Yazarlar

Selim ATALAY

Selim ATALAY

http://www.selimatalay.com

Devlete borç veriyorsan, akıllı olacaksın

İtalya, dünyada son yıllarda çarşafa dolaşan kapitalizmin önemli merkezidir. İtalya siyaseti biraz daha karışırsa, İtalya yine kapitalist kalır, ama Euro’da kalmayabilir... İtalya’nın kapitalizm macerası eskiye gider. Kapitalizmi yani çarşıyı, kilise ve siyasetle kaynaştırmayı başarmışlardır. Bugün de aynı marifeti sürdürürler. İtalya kendi başına kalsa, krizi de aşar. Ama Euro ile değil, Liret ile.

İtalya şehir devletleri ile bölük pörçük iken kapitalizm icraatına başladı. Mesela Cenova ile Venedik... Bu iki kentin ekecek toprağı yoktu ama limanı, ticaret yolu, denizcisi ve gemi inşaatı vardı. İki kent 12. yüzyılda ticaret merkezi-finans merkezi olmaya yöneldiler. 

1408 yılında Cenova’da San Giorgio işhanında toplanan ve kentin önde gelen tacir ailelerini temsil eden 8 adam, San Giorgio tasarruf sandığını kurdu. Sonra San Giorgio Bankası dediler... Neden: Cenova kenti borç içindeydi, ama vergi toplama gücü de vardı. San Giorgio Bankası kentin maliyesini üstlendi: Banka vergileri toplayacak, borçları ödeyecek, gelir yaratacak, karşılığında da yüzde 7 faiz alacaktı. Dünyanın modern sisteme en yakın ilk bankası olarak bilinir. Diğer finans merkezi Londra’da benzer icraatlar çok daha sonra başlar.

1407’de İtalya’da bu işler olurken, doğuda Osmanlı Devleti vardı ama devlet, Fetret Devri kargaşasındaydı. Fetret, zayıflık demektir.

San Giorgio Bankası kenti çekip çevirdi, denizcilere kredi verdi, ticaret seferleri finanse edip, maldan navlundan komisyon aldı. Cenova denizcileri risk dağıtmayı öğrendiler. Sefere mahsuben yüke ve gemiye ortaklaşa para koyup kara ve zarara hissedar oldular. Deniz ticaret sigortası böyle başladı. Kristof Kolomb bu bankanın müşterisiydi.

Bu işler tabii ki kolay olmadı. Ondan öncesinde Cenova ile Venedik’in kıyasıya rekabeti vardı. İki şehir devleti de denizcilik ve ticaret işindeydi. Sık sık savaşacak kadar kanlı-bıçaklıydılar. Hatta 1380’de son büyük savaşta Venedik, Cenova’nın dev filosunu yok etmişti.

Bir yoruma göre iki kent o kadar zengindi ki, 1380’e dek birbirleriyle savaşmaları, birbirlerine hasar vermeleri, gemi batırmaları onarılmaz zarar vermiyordu. Ancak 1380’de büyük filo gidince ve Cenova borca batınca savaş, rekabet pahalı gelmeye başladı. Ve bu noktada iki kent birbirlerine tahammül etmeye, kendi bildikleri işi yapmaya başladı. Yine savaşacaklardı, ama birbirleriyle değil. Sonuç, kapitalizmin bir başka aşamasıydı: Rekabet ederken mutlaka savaşmana ve birbirini yok etmene gerek yok. Birbirine tahammül et, işini yap, paranı kazan. Yani akıllı ol!

1380’de İtalya’da bunlar olurken Sofya’nın Osmanlı fethine altı yıl, Birinci Kosova Savaşı’na da dokuz yıl vardı. Balkanlar’a yeni geliyorduk.

1380’den önce de sonra da hem Cenova hem Venedik zaten herkesle savaşıyordu. Birinci Haçlı Seferi 11. yüzyılda Cenova ve Pisa’nin marifetiydi. Hesapta dini nedenler vardı, ama asıl mesele doğuda ticaret sahası kazanmaktı. Venedik tacirleri çoktan İstanbul limanının faydasını keşfetmişti.

1202-1204 Dördüncü Haçlı Seferi, Venedikliler’in elde silah çıktıkları bir ticaret fuarıydı. Bizans kenti olan İstanbul’u ele geçirip yağmaladılar. Venedik’teki ziyade dekorasyon malzemesi İstanbul’dandır. Ticari kavga Katolik-Ortodoks kavgasına dönmüştü. Bu kanlı zafer sonunda Venedik tacirleri hem İstanbul’da kalıcı dükkan açıp, hem de Karadeniz limanlarına açıldılar.

Başa dönersek, Cenova’nın San Giorgio Bankası hem kapitalizmin temeli, hem de bugün kullanılan çoğu faydalı mali ticari işin kaynağıdır. Mesela çift girişli defter tutmayı o bankada başlattılar: Giren-Borç oldu, Çıkan-Alacak... Kamu alacağına mahsuben tahvil çıkarma, amortisman fonu, kuponlu tahvil, kamunun vergi gelirini artırması, faiz indirimiyle ekonomik canlanma, takasbank hep Ceneviz icadıdır.

Bu banka 1805’e kadar yaşadı. Yerini benzer bankalara bıraktı. 400 yıl ayakta kalmasının en önemli nedenlerinden biri: Banka devlete kredi veriyordu, ama devlet arada iflas noktasına gelince, gırtlağa basıp tahsilata girişip devleti batırmayı hiç denemedi... Altın yumurtlayan tavuğu kesmenin ve kelle alma yetkisi olan devletle itişmenin kapitalizmde yeri yoktu. Çünkü banka ve yöneticileri, doğdukları topraklarda iş yapıyorlardı. Yani yolcu değil, hancıydılar. Cenova dediğin, nihayetinde hap kadar yerdi.

twitter.com/selimatalayny