Yazarlar

Mustafa Nihat Yükselir

Mustafa Nihat Yükselir

myukselir@stargazete.com

HDP’nin içine CHP kaçtı

Türkiye dün Meclis'te tarihi bir kararın alınmasına şahit oldu.

Irak ve Suriye’de terör estiren IŞİD’in tehlike arz edecek şekilde sınırlarımıza dayanması üzerine Türkiye gerekli önlemleri almak için harekete geçti.

IŞİD’in Suriye’de ve Irak’ta estirdiği terörün içinden kaçan 1.5 milyon mülteciye kapısını açan Türkiye, yanı başında yaşanan katliama duyarsız kalmadı.

Hükümet sınır güvenliğini sağlama çerçevesinde gerektiğinde askeri müdahalede bulunma yetkisi için tezkere hazırlayarak Meclis'in onayına sundu.

AK Parti ve MHP’nin oyları ile tezkere kabul edilirken CHP ve HDP tezkereye ret oyu kullandı.

HDP ile CHP’nin Kürtlerin katledilmesini seyretme konusunda bir ittifak yapacakları aklımın ucundan bile geçmezdi.

HDP’nin devamı olduğu siyasi görüşün çıkışı CHP’nin Kürt politikasının yanlış olması sonucu olmuştu. Yani HDP CHP’nin Kürt politikasına karşıtlığı üzerine inşa edilmişti. Ama bugün Kobani’de Kürtleri katleden IŞİD terörüne karşı sınırda güvenli alan oluşturmak için istenen tezkereye birlikte ret oyu verdiler.

HDP hangi gerekçe ile ret verdiyse versin sonunda CHP’nin gerekçelerine de ortak olmuş oluyor.

 Peki, HDP’li vekiller CHP’lileri Meclis'te dinleyince ne düşündüler.

 CHP’nin hangi ret gerekçesini gerçekçi buldular. Hangisine “Evet biz de böyle düşünüyoruz’’ diyebildiler.

CHP adına konuşan Sayın Loğoğlu’nun ne söylediğini duydular mı HDP’liler?

Akla ziyan bu gerekçelere, bu garip açıklamalara katılıyor mu HDP?

CHP mecliste yaptığı açıklamada’ IŞİD ile mücadele sınırların dışında değil sınırların içinde verilmeli’ diyor. CHP IŞİD’in merkezinin Türkiye olduğunu söylüyor.

Abartmıyorum, Sayın Loğoğlu konuşmasında ret gerekçesi olarak söyledi bunu. Yani CHP’ye göre sınır dışına çıkmaya gerek yok IŞİD burada. Dolayısı ile tezkereye de gerek yok. CHP’ye göre Kobani’de yaşanan çatışmalar, katliam ile karşı karşıya kalan halkın bölge halkının durumu Türkiye’yi ilgilendirmiyor.

CHP 2003 yılındaki ABD’nin Irak’ı işgali için topraklarımızı kullanmak istemesi ile şu an yanı başımızda yaşanan katliamı bir tutuyor. Loğoğlu “2003 yılındaki tezkereye ret veren CHP bu tezkereye nasıl ret vermesin” diyor.

Çözüm sürecine de karşı çıkan CHP’ye göre AK Parti bu tezkereyi kötü amaçlar için kullanacak.

Kendini çözüm sürecinin bir tarafı olarak gören HDP, hükümetin bu tezkereyi bölgesel göç olarak kullanılacağı gerekçesi ile ret verdi.

Bir yanda sınırda çatışmalarda ölen Kürtler için eylem yapan, askere taş atan, ölen vatandaşlar için hükümeti göreve çağıran HDP, öte yandan CHP ile birlikte Meclis'e getirilen tezkereye ret verdi.

Ne olursa olsun, ister ülke güvenliği, ister vatandaşlarımızın can güvenliği söz konusu olsun fark etmez CHP için.

 CHP, AK Parti ne isterse gözü kapalı karşı çıkması ile siyaset yaparken, HDP ise özelikle çözüm süreci ile birlikte sergilediği ılımlı politikalarla her kesimin takdirini kazanmıştı.

Ama bu son tezkere gündeme geldiğinde adeta HDP’nin içine CHP kaçtı. HDP CHP ile birlikte tezkereye gözü kapalı ret verdi.

Umarım HDP bu zihin tutulmasından vazgeçer, bu tavrını çözüm süreci için de sürdürmez.