Yazarlar

Selim ATALAY

Selim ATALAY

http://www.selimatalay.com

İç savaş değil vekaleten savaş

Selim ATALAY tüm yazıları

Suriye’de içsavaş var - söylemini Washington çok sevdi. İç savaş deyince, -başkasının derdi- oluyor... Bizim karışmamız uygun olmaz, şeklinde. Halbuki daha gerçekçi teşhis: Suriye’de iç savaş yok, vekaleten yürütülen bölgesel güç savaşı var. Dolaylı savaş var... Şam, İran denetiminde ve Moskova himayesinde. İran’a bağlılık, mezhepten... Moskova’ya bağlılık eski alışkanlık. Sovyetler Birliği zamanından. İran Hizbullah üzerinden ve Lübnan’ı da riske atacak biçimde Suriye’de taraf. ABD’nin Direnişçilere desteği Tahran ya da Moskova kadar kararlı değil. Arap ülkeleri ve Türkiye’nin desteği, bölgesel kaygılardan. Direnişçiler Moskova-ABD pazarlığı içinde harcanmaktan, ihanete uğramaktan kaygılılar. ABD silah ve malzeme desteği belirli gruplara sürüyor. O grupların zamanla direnişe hakim olmaları umuluyor. Suriye’de zaman- demek, daha çok kan dökülmesi, demek

ABD-Rusya’nın Şam kimyasal anlaşması daha ‘tamam’ değil... BM Güvenlik Konseyi’nde sürecin tescili gerek... Üstelik anlaşma Beşar’ı taraf olarak tanıyor, BM karşısında muhatap oluyor. Gerçi Obama -Beşar Esad zaten meşru değildi, bundan sonra da meşruiyet kazanamaz- deyip tavrı sürdürüyor. Ancak anlaşmaya uymamanın Beşar’a şimdilik bir yaptırımı yok. Hatta Moskova’dan -Aferin- bile alabilir. Konsey’den bir karar çıkacaksa da Moskova Şam’a yaptırım kapsamında askeri harekatı önlemeye kararlı. Şimdilik Beşar’ın nerede hata yapacağı beklenecek. Bu bekleme de daha çok kan dökülmesi demek

Asıl etki, diplomasi ve küresel güç dengesinde. Rusya’nın son manevralarla ön alması, ABD ile eşit hale gelmesi, ağır bir darbe... Cumhuriyetçi Parti muhalefeti Rusya’nın bu başarıyı Obama’nın hataları sayesinde yakaladığını söyleyip, veryansın ediyor... ABD Rusya karşısında gerilerken, diğer müttefikler de yaralandı. İngiltere hükümeti, Obama’ya destek olsun diye öne atıldı, iç kargaşaya yenik düştü. Fransa da aynı biçimde bombardıman için öne atıldı, sonra açığa düştü. Türkiye yanında Suudi Arabistan ve Arap Birliği de ABD’ye harekat için destek verdi... Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin -harekatı destekleriz, ama açıkta bunu söyleyemeyiz, iç siyasetimiz karışır- dediklerini ABD medyası yazıyor. Şu noktada Washington’un hasımları değil, müttefikleri nezdinde kredibilite sorunu var.

ABD Şam kimyasal sürecinin İran’a nükleer konuda ders olması gerektiğini söylese de, İran’ın bu durumdan alacağı ders şu: Rusya arkanda sağlam durursa, birşey olmaz... 

Bu arada ABD-Rusya anlaşmasının Suriye’yi Rusya’ya tamamen teslim ettiği ve Şam’ın Küba gibi, Kuzey Kore gibi dokunulmaz bir kukla devlet olduğu- tartışılıyor. İlk bakışta çok yanlış değil. Küba ya da Kuzey Kore’ye kimse dokunamıyor. Silah ve malzeme destekleri tamam ve sınırları kapatıp keyfi rejimi sürdürmekteler. Bu ülkeler hanedan ailesinin elinde. Ancak Küba-Kore statüsü Şam’a ağır gelir. Küba, okyanusta bir ada, Suriye ise komşularla çevrili bir ada ve çevreye istikrarsızlık saçmayı sürdürüyor...Şam bir süre daha çevreye rahatsızlık verecektir. Suriye’de sorun şimdlik donmuş gibi, ama bu durum geçicidir, bölgede birşey donmaz. Zamanla sorunun ağırlığı anlaşılacak. Ve tekrar: Zaman, Suriye’de daha çok kan dökülmesi demek.  twitter.com/selimatalayny