Yazarlar

Mustafa KARTOĞLU

Mustafa KARTOĞLU

mkartoglu@stargazete.com

Güvenlik ya da ‘güvensizlik’ konferansı

-BERLİN-

Münih Güvenlik Konferansı’nın 54.’sü bugün başlıyor. Konferansı ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığındaki Türkiye heyetinin temaslarını izleyeceğiz. 

Konferans, güvenlik politikasıyla ilgili en etkin kişilerin bir araya geldiği tek uluslararası platform. Aralarında anlaşmazlıklar bulunan ülkeler dahil. 

Konferansa 2017’de tüm dünyadan 500’ün üzerinde politikacı, bürokrat, güvenlik uzmanı, uluslararası örgüt temsilcisi ve araştırmacı katılmıştı.  

Bu yıl da Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Theresa May, Hollanda Başbakanı Mark Rutte, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve 16 devlet başkanı, 15 başbakan, 47 dışişleri bakanı, 30 savunma bakanı, uluslararası kuruluşlardan 59 temsilci katılacağını teyit etti. 

ABD Savunma Bakanı James Mattis ile ABD Başkanı Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster da Münih’te olacak. 

Türkiye konferansa Başbakan Yıldırım başkanlığında, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, AB Bakanı Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan ve Cumhurbaşkanlığı’na bağlanan Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’in de aralarında bulunduğu bir heyetle katılıyor. 

Konferansın genel gündeminde, Trump başkanlığındaki ABD’nin küresel ekonomik ve askeri politikaları, NATO ve AB’nin güvenlik politikaları ile Kuzey Kore, Çin, Rusya, Suriye, mülteci sorunu ağırlıklı yer tutacak.  

Buna dijital güvenlik politikalarını da eklemek gerekir. Zira ABD’de son seçimde başlayan ve Avrupa’daki seçimlerde devam eden “Rusya’nın seçimlere internet üzerinden müdahale ettiği” iddiaları da önemli bir gündem maddesi. 

Türkiye açısından bakarsak, ABD, Almanya ve İngiltere heyetleri bu konferansta önemli görüşmeler yapacak. 

Türkiye’nin gündeminde daha çok Suriye’deki durum, NATO müttefiki ABD’nin Türkiye sınırında PKK/YPG terör örgütünü silahlandırması, kontrolsüz göç, AB ile ilişkiler yer alıyor. 

Konferansın en önemli konuklarından biri Başbakan Yıldırım olacak. 

Bunun için Konferans Başkanı Wolfgang Ischinger’in geçen hafta yaptığı açıklamada ki şu sözlerine bakmak yeterli: “Suriye’deki kriz, Suriye kaynaklı ABD -Türkiye gerilimi ve AB ile Türkiye arasında mülteci akını mutabakatı ışığında Türkiye Başbakanı Yıldırım’ın katılımı önem taşıyor. Türkiye salt jeostratejik bakımdan bile Almanya ve Avrupa politikaları için vazgeçilemez ve yakın bir ortak. Yakındoğu ve Ortadoğu'ya ilişkin stratejik politikalarımızı, Türkiye olmaksızın ya da Türkiye'ye karşı veya Türkiye yokmuş gibi davranarak mı tanımlayacağız?”

Ischinger’e göre‘iki önemli NATO müttefikinin yollarını ayırması tüm ittifak için büyük bir stratejik hata olur’ ve bu yüzden ABD ile Türkiye  görüş ayrılıklarını giderme arayışında. 

Konferans sırasında Yıldırım ve bakanlar ABD’li muhataplarıyla da bir araya gelecek. Ancak bu görüşmeler ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un Ankara ziyaretinin sonuçlarına bağlı olacak.  

ABD ve Avrupa yükselen milliyetçiliğin de etkili etkisiyle kısa vadeli çıkarlarını mı, yoksa uzun vadeli stratejik işbirliklerini mi tercih edecek? 

Münih Güvenlik Konferansı yaşanmakta olan ‘vekaletler savaşı’nın nereye evrileceği konusunda bir fikir verecek. 

Edineceğim bilgileri ve izlenimlerimi paylaşacağım.