Yazarlar

Resul KURT

Resul KURT

info@resulkurt.com

Evlenene var, şehir değiştirene yok!

Resul KURT tüm yazıları

Okurumuz N. Doğan, “20.02.2013 tarihinde iş başı yaptım ve 2014 yılı Ağustos ayında evlilik nedeni ile işyerinden ayrılmak zorundayım. Ayrıca evlilik nedeni ile şehir de değiştireceğimden dolayı kıdem tazminat hakkımı kullanmak istiyorum. Bununla ilgili nasıl bir yol izlemeliyim?” diyor.

Kimlere kıdem tazminatı ödeneceği 1475 sayılı İş Kanunu 14. Maddesinde düzenlenmiştir. Kıdem tazminatı ödenecek şartlardan birisi de kadın işçilerin evlendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde bu gerekçeyle işten ayrılmaları halidir.

Normal şartlarda şehir değiştirmesi, üniversite sınavını kazanması ya da memuriyete başlaması gibi nedenler kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren durumlardan birisi değildir. Ancak okurumuz evlilik nedeniyle kıdem tazminatı alarak ayrılabilecektir.

Kadın işçilerin evlenme tarihinden itibaren bir yıl dolmadan, evlenme cüzdanı fotokopisi ve işverenliğe yazılan evlenme nedeniyle iş sözleşmesinin feshi yazısı ile iş sözleşmenizi feshettiğinizi bir dilekçeyle işverene bildirerek kıdem tazminatınızı işverenden talep edebilirsiniz.

Yıllık izin kıdemi nasıl hesaplanacak?

Okurumuz Fatih P. “Ben 01.08.1984 yılında çalışmaya başladım. Sigortam da aynı gün başladı. 31.07.1993 tarihinde askerlik için ayrıldım, tazminatımı aldım. Daha sonra aynı işyerinde 01.04.1995 tarihinde yeniden çalışmaya başladım, sigorta günümün dolması sebebiyle şirketten 11.05.2009 tarihinde çıkış yaptım. Yine tazminatımı aldım. Şimdi tekrar çalışmaya başladım. Bu durumda benim aynı şirkette aralıklı olarak çalışmam izin sürelerime bir değişiklik yaptırır mı? Yoksa 26 iş günü olarak mı kullanmalıyım? Ya da kaç gün yıllık izin kullanma hakkım vardır?” diyor.

Yıllık izin ve izne ilişkin uygulamalarda zaman zaman tereddütler yaşanabilmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilerden işyerine girdiği günden başlayarak, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olanlara işyerindeki kıdemlerine ve yaşlarına göre yıllık ücretli izin verilmektedir. İşçinin işyerine giriş tarihinden itibaren deneme süresi de dahil olmak üzere, her çalışma yılını tamamlaması halinde o yıla ilişkin ücretli izne hak kazanır.

4857 sayılı İş Kanununun 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2007/38515 Esas, 2009/10133 Karar ve 9.4.2009/5.11.2009 tarihli kararlarında; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi gerekir. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün olmaz. Ancak, önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri de aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir.İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan arta kalan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenir...”  şeklinde hüküm verilmiştir. Buna göre işyerinizdeki önceki çalışma sürelerine ilişkin yıllık izinlerin, izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmiş olması durumunda bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün olmayacaktır.