
29 Ağustos 2024...
Irak...
Kerkük kenti Çimen bölgesi üzerinde, Türkiye'ye ait bir Aksungur silahlı insansız hava aracı (SİHA) PKK hedeflerini izlemek ve bölge hakkında istihbari bilgi toplamak maksadıyla uçuş halindedir.
Söz konusu Aksungur bu görev esnasında Irak hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürülür.
Yerleşim yerine düşen SİHA'nın enkazı yangına sebep olur ancak olayda can kaybı yaşanmaz.
PROVOKATÖR SAHADA...
Olaydan kısa bir süre sonra Iraklı bir General ağzından salyalar akarak kameralar karşısına geçer.
General gerdanını bir sağa bir sola kıvırarak kasılır ve meydan savaşı kazanmış komutan edasıyla başlar açıklamaya;
"Irak hava sahasını ihlal eden Türkiye'ye ait bir SİHA Irak hava savunma sistemleri tarafından düşürülmüştür."
Amerika'nın ve çekiç gücün yıllardır yol geçen hanına çevirdiği hava sahasına gıkı çıkmayan şarlatan konu Türkiye olunca ne hikmetse bir anda aslan kesilmiştir.
Biti kanlanan bu generalin adı Abdusselam Hamudi'dir.
DEVLET DEVREDE...
Türkiye derhal olayın aydınlatılması için Irak makamlarıyla gerekli koordinasyonu sağlar.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani olayla ilgili soruşturma başlatılması talimatını verir.
Bunun üzerine Türkiye ve Irak tarafları İHA'nın nasıl düştüğüne ilişkin inceleme başlatır.
Soruşturma derinleştirilir ve Kuzey Irak Hava Savunma Gücü Komutanı General Abdüsselam Hamudi, soruşturma kapsamında Bağdat'a çağırılır.
SUSMAK YOKKK...
Yaşanan olayla ilgili katıldığım televizyon programlarında bu olayın arkasında İran'ın olduğunu söyledim.
Zira İran o dönemde, şu dönemde ve her dönemde olduğu gibi Türkiye'nin terörle mücadelede elde ettiği başarıdan, Irak-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinden inanılmaz rahatsızdı.
Bizim o dönemdeki değerlendirmemiz üzerine şu dönemde olduğu gibi İran sempatizanları köpürdüler.
Bütün İran severler koro halinde "ne alakası var bu işin İran'la" diye üzerimize yürüdüler ama yine de susturamadılar.
O dönemde Aksungur dost ateşiyle düştü diye olayı görmezden gelsek aynı çevreler bizi yere göğe sığdıramazlardı.
İran yaptığı bu saldırıyla İsrail aklına uyup sözde gelişmelere ayar veriyordu.
İŞİN ARKASINDAN KİM ÇIKTI...
Olayla ilgili soruşturmanın sonunda "Irak hava sahasını ihlal eden Türk SİHA'sını biz düşürdük" diyen generalin derin bağlantıları ortaya çıktı.
Bilindiği gibi Irak meclisinin 2005 yılında çıkardığı kanunla İran destekli Haşdi Şabi milis güçleri resmi orduya bağlanmıştı.
Çıkan bu yasayla General rütbesiyle Irak ordusunda göreve başlayan Hamudi'nin İran istihbaratına çalıştığı ortaya çıktı ve çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Böylece Kalkınma Yolu'nda Türkiye ile stratejik iş birliği yapan Irak yönetiminin Türkiye ile arasını bozacak provokasyonlar tuzağı kuranların elinde patladı.
NEDEN HATIRLATTIM...
Bugün aynı olaylar tekerrür ediyor da ondan bu hatırlatmayı yaptım.
Bugün herkesin üzerinde mutabık olduğu konu, içinde bulunduğumuz dönemde tarihin en kritik günlerinden geçtiğimiz.
Dünyanın başına bela İsrail terör örgütü (İTÖ), yaklaşık yüz yıldır iş birliği halinde olduğu İran rejimi ile el ele vererek dünyayı kıyamete sürüklüyor.
Okuduğunuz tuhaf gelmesin doğru anladınız.
İran rejimi ile İsrail terör örgütü (İTÖ) el ele vermiş kıyamet savaşına doğru koşturuyorlar
Birbirine düşmanmış gibi görünen iki yapı o kadar iyi, o kadar sinsi paslaşıyorlar ki gerçekten anlamak, fark etmek, keşfetmek oldukça zor.
EL ELE OPERASYON...
Bir tezgâhta Türkiye'ye kuruldu.
Türkiye'ye fırlatılan füzeler ülkemizi savaşa çekme gayretleriydi.
Kadim devlet tuzağa gelmedi.
İran füzeler benden atılmadı diyor.
Yapacağın iş Irak modelini uygulamak.
Soruşturma açmak ve failleri yakalamak, İsrail ile İran paralel yapısını ortaya çıkarmak.
Bu arada bizdeki İran severlerden de bu saldırıya tek bir eleştiri gelmedi.
İran'ın İsrail ile el ele verip bizi bataklığa çekmek için attığı bu füzeleri görmezden gelen mi ararsın, kendi devleti bu konuda İran'a gönderme yaparken İran'ı arkalayan mı ararsın...
Sevda öyle boyutta ki belki içinden sevinen bile vardır.
KORO BAŞLAR...
Şimdi bu sözler üzerine sıkışanlar başlar koroya...
"devir İran'ı dövme devri değillll..."
"Zaman İran'ı eleştirme zamanı değillll..."
Bu söylem son günlerde dillere pelesenk olmuş vaziyette.
İyi kardeşim dövmeyelim de yeri geldiğinde işin olanını işin doğrusunu da mı söylemeyelim, kendi ülke menfaatlerimi de mi görmeyeyim, oynanan oyunu da mı ört bas edeyim...
Tamam elbette İran'dan yana olalım.
İsrail ve Amerika ile düşüncelerimiz belli ve sabit.
Tez zamanda her ikisi de yerin dibine batsın...
Aynı zamanda onunla arka planda işbirliği yapanlarda...
Biz bu Ayyıldız'ın gölgesinde doğduk, gölgesinde de öleceğiz.
Onu korumak için her şeyi de göze alacağız.
Kimler rahatsız olursa olsun doğruları söylemeye devam...