Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Eleştirirken ‘kronik asker düşmanlarına’ DİKKAT!

Yiğit BULUT tüm yazıları

Askeri kurumları tek tek ve bir bütün olarak yanlış yaptıklarında eleştiriyoruz. 10 sene önce ağzımızı açamaz, “yanlışı sorgulama” refleksimizi harekete geçiremezdik...

Bugün “eleştiriyoruz”, yapıcı katkılar sağlamak için konuşuyoruz. Her şey olması gerektiği gibi. Askeri yapılar da bu ülkenin bir parçası ve her “parça” kadar sorgulanması doğal. Doğal olmayan ve kabul edilemeyecek adımlar da var. Daha açık yazmak gerekirse; BASINIMIZDA bazı arkadaşlar “asker düşmanı” doğmuşlar, “asker düşmanı” ölecekler! Türkiye’de “kötü ne varsa” onlara göre tek bir suçlu var: Asker, Ordu, Kurumlar...

Önemli ayrıntı da burada gizli. Eleştirirken “kronik düşmanlarla” aynı noktaya gelmemeye, aynı pozisyona düşmemeye dikkat etmek gerekli. Evet, geçmişte hatalar var, çok yakın zamana kadar yanlış teşebbüsler var fakat askerimiz asla ama asla bu “liboşların” iddia ettiği noktada değil...

Bu giriş sonrası soralım; geçmişten bugüne bakarsak, konu hakkında neleri rahatlıkla görebiliriz?

Sevgili dostlar, Türk Silahlı Kuvvetleri, kurumsal karar mekanizmalarında yer alan üst rütbeli bazı ağabeylerin ve “içindeki her kademeden bazılarının” vahim hataları sonucu; 1960,1980 ve 28 Şubat gibi süreçlerde “inanılmaz olaylara” imza attı! Bütün bunlar yaşanırken “Türkiye’de büyük oyunlar oynanıyordu” ve kendini “o çekime kaptıran” her parça gibi “TSK da bu çekime” kapıldı ve istenmeyen sahneler ortaya çıktı... Daha açık yazayım; TSK “vahim hatalar yaptı” fakat bu olaylar “dönemsel analiz” içinde anlaşılması daha kolay olan adımlar ve bunlar asla TSK’nın sonsuza kadar “suçlu” ve “kalıcı yanlış, hatalı evlat” ilan edilmesinin yolunu açmaz...

Sonuç : Bu “kronik düşmanlardan” birini dinledikten sonra kendime sordum; bu adamların “aşırı bir kin içinde” suçladıkları “asker” kim? Cevabı çok düşünmedim; Benim... Evet yanlış okumadınız; benim, sensin, o, biz, siz... Babam, ağabeyim, dayım, komşum, arkadaşım... Bu ülkenin sokaklarında büyüyen, dayağını yiyen, pis suyunu içen HERKES, HEPİMİZ !

Son söz : “Afyon’da yaşananları” en çok eleştiren kişi olarak bu satırları yazıyor ve bir kez daha altını çiziyorum; Türk askeri bazılarının iddia ettiği gibi “kendi halkına karşı olan” ve “seçkinlerden oluşan” bir sınıf asla değildir! OLAMAZ ! “En tepedekiler” dahil Askerimiz, bizlerden-sizlerden yani “yerleşik olamayanların içinden çıkan” insanlardan oluşur ve Türk Milletinin dokusuna sonuna kadar uyumludurlar !

Çok önemli not : Türk ordusunun en zor dönemlerinde, içeriden-dışarıdan “yerleşik unsurların” ve onların uzantılarının her türlü saldırılarını görünce vicdanım sızlıyor! Bu insanlar “bu ülke” için öldüler, ölüyorlar. Son 30 yılda “yerleşiklerin” başımıza ördüğü “kirli savaş” içinde binlerce şehit verdik ve onların çocukları, herkes keyif çatarken, okullarına baba hasretiyle gidiyorlar...Başındakilerin hataları, ihmalleri hatta dönem dönem kendilerini “birilerine adamaları” sonucu; KURUM, bu ülkenin kaderini etkileyecek “vahim hatalara” tarihin akışı içinde imza atmış olabilir... Bu hatalar, birilerine TSK’yı sürekli karalama imkânı vermeyeceği gibi TSK hakkında çıkarımlara da imkân vermez... TSK, bu ülkenin insanının “özünü” oluşturduğu bir yapıdır ve öyle kalmaya devam edecektir...Gerçek Düşman “Asker değil” zamanında askeri bize karşı kullanan Yerel ve küresel “yerleşik düzen” ve uzantılarıdır ! Bu Yerleşik Düzen, ülkenin halkıyla-askerini 1960’tan itibaren “hep karşı karşıya” getirdi ve maalesef çoğu zaman “gerçek halkı kendi amaçları doğrultusunda” asker sopasıyla ezdi... Şimdi uyanma zamanı! “Asker ve halk” aynı tarafta... Türkiye ağır bir saldırı altında ve “Yerleşik Düzen” Siyasi Otorite’nin attığı adımlar ile “yok olma” yoluna girdi...Türk Milleti gerçek düşmanlarını çok iyi bilmeli, gerçekleri görmeli ve asker-halk, hükümet-asker çatışmalarından “büyüyen” İç-DIŞ yapının hakkından gelmeli...Türk Milleti ağır bir saldırı altında ama herkes şundan emin olsun ki; Milletimiz kendine gerektiğinde “YENİ BİR YAŞAM ALANI TANIMLAMAKTAN” geri kalmayacak ve bu yolda karşısına çıkan-çıkacak her türlü düzeni-parçalarını ve taşeronlarını ezecektir... Geçmişe iyi bakın; GEÇMİŞİN SÜZGECİ GELECEĞİN TANELERİNİ VERECEK!