Coşkun BAŞBUĞ
Coşkun BAŞBUĞ
coskun.basbug@star.com.tr
Tüm Yazıları

Dipsiz bataklık

Amerika öyle bir bataklığa girdi ki çırpındıkça batıyor...

Trump çıkamadığı takdirde bu bataklığın kendini yutacağını çok iyi biliyor.

Tehlikenin farkında olmanın akıllara getirdiği soru şu.

"Madem yüzme bilmezdin ne işin var o derin sularda?"

SORU SORUYU DOĞURUYOR...

Az önce sorulan soru böylesi şeytani bir ortamda akıllara bir başka soruyu getiriyor.

Acaba Trump dolayısıyla Amerika o derin sulara kendi isteğiyle mi girdi yoksa biri mi itti?

Bu sorunun çok net bir cevabı var.

Evet...

Amerika'yı o sulara biri itti.

Peki kim?

Amerika'yı bataklığa İsrail itti.

Şimdi o İsrail itmesi Amerika bataklıkta çırpınıyor, çırpındıkça da batıyor.

DERS ALMAZ MISINIZ...

Üstelik o Amerika aynı bataklığa Haziran 2025'te de itilmişti.

Haziran ayında İran'a yapılan o saldırıyı da yine durduk yerde İsrail başlatmıştı.

12 gün süren savaşta Trump müthiş bir kurnazlık yapmış ve B2 uçakları sayesinde bataklıktan kurtulmayı başarmıştı.

Şimdi o Trump tekrar düştüğü bu bataklıktan çıkmaya çalışıyor.

Ancak bu kez işler iyi gitmiyor ve Trump çırpındıkça batıyor.

ALTI SAKAL ÜSTÜ BIYIK...

Suyun üstünde iki dudağı kalan Trump'ın işi gerçekten zor...

İsrail'e direkt rest çekip karşısına alsa kasım seçimlerini kazanması mümkün değil.

İsrail Terör Örgütü'ne (İTÖ) uyup ortalığı kan gölüne çevirse kendi seçmenini bırak Amerikan halkından oy alması mümkün değil.

Böyle bir durunda Amerikan askerleri, batan Amerikan gemileri, atılan milyonlarca dolarlık füzeler Trump'ın hesap vereceği ana konu başlıkları.

O HALDE NE YAPMALI...

Trump bu sorunun cevabını buldu.

O halde Netanyahu'nun izinden gitmeli.

O soysuz Gazze'yi unutturmak için İran savaşını peydahladı.

Ben de kendimi unutturmak için dünyayı İran'a toplamalıyım.

Trump işte bu amaca ulaşmak, Amerika'yla İran arasındaki meseleyi dünyanın meselesi haline getirmek için panik halde İngiltere'yi Almanya'yı Fransa'yı Japonya'yı NATO'yu, hatta ilginçtir Çin'i İran savaşına davet etti.

Nasıl, masal gibi değil mi...

Trump bu devletlerden kendisine destek vermelerini İran savaşına katılmalarını istedi. Sebep?

Onlar da gelsin ki mesele uluslararası bir meseleye dönüşsün, katil Netanyahu'nun Gazze'de kendini unutturduğu gibi Amerika'da beni unutsun.

TUZAK ELDE PATLADI...

Trump'ın kurtuluşu bu oyunun tutmasına bağlı ama davet edilen devletlerin refleksine baktığınızda hiçbirinin topa girme niyetinin olmadığını görüyorsunuz.

Neden?

Çünkü o devletler topa girdiği takdirde, burnunu soktuğu anda kendini olayların içinde bulacağını ve kolay kolay da çıkamayacağını biliyor.

Davetlilerden Avustralya, Almanya, Fransa "bizim bu savaşa dahil olma, gemi gönderme gibi bir planımız yok" dedi.

Trump çıplak ortada kaldı.

Bu aczin getirdiği çaresizlikle Trump, İran'a kulağı veriyor ve acaba oradan bir mavi boncuk gelir mi diye umutsuz gözlerle bekliyor.

Ancak İran'da da İsrail'le iş birliği içinde olan paralel yapı İsrail'den daha şahin söylemlerle savaşı coğrafyaya yaymanın ve gerilimi içinden çıkılmaz hale tırmandırmanın yollarını arıyor.

UYANIN...

Gerçekten oyun öylesine kirli ki...

İran sevdası yüzünden İran'ın içindeki bu paralel kanadı görmeyen veya görmek istemeyen bir kesim hala İran güzellemesi yaparak veya konuyu çarparak işi başka yere çekmenin derdinde.

Burada tekrar söylüyorum...

Yarısı TÜRK olan İran halkı mücahittir, savaşçıdır, vatanseverdir.

Savaşçı İran halkı, yarısı Türk olan İran milleti İsrail'i çiğnemeden yutar.

Bizim derdimiz İran halkı, İran milleti ile değil.

Bizim derdimiz İran'ın içindeki o paralel yapı, İslam'ın başına bela, coğrafyanın başına bela olan coğrafyaya bugüne kadar sadece fitne, kan ve gözyaşı getiren o ihanet şebekesiyle...

SON UMUT...

Peki, hal böyleyken nasıl çıkılacak bu işin içinden.

Esas mevzu bu...

Bu işin içinden çıkmanın tek bir yolu var, İsrail üzerinde uluslararası bir baskı oluşturmak.

Bu baskı ancak Türkiye önderliğinde oluşacak bir pakt ile olur.

Türkiye olarak biz bu süreci götürmeye gönüllüyüz ve üstelik biz zaten bu konuda çalışmalarımıza başladık.

İnşallah diğer devletler de bizim bu çağrımıza kulak verir ve bir delinin attığı taşı kuyudan çıkarmayı başarırız, aksi taktirde bu kuyu hepimizi içine alacak.