G.Saray bir başkaydı

Galatasaray, Manchester United’ı yenerken bir ilke de imza attı. As takım ikinci takım, genç takım fark etmez. Forma Manchester United forması. İlk maçtan sadece R.Silva ve Carrick var denebilir, ancak bu takım rahatlıkla bizim ligimizde zirveye oynar.

Bu maç berabere de bitebilirdi, onlarda kazanabilirdi. Ama bir gerçek var ki Galatasaray özlenen, beklenen futbolunu sergiledi. Rakibiyle her alanda mücadele gücü yüksek bir rekabet içine girdi. Ayağa oynayan, tehlikeli bölgeye doğru isabetli çok pas yapan, oyunu kontrolünde tutma isteği üst düzeyde olan bir takım seyrettik.

Defansta güvenilirdiler. Futbolda en zor olan ofansta üretkenlik için de çok istekliydiler. Pozisyon üretmenin zor olacağını hesaplayan Fatih hoca belli ki duran top çalışmasını da ihmal etmemişti. Galatasaray 52 bin seyircisiyle muhteşemdi. Müthiş şovla başladılar, takımlarına çok büyük katkıları oldu. Maçın her anını yaşadılar. Taraftar ve oyuncular her açıdan uyum içinde hareket etti. Taraftar takımı, takım taraftarı tempolu bir şekilde coşturarak maçı tadına doyulmaz bir futbol ziyafeti haline getirdi.  Gelelim Fatih Terim’e bu kez mazeret üretmek yerine çözüm üretti. Anaokulu çocuğu gibi oyuncularının üzerlerine titreyerek onları motive etti. Tercihlere bakılınca işte Riera. Hücumun defanstan başlaması gerektiğinin en güzel örneklerini verdi. Çıkışları, ortaları mükemmeldi. Nordin Amrabat, Terim’in sisteminde zorlanıyordu. Rakipleriyle birebir kaldığında gösterdiği performansı fizik gücüyle daraltılan alanlarda da göstermesini bildi. Hele bir de istediği topları aldığında onu seyretmek gerçekten büyük bir keyif oldu. Takımda en çok eleştirilen isim Melo’nun da dönüşü muhteşemdi. Hırslı, istekli, aklı ayaklarına, kafasına hükmeden bir kahraman gibiydi.

Yine kötü golcü olarak eleştirilen Burak hem bireysel anlamda geliştiğini hem de takıma uyumu açısından mesafe kat ettiğini gösterdi. Ligde attığı gollere şans denilen Burak arkasından atıp tutanlara inat Avrupa’da da gol krallığı için yarışıyor.  Fatih hoca bu oyuncuların hepsi ile maç saatine kadar birebir görüşmeler yaptı. Saha çalışmalarını mental anlamda destekledi. Ve başardı. Şimdi bu motivasyonu istikrarlı bir şekilde sürdürmek Terim’in deyişiyle “Kazanma alışkanlığını da” artıracaktır. Böyle maçlarda oyuncu kendiliğinden de motive olur. Ama bu seferki bir başkaydı. Avrupa ve milli maç dönüşleri sıkıntılı oluyor. Bundan sonra boş hafta yok. Ligimizde iyi futbol seyretmek bizim de hakkımız.