Yazarlar

Halime KÖKÇE

Halime KÖKÇE

hkokce@stargazete.com

FET֒ye Afrika’da da rahat yok

Halime KÖKÇE tüm yazıları

Cumhurbaşkanımızın Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar ülkelerini içeren üç günlük Afrika seyahatinin her biri hem Türkiye’nin söz konusu ülkelerle ticari ve dostluk ilişkilerini geliştirmeyi hem de FETÖ hakkında bu ülke liderlerini bizzat bilgilendirmeyi amaçlıyordu. Bilindiği gibi FETÖ uzun zamandır Afrika ülkelerinde etkinlik gösteriyor. Buralarda hem ticaret yapıyor hem de ülkelerin ileri gelenlerinin çocuklarının da devam ettiği okullar aracılığıyla yönetici kesimlere nüfuz etmeye çalışıyor.

Afrika ülkelerin pek çoğunda bu insanların Türkiye’den gitmiş olması, sempatiyle karşılanmalarını sağlıyordu. Artık Türkiye referansını kullanamıyorlar. Bu bile tek başına FETÖ için Afrika’nın eskiden olduğu gibi rahat hareket edebildikleri bir yer olmadığı anlamına geliyor.

Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat yaptığı bu ziyaretler sırasında, gerekse büyükelçilikler, TİKA, Yunus Emre ve Maarif Vakfı’nın bu bölgedeki faaliyetlerinde, FETÖ’nün 17-25 Aralık’tan 15 Temmuz darbe girişimine kadar yaptıklarını anlatması, tehlikeyi onların da görmesini sağlıyor. Türkiye’nin bu çabaları sonuç vermeye çoktan başladı.

Peki bu sorun bugünden yarına çözülebilir mi? Maalesef hayır. Çünkü FETÖ’nün Afrika yapılanması da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi bir sızma harekatı. Vaktiyle Türkiye markasını kullanarak girdikleri bu ülkelerin siyasi ve ekonomik üst sınıfının çocuklarına eğitim veren okullar kurdular ve bu kesimle ticari ilişkiler geliştirdiler.

Ayrıca tıpkı Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Kafkaslar ve Orta Asya’da hızla varlık kazanmaları gibi Afrika’da güçlenmeleri de ABD’den bağımsız değil. Hal böyle olunca söz konusu ülkelerin içlerine sızmış olan FETÖ’cülerin okullarını hemen yarın kapatabilmeleri mümkün olmuyor. Ancak Maarif Vakfı’nın kurulmasıyla bu okul işinde hayli yol alındı. İlgili ülkelerle imzalanan protokoller sayesinde Türkiye, Gine’de olduğu gibi bunların işlettiği okulları devralmaya başladı. Mülkü tamamen onlarda olan özel okullar için ise eğitim lisanslarının iptal edilmesi yoluna gidilebiliyor.

Cumhurbaşkanı’nın son Afrika ziyaretinin en önemli durağı olan Tanzanya’da da böyle bir yol izlenmesi söz konusu olabilir.

Afrika FETÖ için her geçen gün yaşanamaz bir yer haline gelecek, öyle gözüküyor. Türkiye’nin dostluğunu isteyen ülkelerin FETÖ’ye, bile isteye yardım ve yataklık etmesi zaten mümkün değil. Biraz sabır ve çabayla Afrika yapılanmaları çökertilecek. Kaçacak ülke beğenen FETÖ’cüler sığınacak delik bulamayacaklar.

Afrika’nın ‘kara’ talihi

Doğu Afrika’da evvela Uganda, Kenya ve Somali’yi görmüştüm. Şimdi ise biraz daha güneye indik. Afrika’ya bir bütün olarak bakmak sanki nüansları, her ülkenin, her kabilenin biricikliğini görmezden gelmek gibi algılanabilir fakat bütün olarak ortak bir kaderi yaşamış, neredeyse her karış toprağı kolonileştirilmiş bir kıtadan bahsediyoruz. Bütün kara tenlilerin ortak kaderi olmuş neredeyse kendi topraklarında dahi köle olarak çalıştırılmak. Avrupa ülkelerinin kendi aralarında verdikleri savaşlarda da Afrikalılar ölmüş. Kayıtları bile tam tutulmamış. Birer “savaş zaiyatı” olarak geçmişler tarihe. Bir gün arayla üç ülke dolaşınca birbirine yakın iklimlerin ve sıcak kanlı insanların ülkelerini farklılaştıran şeyin de kimler tarafından sömürüldükleri olduğunu anlıyor insan. Fransızlar nasıl sömürmüş, İngilizler nasıl, anlıyorsunuz.

Afrika, haritada bile olduğundan küçük gösterilen bir kıta. Şimdilerde Çinlilerin istilası altında. Çin yaptığı büyük yatırımlarla büyük paralar kazanırken istihdam alanı da yaratıyor değil ama. Girdiği ülkeye nüfus da transfer ediyor. Böylece hem Çinlilere iş alanı açıyor hem de bir tür nüfus planlaması yapıyor.

Afrika’yı kalkındıracak olan Afrikalıların da çalışabileceği iş alanları yaratmak.