Betül Soysal Bozdoğan
Betül Soysal Bozdoğan
betul.bozdogan@star.com.tr
Tüm Yazıları

Epstein batı elitlerinin normalidir

Modern dönem öncesi Batı'nın Aborjinlerden Kızılderelilere on milyonlarca yerli halkı katlettiği tarihin hakikati olarak bilinir.

Afrika'dan köle olarak taşınan milyonlarca insan ve çocuk, bu zulüm imparatorluğunun bir veçhesini oluşturur.

Yeni Dünya ve Afrika halklarının kültürlerini, geçim kaynaklarını ve özgürlüklerini ipotek altına alan Batı ülkeleri, keşifler döneminde zalimce ve korkunç bir tarih yazdı.

Batılı siyasetçi ve akademisyenlerin söyleminde, tarih anlatırken barbar olan Türkler, günümüzde de vahşi ve terörist olan Müslümanlardır. Ve fakat gerçekler bize çok farklı bir tabloyu ortaya çıkarıyor.

1492'ten 1945 yılına kadar sömürge, işgal ve zulüm düzeni kuran Fransa, İngiltere, Portekiz, İspanya, Hollanda, Almanya, İtalya ve Belçika'nın bugün adalet ve insanlık adına konuşmaya hakları var mıdır?

Peki sonrasında ne olmuştur?

1945'ten itibaren geçen süre içinde çağdaş tarihin parçası olarak bizler, Batı hakkında hangi gelişmelere şahitlik ettik?

Vietnam'dan Cezayir'e Bosna'dan Irak'a Batı yine değişmeyen zalim tavrını insanlık üzerinde sürdürmüştür.

Sözde demokrasi, insan ve çocuk haklarının havarisi kesilen ve Batı dışında kalan halklara norm dayatan zihniyet, kafatası avcılığı ve sapkın tavrını sürdürmeye devam etmiştir.

EPSTEIN, SİYONİZMİN ÇOCUĞUDUR

ABD'de yargıya intikal eden Epstein Davası, Batı'nın kanlı tarihinin yer altındaki dehlizlerde ve adacıklarda devam ettiğini bize net bir şekilde gösteriyor.

Konunun politik ve istihbari tarafı olduğu kadar canice ve zalimce bir tarafı da var. Vatikan'ın kanlı-sömürgeci tarihi mirasını üstlenen Yahudi çetesi İsrail, Kızılhaç, sermaye ve siyasette güç odaklarının temsilcileri, bu sürecin ana aktörleridir.

Bakınız şu ifadeler tabloyu çok net anlatıyor; Eski CIA şefi Robert David Steele mahkeme salonundaki cümleleri: "Bir ebeveyn ve vatansever olarak çocuklarımızın başına gelenlere izin verdiğimiz için çok öfkeliyim. Amerika'da satmak üzere çocuk yetiştiren insanlar var. Ve bunların satışı nüfus kağıtları olmadan yapılıyor. Bu, kolayca öldürülebilirler, kimse onların nerede olduğunu sormaz demektir. Aynı zamanda uçaklar dolusu çocuk ithal ediyoruz, yine hiç belgesi olmayan çocuklar. Bu sadece çocuk istismarı veya çocuk cinsel köleliği değil, aynı zamanda çocuk işkencesi! Görüyorsunuz, adrenalize kan, satanist dünyasının kan içme törenleri var. Aynı zamanda çocukların organ almak için kullanılması var. Sonra ayin törenleri ve ritüel cinayetler var. Sistemi biliyorum, Dünyanın her yerinde casusluk yaptım."

ifadeleri kan donduruyor.

Epstein dosyası kapsamında açığa çıkan canavarlık tablosu şöyle; 500 bin çocuk farklı ülkelerden farklı hikayelerle kaçırılmış! Çocuklara tecavüz edilmiş! Öldürülüp yenilmiş!

İşte vahşi Batı!

Peki kimlerin çocukları bunlar?

Orta Doğu'dan Afrika'ya çoğu afet ve savaş bölgelerinden Kızılhaç aracılığı ile kaçırılan ailesiz çocuklar.

Çocuk kaçakçılığında bin bir senaryo anlatılıyor, şoke edici!

Bu pedofili alçaklar, sermaye, medya ve siyasette güç sahibi olan kişileri adaya götürüp çocukları meze yapmışlar ve böylelikle iktidar sahipleri üzerinde söz sahibi olup, onları yönlendirmişler.

Clinton, Obama, Biden, Trump... Hepsinin adı bu dosyada geçmekte.

Burada organizatör kim? Yahudi aklı. Bizatihi, Jeffrey Epstein'in kendisi Yahudi bir Siyonist.

Peki kim ifşa ediyor? Aslında ABD içindeki güç çatışması diyebiliriz.

Dünya konjonktüründe oluşan Siyonizm karşıtlığını fırsat bilerek ABD içindeki Siyonist çeteyi zayıflatmaya çalışıyorlar diyebiliriz.

Yani ABD içinde "Önce İsrail değil, önce ABD diyenler" hamle yaptı.

Hamas lideri Yahya Sinvar'ın şehit olmadan önce Yahudi dronuna attığı sopayı hatırlıyor musunuz? İşte o sopa Siyonizmin tüm dokunulmazlığını sarstı!

Şimdi her fırsat bilen karşı hamleye girişmiş durumda.

Çocuk kaçırma, tecavüz ve katliamda, Yahudileri ve buna uyum sağlayan Beyaz Hristiyanları asla unutmayın!

Profesör Norman Finkelstein, ne demişti? "İsrail çocukları hobi olarak öldürüyor. Hobi olarak. Sorun Netanyahu değil. Sorun tüm İsrail toplumudur."

Ve Müslüman yazar Lauren Sweeney'e kulak verelim; "Bir Müslüman olarak, İslâm'ın aslında Batı ile uyumsuz olduğunu duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Batı, gerçekte çocuk istismarı, ikiyüzlülük, sömürü, baskı ve tiranlıktır. Gerçek teröristlerin kim olduğunu artık görüyoruz. Elhamdülillah."

Epstein dosyaları pek çok gerçeği önümüze getirdi.

Artık Müslüman dünyayı vahşi ve terörist gibi göstermeye çalışan Batı zihniyetine verilecek çok net bir cevap var.

Bununla beraber Batı toplumundaki suskunluk da ilginç gelmiyor mu size?

500 bin çocuk tecavüze uğramış ve "modern yamyamlar" tarafından yenilmiş, peki yer yerinden neden oynamıyor? Neden yüksek tondan bir tepki yok?

Çünkü Epstein vakası, Batı'nın "evrensel değerler" anlatısının ne kadar kırılgan ve yapay olduğunu gösterdi. Burada ifşa olan yalnızca Epstein değildi, vahşi Batı küresel sisteminin ta kendisiydi.

Hamas'a, Müslüman Kardeşler'e, Gazzeli masum halka, Suriyeli mücahidlere bakalım bundan sonra da tecavüzcü ya da terörist diyebilecekler mi?

Bakınız bu mücadele, Hak ve Batıl'ın mücadelesidir.

Dünyanın asaletini, ahlakını, onurunu, izzetini ve namusunu biz Müslümanlar temsil ediyoruz.

Bu bilinçle çocuklarımıza daha fazla sahip çıkıp mücadelemize güç verelim.

Rahmetli Sezai Karakoç'un dediği gibi "Geldik, çağı gördük, ürperdik."

Agah olalım ve aksiyon üretelim.