Yazarlar

Ahmet KEKEÇ

Ahmet KEKEÇ

akekec@stargazete.com

Erdoğan’ı başkan yapmak isteyen sapıklar

Bir grup “yandaş”, oturmuş, kendilerine sufle edilenleri yazıyor ve “İlle de Başkanlık sistemi” diyor... 

Bu yandaşların aklı fikri yok, öyle ya... Orijinal hiçbir şey söylemiyorlar, sufleyle yaşıyorlar ve sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediklerini tekrarlıyorlar.

Öyle mi oluyor?

Bakalım...

Dün bir radyodan aradılar, “başkanlık sistemi” konusunda birtakım sorular sordular. Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım ve başkanlık sistemini olmazsa olmazlarım arasında görmediğimi ama yine de zaruret gereği bunu tartışmamız ve karşımıza çıkan yeni duruma bir isim koymamız gerektiğini söyledim.

Kısacası, “Ortadaki kaotik görüntüyü sadece sistem değişikliği giderir, bunun adı başkanlık sistemi olabilir” dedim.

Radyocu arkadaşlar anlamadı.

Bir kez de burada tekrarlayayım, bakalım, “Erdoğan kendisini padişah görmek istiyor” diyen Cihangir ahalisi ve “t24 rehabilitasyon merkezi”nde bakıma alınmış saplantılı liberaller de anlamayacak mı?

İsterseniz maddeler halinde gidelim.

BİR- Başkanlık sistemi tartışmaları durup dururken çıkmadı. Eski bir mevzudur bu. Parlamenter sistemi çalışamaz hale getiren (yani Cumhurbaşkanlığı makamını, Senatoyu, yargıyı, bürokrasiyi vesayetin aracı kurumları olarak gören) devletluyu zapturapt altına almak için bulunmuş bir formüldü. Bunu ilk kez, kuvvetli bir şekilde,Turgut Özal dillendirdi. Gerçi Senato, 12 Eylül darbesinden sonra ortadan kaldırılmıştı ama diğer aracı kurumlar parlamento üzerindeki ağırlığını sürdürüyordu. Özal, “güçlü parlamenter sistem olamıyorsa, bari başkanlık sitemine geçelim” diyordu. Bu fikir, bir süre sonra, vaktiyle “Başkanlık sistemi saçmalıktır” demiş bulunan Süleyman Demirel tarafından da kabul gördü; çünkü zatıalileri Cumhurbaşkanı seçilmiş, 5+5’le sağlayamadığı iktidarını başkanlık sistemiyle sürdüreceğine inanmıştı yahut inandırılmıştı. Başkanlık sisteminin yararlı ve elzem olduğunu düşünen üçüncü siyasetçi Recep Tayyip Erdoğan’dır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden itibaren bu düşünceyi savunuyor.

İKİ- Başkanlık sisteminin milli bünyemize uygun olmadığını söyleyenler, tabir-i amiyane ile “sallıyor...” Milli bünyemiz, parlamenter sistemle 65 yıl önce tanıştı. Tek parti dönemi Cumhurbaşkanları (Atatürk ve İnönü), adlı adınca başkanlık yetkilerini kullanıyorlardı. Öncesinde de, bir tür başkanlık sistemi uygulanıyordu. Seçimle gelmiyorlardı ama tahta geçen Hanedan üyelerini de başkan saymak gerekiyor. Demek ki, bu sistem, milli bünyemize çok da yabancı değilmiş. “Başkanlık sistemi de nerden çıktı?” diyen arkadaşların öncelikle şu soruyu cevaplamaları gerekiyor: “Niçin doğru dürüst bir parlamenter sistem kuramadık ve niçin bu kadar darbeye izin verdik?”

ÜÇ- Bugün başkanlık sistemi elzem hale gelmiştir. Çünkü Meclis’e cumhurbaşkanı seçtirmeyenler, yani bütün o e-muhtıracı ve 367’ci taifesi, parlamenter sistemin sonunu getirmiştir. Kimin cumhurbaşkanı olacağına artık Meclis değil, halk karar vermektedir. “Mis gibi parlamenter sistem varken başkanlık da nerden çıktı?”diye ağlayanlar, bu soruyu öncelikle kendilerine sormalıdırlar. Bu durumu siz yarattınız... 367 rezaletine ve e-muhtıraya sahip çıkarak “mis gibi parlamentoyu” işlevsiz hale getirdiniz.

DÖRT- Hem seçilmiş Cumhurbaşkanı, hem seçilmiş hükümet olmaz. Bu durum ileride ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Bu (kaotik) durumu giderecek bir sistem değişikliğine ihtiyaç var. Bu başkanlık mı olur, yarı başkanlık mı, Türk tipi başkanlık mı olur? Siz seçin...

BEŞ“Biz seçim yapmak durumunda değiliz” diyenlerin bir “öneri” getirmeleri gerekiyor. “Erdoğan’ı başkan seçtirmeyeceğiz” demek marifet değil. Siz ne söylüyorsunuz? İleride yetki karmaşasına yol açacak bu kaotik görüntü nasıl ortadan kaldırılacak? Eski sistem daha iyiyse, niçin çıkıp bunu savunmuyorsunuz? Çünkü eski sisteme dönmek de bir fikirdir. Ciddi bir fikirdir hem de... Niçin fikrinize sahip çıkmıyorsunuz?

Bunları anlattım.

Peşinden de şunu ekledim:

Başkanlık sistemi, Erdoğan’ı başkan görmek isteyenlerin bir fantezisi değil.

Biraz “sorumlulukla” bakın ve karşılığı olabilecek şeyler söyleyin...

Şu hayatta işe yarar bir cümleniz olsun.