Yazarlar

Mahir KAYNAK

Mahir KAYNAK

mkaynak@stargazete.com

Geleceğin tahmini

Mahir KAYNAK tüm yazıları

Önümüzdeki günlerde dünyada neler olacağını ve bunun ülkemize etkilerini tahmin etmek zordur ama imkansız değildir. Ancak yapılacak hatalar az olmayacaktır. Meseleye komşular açısından bakmak duygusal bazı etkilere kapılmamıza neden olur ama hata ihtimali yüksektir. Mesela ABD’yi bu model içinde değerlendirmek mümkün değildir. Mesela Osmanlının komşusu İngiltere değildi ama bu güç, imparatorluğun sonunu getirdi. Şüphesiz Osmanlıyı maddi bakımdan yok etmesi mümkün değildi ve geriye kalanları çıkarlarına göre tanzim etti. Onun Osmanlıya düşman olması için duygusal nedenlerin baskın olduğu söylenir ama olayların arkasındaki maddi imkanlar bu savaşı başlatmış sayılır. Ama ele geçirilen bölgedeki enerji kaynakları dünyanın diğer yerlerindeki ülkelerin de İngiltere’den etkilenmesine sebep olmuştur.

Gelecek bir bütündür ama birçok parçadan oluşur. Mesela askeri üstünlüğün kimde olacağı, dünyadaki ekonomik gücün kimin kontrolünde olacağı, coğrafi konumun faydalı ya da tehlikeli oluşu geleceğin oluşumunda etkilidir. Ancak bir ülkenin elindeki imkanlar doğru kullanılmazsa büyük bir başarı kazanmak mümkün değildir. Osmanlının elindeki imkanlar yetersizdi. Ekonomisi çağın gerisinde kalmış, sanayideki gelişmenin toplum üzerindeki etkileri bilinmiyor, silahlar başka ülkelerden satın alınıyorken başarı şansı azdı.

***

Türkiye’nin bölgesel bir güç olması coğrafi ve kültürel konumundan da faydalanmaktadır. Dünyayı yöneten büyük güçlerden biri olmanın çok önemli gerekleri vardır. Bunlardan en önemlisi ekonomik yapıdır. Günümüzde ekonomide büyük başarılar kaydettiğimiz söyleniyor. Ekonomimiz iki boyutlu, birinin rakamlarla ifade edilenler diğerinin ise bu rakamların özelliğidir. Yani hangi malların üretildiği ve teknolojideki gelişmeyi ülkemizin izleyip izleyemediği bu teknoloji için gerekli bilimsel yapıya sahip olup olmadığıdır. Bugün ülkemiz bölgesinde inşaat konusunda lider konumundadır ama bununla ilgili bilimsel araştırma yapılmamaktadır. Şöyle bir benzetme yapabiliriz: Ülkemiz teknoloji üretiyorsa ekonomide söz hakkı olabilir. Üretemiyorsa diğer ülkelerin izin verdiği kadar çağın gereklerine uyar.

Bizim kalkınma stratejimiz sadece rakamlara dayanmamalıdır. Bu önemli olsa petrol üreten ülkeler en gelişmiş ülke sayılırdı. Oysa bugün onlara aşiretmiş gibi bakılmaktadır. Dış ticaret açığımızın giderek azalsa bile önemli bir zafiyet olduğu ve kendi imkanlarımızla bugünkü strateji ile bunu aşamayacağımız bilinmelidir. İleri teknoloji ve bunun alt yapısı olan bilimsel çalışmalar ilk sırada yer almalı, ileri teknoloji kullanan ve çevre ülkelerin ihtiyacına da cevap veren bir tarım sektörü inşa edilmeli, bunun dışında ileri teknoloji sanayide de kullanılmalıdır. Bugün yönetimin bu yönde çalışmalar yaptığını görüyorum. Amacım bu tercihi bütün halkımıza yaymaktır.

Bu konuda önümüzdeki önemli bir engel duygusal yaklaşımlarımızdır. Kahramanlık ve vatanseverliğin bütün sorunlarımızı halledeceğini düşünürüz. Bu vasıflar şüphesiz faydalıdır ve bizim karakter sahibi olduğumuzu gösterir. Ancak bir mücadelede bu yetersizdir. Şimdi üstün teknoloji ve bunun yarattığı silahlara sahip olmak çok etkili. Bireysel üstünlüğümüz etkileyicidir ama belirleyici değildir.