇIYAN

atasciyan@stargazete.com

Denizkızıyla öfkeli boğanın aşkı

Alin TAŞÇIYAN tüm yazıları

Jacques Audiard’ın Fransız basını tarafından başyapıt ilan edilen Pas ve Kemik’i her yönden fazlasıyla abartılı bir film…

Suratınıza yumruğu öyle bir yiyeceksiniz ki sanki burun kemiğiniz beyninize saplanacak… Ağzınıza dolan kanınız damağınızda paslı bir tat bırakacak… Çok vahşi bir tanım mı? Fransız sinemasının 60 yaşına gelen ünlü yönetmeni Jacques Audiard kariyerini büyük ölçüde sürekli şiddete başvuran, suç işleyen, yalan söyleyen, öfkeli ve uyumsuz karakterleri ele aldığı filmler üzerine kurdu. Pas ve Kemik, sıra dışı bir aşk öyküsünü merkeze almakla birlikte istisna değil. Audiard’ın bu filmdeki başlıca sorunu fazlasıyla ağdalı bir öykü anlatması ve mizanseni fazlasıyla abartması…

Sinemaya senarist olarak başlayan Audiard, 1994’te En İyi İlk Film Cesar ve Georges Sadoul ödüllerini kazanan Düşen Adamlara Bak ile yönetmenlik koltuğuna oturdu. 1999’daTonie Marshall’ın Venüs Güzellik Enstitüsü adlı filminin senaryosuna da imza atan Audiard için senaryo öncelikli önem taşır. Pas ve Kemik’i Thomas Bidegain ile birlikte, Kanadalı yazar Craig Davidson’ın A Mean Utility adlı kitabındaki kısa öykülerden serbest biçimde derleyerek yazdı.

Bu senaryodan bir denizkızıyla bir öfkeli boğanın, Fransız Rivierasının karanlık ve sefil yüzündeki aşkı çıktı… Ali, nasıl bakacağını bilemediği küçük oğluyla birlikte Antibes’deki ailesinin yanına gelip iş aramaya başlayan bir adam. Öfkesi duygularını bastıran, o soğuk haliyle kaslı bedeni birleşince bir tür hayvanı andıran bir adam. Katil balinaları eğitip onlarla şov yapan Stephanie ise havuzda geçirdiği kaza sonucu iki bacağını birden kaybeden bir kadın. Rastlantı sonucu yolları kesişen, hayatları trajedilerle şekillenmeden önce de uyumsuz ve marazi olduklarının sinyallerini veren bu iki karakter, birlikte oluyor ama aşkı dile getirmiyorlar. Duygusallık ya da erotizm içermeyen kısa mesajlarla randevulaşıyorlar! Yönetmen de ilişkilerini romantize etmiyor, onların yaşadığı tonda sunuyor izleyiciye.

Bütün olanaksızlıklarına rağmen hayatlarının kontrolünü eline almaya çalışan, öte yandan öfkelerini kontrol etmek istemeyen, yaşadıkları trajedilerin acısını kendilerinden ve başkalarından çıkarmaya çalışan, ancak sevişip seretonin ya da dövüşüp adrenalin salgılayınca sağ olduklarını hissedebilen karakterleri abartılı bulduğumu itiraf etmeliyim. Bir yandan lüks ve şık bir sosyal çevredeki karakterlerin isyanını anlatan öykünün baba oğul ilişkisinden denizkızı mitine, kulüplerden bahis için yapılan yasa dışı dövüşlere kadar dallanıp budaklanması aşırıya kaçmış.

Bir de bunun üstüne fazlasıyla gösterişli ve yönlendirici bir mizanseni koyun… “Katil balina”ları eğitip kontrol edebilen Stephanie’nin olay anında kendini kaybedip tam algılayamamasını simgeleyen, zihninde kalan rüyamsı izlenimler misali görüntülenen çarpıcı bir sahne. Bacaklarını nasıl kaybettiğini görmüyoruz, ama meslektaşının erken verdiği komutla orka sıçrayınca platformdan havuza düştüğünde bacaklarını onun ısırmış olduğunu anlıyoruz… Sonraki bir sahnede Stephanie akvaryuma gidiyor ve camın ardındaki orka ile ‘selamlaşıyor’. İnsanın irade gücüyle o koca canlıya hükmedebilmesinden kendi hayatındaki ağır kayıplarla da baş edebileceği ‘selamını’ çakıyor Pas ve Kemik.

Audiard’ın öykü anlatmadaki başarısına hiç itirazım yok. Bugüne dek Düşen Adamlara Bak’tan Yeraltı Peygamberi’ne dek filmlerinin hemen hepsinde atmosfer ve ritim dört dörtlüktü. İzleyiciyi filminin içine çekebilmekte, ona karakterlerinin soluduğu havayı solutmakta ve kurgudaki becerisiyle onu en klasik anlamda sürükleyebilmekteydi. Fakat Pas ve Kemik’i daha sinematik kılayım derken bayağılaştırmış… Öksüz çocuk, boksör baba, güzel bacaklarının yerinde protezler olan kadın, yeraltı dünyası, kavga, kaza, şiddet vs. ne ararsanız doldurmuş.

Işık da senaryo gibi sert ve kontrastlı. Yer yer izlenimci yer yer dışavurumcu bir görüntü yönetimi var. Bütününde görsel olarak fazlasıyla stilize.

De rouille et d’os Pas ve Kemik – Yönetmen: Jacques Audillard / Senaryo: Jacques Audiard, Thomas Bidegain/ Görüntü: Stephane Fontaine/ Müzik: Alexandre Desplat/ Oyuncular: Marion Cotillard, Matthias Schoenaerts, Armand Verdure, Celine Salette, Corinne Lasiero, Bouli Lanners, Mourad Frarema.