Yazarlar

Yiğit BULUT

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Ertuğrul’un “Tahrir meydanı” deneniyor...

Yiğit BULUT tüm yazıları

Bundan bir süre önce Ertuğrul Özkök’ün “Türkiye’nin Tahrir meydanı neresi olacak” yazısına bu köşede cevap yazmış ve verilen mesajı deşifre etmiştim... Özkök açıkça “açık-kapalı” olarak Arap Baharı kavramından yola çıkarak çağrısını yapmış ve TAPINAKÇILARIN “ne olursa olsun Erdoğan’dan kurtulmalıyız” planı çerçevesinde “bilinç-bilinçaltı” tohumlamasını yapmıştı...

Sevgili dostlar, bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı arkasına saklanan güçler, yandaşları ve tahrik ettikleri temiz insanlarımız, “Tahrir denemesi” için sokaktalar... Bu yapılanma içinde Cumhuriyeti kuran Atatürk’ün “ne olursa olsun kurtulmalıyız” dediği İnönü ve organik uzantısı CHP ve “yerleşik medya yapılanmasını da” görmek tesadüf değil...

Bu noktada özellikle “bugün olabilecekleri” sorgulamadan, Özkök’ün “tahrik mesajlarını” verdiği yazısına yazdığım cevaptan bazı noktaları alıntılamak istiyorum;

“...411 el kaos’a kalktı dizisini devamı olan bu denemeyi mutlaka görmeli ve şifrelerle yazılanların altında ne denmek istendiğini sorgulamalı...Yazının başlık olarak yazılan ilk satırından son satırına bazı cümleleri almak ve özellikle iki parça yazılanları bir bütünlük içinde karışık okuyarak, yazılan ile söylenmek isteneni birlikte aktarmak istiyorum... Bu detaya geçmeden de bir soruyu eklemem gerekli; bu çatışma-çarpışma ilanı tek başına yapılmış bireysel bir çıkış mı yoksa arkasında bir grup iradesi var mı? Gelelim cümle cümle yazılan-gizlenen analizine...

1. Yazılan: Türkiye’nin Tahrir’i neresi olacak!

Bu cümlenin altında gizlenen: Türkiye’de de Mısır gibi yıllar süren-sürecek bir diktatoryal yapı var ve insanlarımız buna karşı meydanları doldurmalı!

2. Yazılan: Beyaz Türkler ekonominin hala en büyük taşıyıcı gücü olmaya devam ediyor.

Günün modasına ayak uyduran muhafazakar bir orta sınıf gelişiyor ama hala en büyük tüketici Beyaz Türkler!

Bu cümlenin altında gizlenen: Siz iktidar olduğunuzu sanabilirsiniz ama bu ülkede en büyük rantı almaya hala bizim gibiler devam ediyor. Ülkeyi yönetseniz bile ekonomik-finansal dinamiklere hakim değilsiniz. Hala para bizde ve bizde olmaya da devam edecek.

3. Yazılan: İlk büyük tepkiler imam hatip okullarında başlayacak. Tepkinin ilk Tahrir Meydanı oraları olacak. Oralardan binlerce Ahmet Hakan mezun olacak.

Bu cümlenin altında gizlenen: Bu ifadeyi yukarıdaki ile birlikte okumak gerekli; siz ne kadar düzgün bir şekilde insanları eğitirseniz eğitin, para hala bizde olduğu için eldeki maddi imkanlarla biz onları rahat bırakmayacağız, paranın ve dünya nimetlerinin gücüyle yeni Ahmet Hakanlar devşireceğiz ve size karşı onları ortalığa salacağız. Öyle bir kaos yaratacağız ki; inançlı insanları meydanlara dökmeyi deneyeceğiz!

4. Yazılan: Dindar nesil yetiştiremeyenler, ne yazık ki, azınlık da olsalar, iki tarafta da kindar bir nesil yetiştirmeyi başaracaklar. Onların yaratığı bu sorunu ne yazık ki gelecek nesiller yüklenecek.

Bu cümlenin altında gizlenen: Sizden öyle bir intikam alacağız, size öyle şeyler yapacağız ki; çocuklarınızdan bile hesap soracağız!

5. Yazılan: Muhafazakarlar kendilerini artık bu ülkenin muktedir çoğunluğu ilan ettiler, ama medyada sanatta, ekonomide hala çoğunluk olamadılar...

Bu cümlenin altında gizlenen: Ekonomi başta olmak üzere her alan hala bizim kontrolümüzde. Medyada 411 el kaos’a kalktı dinamiği ve zihniyeti hala dimdik ayakta ve gününü bekliyor!

6. Yazılan: Başkalarının ak’ı varsa, onların da beyaz’ı var...

Bu cümlenin altında gizlenen: Bu ülkede AK Parti’ye oy veren yüzde 50’lerin üstündeki halk bizim için başkalarıdır ve biz Beyaz Türkler için öyle kalmaya devam edecektir!

7. Yazılan: Ey baskıcı, empoze edici, zorlayıcı yeni devlet... Çekil aradan!

Bu cümlenin altında gizlenen: Bu ülkede baskıcı, zorba, diktatör dinamiklerin hakim olduğu yeni bir devlet anlayışı oluşmaktadır. Buna karşı duralım, meydanları dolduralım ve sesimizi yükseltelim...

Sevgili dostlar, bugün 29 Ekim... Türk Milletinin esaretten kurtulduğu, kendi sancağını yeniden dalgalandırmaya başladığı, dilini-dinini-gerçeğini özgürce yaşayacağı Türk-İslam Devletinin temellerini attığı önemli tarihlerden biri... Maalesef böyle bir tarih, böyle bir gün TAPINAKÇILARIN tahrikleri, planları Türk Halkını kışkırtma çabaları ile “TAHRİR DENEMESİNE” döndürülmüş durumda... Türk Halkı bu planı görmeli ve bu ülkenin, bu milletin, bu ümmetin geleceği için savaşanlara destek olmalı...

Sonuç: Uyan Türkiye... Alet olabileceğin gerçekleri ve arkasında duranları gör lütfen !