Yazarlar

Alin TAŞÇIYAN

Alin TAŞÇIYAN

atasciyan@stargazete.com

Fantastikle zevzeklik arasında

Alin TAŞÇIYAN tüm yazıları

New York’ta bir yüzyıldan fazla süreye yayılan, bu haftanın ‘kadrosu güçlü’ filmi Kış Masalı, ancak romantizmin dibine vuranları etkileyebilir.

Masal, fantastikle zevzekliğin buluşması değildir. Ama Kış Masalı’nı izleyince ortaya böyle bir tarif çıkıyor. Anlatıcının durmaksızın sihirden, yıldızlardan ve mucizelerden, her şeyi birbirine bağlayan bir ışıktan, kaderden ve ölümden didaktik bir dille söz ettiği ve ancak romantizmin dibine vurmuş yetişkinleri etkileyebilecek bir masal bu...

Senarist olarak tanıdığımız Akiva Goldsman, ilk uzun metrajlı film yönetmenliğinde Mark Helprin’in aynı adlı kitabını uyarladı. New York’ta bir yüzyıldan fazla bir süreye yayılan bir aşk ve hayatın mucizesini bulma öyküsü anlatan Kış Masalı’na melekler, Kızılderili mitolojisi, iblisler ve yargıç olarak anılan Lucifer bizzat karışıyor. Filmin kahramanı Peter Lake’in kaderi biraz Musa Peygambere benzetilmiş... Rus anne babası verem oldukları gerekçesiyle ABD’ye göçmen olarak kabul edilmeyince onu City of Justice (Adalet Şehri) adlı bir gemi maketinin içinde denize bırakıyor. Hayatının ilk bölümünü görmüyor, sadece dinliyoruz: Lake’i midye toplayan Amerikan yerlisi bir aile bulup büyütmüş. Lucifer’in sevgili iblislerinden Pearly onun tamircilik becerilerini gasp ve hırsızlık çetesi için geliştirmiş. Ama Peter kan dökmeden hırsızlık yapma teknikleri geliştirmeye başlayınca asıl amacı ‘zarar vermek’ olan iblisin can düşmanı haline gelmiş...

Kötülük kısmı Hristiyanlıktan ödünç alınan Kış Masalı’nda iyiler cephesi Amerikan yerli mitolojisinden izler taşıyan bir tür sihirle çevrili... Peter’ın koruyucu meleği Athanios ya da Doğu’nun beyaz köpeği ışıktan kanatları acil durumda ortaya çıkan bir beyaz at olarak beliriyor. Peter’ın aşık olduğu kızıl saçlı, veremli güzel insanların ölünce birer yıldız haline geldiğine inanıyor. Pearly de mucizesini gerçekleştiren ruhların yıldız olduğunu tasdik ediyor, sayılarının artmasından tedirgin... Anlatıcı bize herkesin bir kaderi olduğunu, o kaderde bir mucize gerçekleşeceğini, mucizelerin sevgiden kaynaklandığını, herkesin biricik olduğunu, bir gün hayatının anlamını bulacağını, herkesin birbirine ışıkla bağlı olduğunu ve buna benzer sözleri dikte edip duruyor. Ama görüntüde sadece karlı manzaralar, şık evler, güzelliği ve çıplaklığı ima edilen genç kadın, siyah giyen kötüler, aksiyona bile dönüşmeyen birkaç dövüş izliyoruz.

KARLI MANZARALAR, ŞIK EVLER

Oyuncu kadrosu çok ünlü isimlerden oluşuyor ama oyunculukları rolleriyle kısıtlı olduğu için William Hurt’ü bile anlam katamadığı bir karakter olarak izliyoruz: Müthiş bir servete sahip bir gazete genel yayın yönetmenini, Peter Lake’in gönülsüz kayınpederini canlandırıyor! Will Smith, adil ve melankolik Lucifer’a en azından biraz mizah katıyor. Russell Crowe elinden geleni yapmış ama iblis Pearly’nin kaybetmeye mahkum olduğu filmin başından beri o kadar belirgin ki bir tek onun durumun farkında olmaması karakterini adeta trajik ve acınası kılıyor! Jessica Brown Findlay, ateşi düşsün diye sürekli soğukta yaşayan veremli kız rolünde ancak kendini sergileyebiliyor. Colin Farrell ise hep bildiğiniz gibi: Neden ve nasıl star olduğu bir muamma...

Hiç mi iyi tarafı yok filmin derseniz elbette var: Efektler gayet iyi ve dozunda. Hiç abartılmadan hoş bir etki yaratıyorlar.

FİLMİN KÜNYESİ

Orijinal adı: Winter’s Tale

Yönetmen ve senarist: Akiva Goldsman

Görüntü: Caleb Deschanel 

Oyuncular: Colin Farrell, Jessica Brown Findlay, Russell Crowe, Will Smith, William Hurt, Jennifer Connely.

Tür: Fantastik, dram, romantik.

Yapım: ABD, 2014.

Sıcacık bir yuva için film çekin!

‘Bu filmi en iyi biz çekeriz’ diyen radyo-televizyon-sinema bölümü öğrencileri kamera başına! Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER), sokak hayvanları için ‘Sıcak bir yuva her canlının hakkıdır’ projesi çerçevesinde 10 bin TL ödüllü bir film yarışması düzenliyor. Çevre ve geri dönüşüm bilinci yaratmak amacıyla düzenlenen yarışmaya katılacak öğrenciler, 31 Mart’a kadar en fazla 45 saniye uzunluğundaki filmlerini PAGDER’e gönderecek. Kazananların 16 Nisan’da açıklanacağı yarışmada birinci olan ve filmi televizyonda yayınlanacak ekip 10 bin TL ödülün de sahibi olacak. Yarışmaya www.yarisma.yuvayadonusenplastikler.com adresindeki form üzerinden katılmak mümkün...