Yazarlar

Selim ATALAY

Selim ATALAY

http://www.selimatalay.com

Gelişen Ekonomi- lafını lağvediyoruz... Doğrusu: Büyüyen Ekonomi

Selim ATALAY tüm yazıları

Piyasalar endekse bakmayı sever. Finansal kuruluşlar da endeks yapmayı sever. Yapılan endeksler kullanıldıkça, yaygınlaştıkça hem getirisi var, hem de saygınlığı... HSBC’nin Gelişen Piyasalar Endeksi var. Ülkelerin ekonomik büyüme trendlerini gösteriyor... Önce hangi ülkeler? Ekonomik büyüklükleri itibariyle en büyük 16 Gelişen Piyasa... Aralarında Türkiye de var... Ekonomik büyüme artık bu grubun sanatı oldu.

HSBC, Markit veri kuruluşuyla birlikte 16 ülkelik ekonomik büyüme endeksini, ‘İmalat ve Hizmet Sektörleri Satın Alma Yöneticileri’ verilerini toplayarak yapıyordu. İmalat ve Hizmet’te ne olduğunu bulunca, büyümenin hızı anlaşılıyor. Bu yayınlanan verilerdeki PMI vurgusu da önemli. PMI öncü gösterge sayılıyor ve borsa analistleri PMI rakamlarını dünyada ve Wall Street’te ciddiye almaya başladılar. Bu verilerin dünyada aynı gün açıklanıyor olması da dizi-heyecan yaratıyor... Satın Alma, şirketlerin imalat niyetini en somut ortaya koyan veri... İmalatçı, yolun devamında bir arıza çıkacağını hissedince... ki burada ‘his’ gayet önemli, hammadde ve diğer alımı durduruyor, işçi almıyor... Vites küçültüyor.

Bu vites küçültme olayı hayli yıpratıcı: Mesela ‘Mali Uçurum’ beklentisityle vites küçülten Amerikan ekonomisine bakın... Kimse elini cebine atmadı, tayfun geldi, şu oldu, bu oldu... ve 2012 dördüncü çeyrekte ekonomi daraldı.

HSBC’nin bu endeksi üçer ayda bir yapılıyordu. Şimdi aylık yayınlanacak... En son ocak endeksinde rakam 53.9’a gelmiş. Aralıkta rakam 53... Yani endeks yükseliyor. Yani bu ülkeler büyümeyi sürdürüyor... Ayrıca varılan nokta, Şubat 2012’den beri en yüksek... Bu endeksin diğer özelliği, 50 puanın -sınır- olması. Endeks 50 puanın üzerindeyse -Büyüme- demek. 50’nin altı -Daralma... Endeksin 7 yıllık ortalaması 54 küsur.. Yani dünyada Gelişen-Büyüyen Ekonmiler iyiye gidiyor.

Büyümenin çoğu, evet Çin’den kaynaklı... Bu en azından Çin’in çakılmadığını, yumuşak iniş yaptığını ve dünyaya sorun yaratmayacağını gösteriyor. Geçen yılın önemli bölümünü Çin sakızı çiğneyerek geçirmiştik... Çin sanki -benden korkacağınıza, siz Euro Bölgesi’ne bakın- diyor... Çin iyi çalışınca, bunun Asya’ya olumlu yansıması var. Çevre ekonomileri de canlandırıyor. Avrupa tarafında ise Euro Bölgesi’ne ihracat yapanlar olumsuz etkileniyor, mesela Türkiye... Avrupa’daki ekonomik yavaşlama ve pazar daralmasını çevre ülkeler de  hissediyor. Endekste AB ülkeleri Polonya ve Çek Cumhuriyeti de var.

HSBC 1 Şubat’ta da Türkiye Ocak İmalat Verisini yayınladı ve orada PMI 22 ayın zirvesinde. Son 5 aydır üst üste yükseliş var... Yine bu yakında yayınlanan ve -düşüş- yazan aralık sanayi üretiminin dikiz aynası olarak geçmişi gösterdiği söylenebilir. PMI ile ise ileri bakmak mümkün. Biri eski, diğeri geleceği daha gösteriyor. 

Ve her durumda Türkiye’nin -Gelişen- değil  -Büyüyen Ekonomi- olduğunu vurgulamakta yarar var... HSBC’nin 16 ülkesinden zaten Türkiye dahil 8 tanesi, BRIC artı TEKMe, yani Jim O’Neill’in Büyüyen Ekonomileri.

Sonra Asya’da Hong Kong, Tayvan, Vietnam var. Avrupa’da Çek ve Polonya. Ortadoğu’da Mısır, Suudi Arabistan ve BAE... Hangi ülkelerle aynı sınıfta olduğumuzu yansıtması açısından ilginç. Bizim sınıfın öncüsü olan ve Türkiye dahil 8 ülkeye -Büyüyen Ekonomi, demek şart. Gelişen... sıfatı çok sudan kalıyor.  Bu ‘gelişen’ lafını lağvetmek gerek. Gelişmiş’leri zaten kriz aldı götürdü, satamadan getirdi...

twitter.com/selimatalayny