Levent Ersin Orallı
Levent Ersin Orallı
ersinlevent@yahoo.com
Tüm Yazıları

Gazze için vicdan imtihanı: Barış ve insanlık

Gazze için barış kurulunun bir araya gelmesi ve imzaların atılması, yalnızca diplomatik bir gelişme değil; insanlığın vicdanının kanayan yarasına merhem olabilecek tarihî bir dönüm noktasıdır. Uzun yıllardır acının, yıkımın ve belirsizliğin gölgesinde yaşayan Gazze halkı için bu imzalar, sadece mürekkep izleri değil; umut, güven ve onur arayışının somut bir ifadesidir. Şimdi görev gücü ve istikrar gücünün kurulması için hukuki zeminin oluşmuş olması, barışın soyut bir temenniden çıkarak kurumsal bir inşa sürecine dönüştüğünü göstermektedir.

Uluslararası ilişkiler perspektifinden bakıldığında, kalıcı barış ancak meşruiyet, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik ilkeleri üzerine inşa edilebilir. Bugün atılan adımlar, yalnızca çatışmayı durdurmayı değil; adil ve kalıcı bir düzen kurmayı hedeflemelidir. Bu noktada, iki devletli çözüm vizyonu, onlarca yıldır tartışılan ama bir türlü hayata geçirilemeyen tarihî bir sorumluluğu yeniden hatırlatmaktadır. Birleşmiş Milletler kararlarında da karşılığını bulan iki devletli çözüm, hem İsrail'in güvenlik kaygılarını hem de Filistin halkının egemenlik ve devlet olma hakkını tanıyan en gerçekçi çerçeveyi sunmaktadır.

ADALET VE GÜVENLİK DENGESİ

Bu çözümün başarısı, yalnızca sınırların çizilmesiyle değil; karşılıklı tanıma, güven artırıcı önlemler ve ekonomik-sosyal kalkınma adımlarıyla mümkündür. Gazze'de kurulacak görev gücü ve istikrar gücü, güvenliği sağlarken aynı zamanda sivil yaşamın yeniden inşasını da desteklemelidir. Çünkü güvenlik ile insan onuru birbirinden ayrı düşünülemez. Açlıkla, susuzlukla ve ilaçsızlıkla mücadele eden bir toplumda barışın kök salması mümkün değildir.

Bugün Gazze'de en temel insani ihtiyaçların karşılanması acil bir zorunluluktur. Gıda temini, temiz içme suyuna erişim, temel ilaç ve sağlık hizmetleri, güvenli barınma imkânı; bunlar pazarlık konusu değil, insan olmanın asgari şartlarıdır. Uluslararası toplumun, özellikle de insani yardım kuruluşlarının ve bölgesel aktörlerin koordineli bir şekilde harekete geçmesi gerekmektedir. Görev gücü, yalnızca güvenliği sağlamakla kalmamalı; yardım koridorlarının açık tutulmasını, altyapının onarılmasını ve sağlık sisteminin ayağa kaldırılmasını da teminat altına almalıdır.

GAZZE İÇİN TARİHÎ SORUMLULUK

Barışın en kırılgan olduğu dönem, silahların sustuğu ama yaraların hâlâ açık olduğu dönemdir. İşte bu nedenle istikrar gücünün varlığı hayati önemdedir. Hukuki zemini oluşmuş bu mekanizma, taraflar arasında yeniden güven inşa edilmesini sağlayacak şeffaf ve hesap verebilir bir yapı kurmalıdır. Çocukların okula gidebildiği, hastaların tedaviye ulaşabildiği, ailelerin geceyi korkusuzca geçirebildiği bir Gazze, yalnızca Filistin için değil, tüm bölge için bir umut olacaktır.

Unutmamalıyız ki iki devletli çözüm, yalnızca bir diplomatik formül değildir; iki halkın da eşit onur ve güvenlik içinde yaşama hakkının tanınmasıdır. Bu hak, uluslararası hukukun ve evrensel değerlerin temelidir. Eğer bugün kurulan komisyon, görev gücü ve istikrar gücü bu bilinçle hareket ederse, atılan imzalar tarihin tozlu sayfalarında kaybolmayacak; aksine yeni bir başlangıcın mührü olacaktır.

Gazze'de kalıcı barış, yalnızca siyasi liderlerin değil, insanlığın ortak iradesinin sınavıdır. Şimdi sorumluluk, sözleri eyleme dönüştürme zamanıdır. Açlığı bitirmek, susuzluğu gidermek, yaraları sarmak ve umudu yeniden yeşertmek; barışın en gerçek ve en kutsal tezahürüdür. Eğer bunu başarabilirsek, Gazze yalnızca bir coğrafya değil, insanlığın vicdanında yeniden doğan bir umut olacaktır.