Yazarlar

Resul TOSUN

Resul TOSUN

rtosun@stargazete.com

İlahiyatçıların tartışması dinden soğutuyor!

Resul TOSUN tüm yazıları

Nevzat Çiçek kardeşimiz ilgiyle izlenen programlar yapıyor. 

Seçtiği konular seyircinin dikkatini çeken konular. 

Muhalif muvafık 5-6 kişiyi saatlerce konuşturuyor.

Evvelki akşam da ilahiyatçı 5 misafir hurafe ve bidatleri tartıştı.

***

Mahalle kavgası gibi bir dini tartışmaydı. Biri konuşurken öteki laf atıyor. Biri diğerini alaycı sözlerle küçümsüyor. Şirk ve küfür fetvaları havada uçuşuyor. Biri sözünü bitirmeden bir başkası bir şeyler söylüyor. Kimin ne söylediği anlaşılmıyor. Tam bir kakofoni.

Hatta misafirlerden biri durumdan rahatsız oldu ve uzun süre suskun kaldı. Sebebi sorulduğunda da seyirciye kötü örnek oluyoruz mealinde uyarıcı sözler söyledi.

Hakikaten kötü örnek oldular.

***

Güya kamuoyunu aydınlatacaklardı tam tersi oldu kafaları iyice karıştırdılar.

Nevzat kardeşim de kusura bakmasın ama o tür programlar dine yaklaştırmak yerine dinden soğutuyor. Okuduğu bazı seyirce mesajları da bu istikametteydi.

İlahiyatçıların bu seviyede tartışması seyredenin yüzünü buruşturduğu bir tartışmanın ötesine geçmiyor maalesef.

***

Bu programı dine önyargılı birileri yapsa kınamam, milleti dinden soğutmak için yapıyor der geçerim. Ama dini duyarlılığı olan birinin böylesi bir programa ev sahipliği yapmasını -bir dost olarak söylüyorum- yadırgarım.

Bu tartışma akademik bir zeminde yapılsa yeridir ama televizyon kanalında yapılması kafaları iyice karıştıracağı için faydadan çok zarar getirir.

Katılanlara da seyircilere de.

***

Dini konuların öğretici olması için farklı düşüncede misafirleri değil aynı düşüncede misafirleri veya bir misafiri konuşturup seyirciyi bilgi sahibi yapmak daha faydalı olur diye düşünüyorum.

Mesela aynı kanalda Mehmet Okutan hocanın misafir edildiği program öğretici oluyor. Her fikrine katılmasanız da programın sonunda yeni şeyler öğrendiğinizi anlarsınız.

Yine aynı kanaldaydı zannediyorum geçtiğimiz günlerden birinde Ebu Bekir Sifil misafir edildi ve tartışılan konular soruldu, o da ilahiyatçıya yakışır bir vakarla seyredeni rahatlatır biçimde soruları cevapladı. Eminim dinleyenler çok şey öğrendi.

Bu tür programlar hem öğretiyor hem huzur veriyor hem de seyirciyi rahatlatıyor.

İftar ve sahur programları da genelde öğretici ve sevdirici üslupta icra ediliyor.

***

Üslubun sevdiren nefret ettirmeyen, kolaylaştıran zorlaştırmayan kıvamda olmasını en iyi ilahiyatçılar bilir.

Ama o günkü üslup, ‘hocanın dediğini yap ama yaptığın yapma!’ ikazını hatırlatıyordu.

Dini eğitimin zaten yetersiz olduğu toplumumuzda dini hassasiyeti olan moderatörler, kafaları karıştıracak programlar yerine öğretecek, rahatlatacak programlar yapmalı ve misafirlerini de ona göre seçmeli diye düşünüyorum.

Dinimizi reytinge alet etmeyelim!