Fransa, Türkiye-AB ilişkisinde “inisiyatifi” alabilir mi?

Son 300 yıldır “Fransa-Osmanlı Coğrafyası-Türkiye Cumhuriyeti dinamiği” üzerine “çalışma” yapan bir dostum aradı. Doğrudan konuya girdi ve şunu söyledi; AB ile toptan bir “uzlaşma eksiği” denklemi karşılıklı yazılıyor. Almanya denklemi kökünden “sabote ediyor”. Bu noktada ilişkimizin geçmişte her zaman daha yumuşak olduğu Fransa ile neden yeni bir “AB-Türkiye” dinamiği kurmak için adım atmıyoruz ?

Sevgili dostlar, dostumuz kibarca şunu söylüyordu; neden Almanya merkezli ilişkiyi “Fransa merkezli” hale getirip yeni bir denklem tesis etmiyoruz ?

Cevap vermedim, telefonu kapattım ve düşünmeye başladım, şimdi de sizlerle paylaşıyorum. Benim AB ile ilgili daha doğrusu kendine “BATI-MEDENİ” diyenlerle ilgili düşüncelerimi biliyorsunuz, 20 yıldır paylaşıyorum. FİKİR OLARAK geldiğim nokta SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ’ın sorduğu soruda odaklanıyor; Batı bizim için ne zaman hayırlı rüya gördü!! SİZCE! BENCE GÖRMEDİ!

Bu noktada “BATI” kavramını da doğru sorgulamak gerekli. Nedir “Batı”? Amerika mı, Avrupa mı ? Türkiye’de ve Osmanlı’da algılanış itibariyle “BATI” her zaman Avrupa oldu, olmaya da devam ediyor ! Peki bizim için hayırlı rüya görmeyenlerle nasıl sağlıklı YENİ bir İLİŞKİ kuracağız?

Çok açık yazayım; Almanya’nın Osmanlı’ya yaptıklarını unutmak mümkün değil. Felaketimizin her zaman sebebi OLDULAR, hala da devam etme eğilimleri var. Umarım değişirler..

Fransa’ya gelince. Karakter olarak Fransızlarla anlaşmamız, daha sağlıklı bir ilişki kurmamızın kolay olduğunu düşünüyorum. Bu tespitime rağmen İNSİYATİFİN karşılıklı adımlar atılarak, karşılıklı istekle oluşturulması gerektiğinin de altını çiziyorum. Sivil toplumun, siyasetin, ekonomik-finansal odakların karşılıklı adımları ile YENİ BİR İLİŞKİ ortaya çıkabilir. Almanya “AB merkezli denklemden” biraz dışarı itilir ve yeni bir yol açılabilir…

Sonuç : Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı olmadığını, kendi yoluna gitmesi gerektiğini son 20 yıldır her ortamda paylaşıyorum. Dünyanın merkezi DOĞU’YA KAYIYOR ve yeni bir dünya denklemi yazılıyor. Böyle bir yapı içinde Fransa, Türkiye ile yeni bir ilişki kurmak ister ve AB-TÜRKİYE DENKLEMİNİ yeniden  yazmak için adım atmak isterse, Türkiye’den çok AB’ye yararı olacaktır. Bu telefonu eden dostum “Fransa’da iyi ilişkileri” olan saygın bir isim. Böyle bir adım varsa, biz de elimizi uzatırız. Olursa hepimiz adına İYİ OLUR, olmaz da bu adım da Almanya’nın sabotajına kurban giderse, BİZ HİÇBİRŞEY KAYBETMEYİZ, DOĞU’YA DOĞRU SALINAN DÜNYA DÜZENİNDE YOLUMUZA DEVAM EDERİZ…

Son söz: YENİ DÜNYA DÜZENİ ve “YENİ BİR TÜRKİYE YÜZYILI” KAVRAMI EŞ ZAMANLI SALINIYOR ! DİKKATLİ BAKANLARA GÖRECEK ÇOK DETAY VAR ! YOLUMUZ AÇIK, HEDEFLERİMİZ NET…