Yazarlar

Mahir KAYNAK

Mahir KAYNAK

mkaynak@stargazete.com

Dışın içe etkisi

Mahir KAYNAK tüm yazıları

Dünyada büyük değişim yaşanırken bundan etkilenmememiz mümkün değil. Bu etki çevremizdeki savaşlarla sınırlı kalmayacak. Çünkü dünyadaki büyük mücadelede bölgesel savaşlar büyük kavganın nasıl yapılacağını göstermiyordu. Asıl mücadele ekonomik alanda yapılacak. Bu savaş başladı bile. Bu konuda pek emin olmadığım bir operasyondan söz edeceğim. Bir süre önce mizahi bir üslupla şunu yazdım: “ABD doları ortadan kaldıracak ve dolmaz diye bir para basacak, bu yeni para çok tutulacak.”

Ekonomik savaş para üzerindeki spekülasyonlarla başladı. Şu anda piyasada büyük bir altın talebi var. Bu talep altının paranın değerini sağlaması için yapılıyor. Yani halk parasının değer kaybetmesini önlemek için tasarruflarını altına yatırıyor. Altın paranın yerine geçmiyor ama fiyatındaki düşme riski göze alınıyor. Şüphesiz altının değeri düştükçe kaybediyor ama kişinin serveti hiçbir zaman sıfıra inmiyor.

***

Bu durumun görüldüğü normal zamanlarda altın sahipleri altınları satar ve para cinsinden daha büyük bir servet sahibi olur. Bunun benzerinin yakında olacağını ve altın fiyatlarında büyük düşüş olacağını düşünüyorum. Fiyatı düşüren merkez bankalarının piyasaya süreceği altınlar ve halkın yüksek fiyattan aldığı altınlar, para yerine tuttuğu için bankaların yüksek karlar elde etme arzusu başarılı olacak. Bunu yapacak bankaların başında ABD Merkez Bankasının olacağını sanıyorum. Bu operasyon bizi de etkileyecektir.

Dünyada büyük siyasi değişim yaşanırken bizim bundan etkilenmememiz mümkün değildir. Bu iç politikamızı da etkileyecektir. Önümüzdeki dönemde cumhurbaşkanlığı, mahalli idareler seçimlerinde dış güçlerin etkisini hissedeceğiz. Bu seçimlerde ideolojik olarak milliyetçi olan bir partinin, sözde, bölücü sıfatı kullanılan diğer bir parti ile aynı yönde oy kullandığını görebiliriz.

Dünyadaki etkili güçler etkilemek istedikleri ülkelerde sermaye sınıfı ile ortaklık yaratırlar, buradan sağladıkları güçle medyayı, bürokrasiyi kontrol altına alırlar. Bu nedenle seçim sonuçları dünyadaki gidişe paralel olur. Ancak bunu yapan ülke birden fazla olduğu için farklı siyasi hareketler desteklenir. Zaten yabancı güçler oyununu ikili kurar. Bir yandan etkilediği ülkenin ideolojisini diğer yandan dostunu ve düşmanını belirler.

Mesela SSCB’nin dağılmasıyla ülkeler çoğunlukla komünizmden vazgeçtiler. Bu o devletin seçimi değildi. Komünist olmak nasıl başka güç tarafından belirlenmişse o güç tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Bir ülkedeki siyasi partilerden bazıları çok az bir oyla iktidara gelmeyi düşünseler bile büyük değişimleri vaat ederler. Siyasi partilerin çoğu dış desteği önemserler. Bu gücün desteğiyle ekonomik sıkıntıları atlatmayı, dünya üzerdeki durumlarının daha güçlü olacağını düşünürler.

Oysa bir devlet dünyadaki değişimleri doğru anlar ve bu istikamette yol alırsa başarı şansı yüksektir. Mesela şu anda yeni güçleri doğru değerlendirir ve bir seçim yaparsa başarı şansı yükselir. Ama sürekli başarı, bilimde ve teknolojide geri kalmamak ve yaşanılan çağın değerlerini güzel ve yaygın yapmaya çalışmaktır.