Yazarlar

Resul KURT

Resul KURT

info@resulkurt.com

Hangi işçi işten çıkartılamaz?

Resul KURT tüm yazıları

Son 10 yılın önemli bir konusudur iş güvencesi. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan  işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında iş güvencesine ilişkin hükümler uygulanmaz.

İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak işverenin 25. maddenin 2 numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Eğer işçinin savunması alınmamış ise bu feshi geçersiz kılacaktır.

İşçinin bir davranışının, “haklı neden” olarak değerlendirilmesi durumunda hizmet sözleşmesi derhal sona erecek, işçi herhangi bir tazminat almaya hak kazanamayacaktır. Feshin “haklı sebeple fesih” olması durumunda işçinin işe iadesi söz konusu olmayacağı gibi, işçinin “ihbar öneli” hakkı da olmayacaktır. Haklı fesih’in 4857 sayılı Kanunun 25/II. maddesine (ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) dayanması halinde ise kıdem tazminatı ve işsizlik sigortasından yararlanma da söz konusu olmayacaktır. Oysa “haklı neden” olmayıp “geçerli neden” olması durumunda kıdem, ihbar ve işsizlik sigortası hakları (şartlar yerine gelmişse) söz konusu olabilecektir.

Geçerli fesih için söz konusu olabilecek sebepler, işçinin iş görme borcunu kendisinden kaynaklanan veya işyerinden kaynaklanan sebeplerle ciddi bir biçimde olumsuz etkileyen ve iş görme borcunu gerektiği şekilde yerine getirmesine olanak vermeyen sebepler olabilecektir. İşverenden beklenen feshe en son çare olarak bakmasıdır.

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde işe iade davası açabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. İşçinin geçerli bir neden olmadan iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde hem boşta geçen dört aya kadar olan sürenin ücret ve diğer haklarının, hem de işe başlatılmaması halinde dört-sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödenebilecektir.

Bankacılar da yıpranma istiyor

Bir süredir gazeteci meslektaşlarımızın yıpranma payının yeniden getirilmesine ilişkin talepleri yeniden gündemde. Umarız en çileli mesleklerden birisi olan meslektaşlarımız bu haklı taleplerinin karşılığını alır. Ancak bize bu aralar gelen maillerden gördük ki, özellikle bankacılar da, yıpranma payı olarak bilinen itibari hizmet süresinden ve buna bağlı erken emeklilik hakkından yararlanmak istiyor. Bence de yoğun ve stresli bir çalışma temposu olan bu meslek grubunun da talebi haklıdır. Umarız bu sese de kulak verilir.