
Etnik kökenleri, dini inançları, fikirleri eğilimleri, hayat tarzları ne olursa olsun kimi insanların sevimli bir tabiatı vardır. Moda tabirle müspet enerji yayarlar. Fikirlerine inançlarına yorum ve değerlendirmelerine katılmasanız da onları okumaktan ve dinlemekten zevk alırsınız.
İşte dün Fatih Camii Haziresi'ne defnedilen İlber Ortaylı o şahsiyetlerden biriydi.
Fatih Haziresi'ne defnedilmesi sebebiyle özellikle sosyal medyada bir tartışma başladı.
Öncelikle hakkını teslim edelim ki uzun bir zamandan beri popülizm yapmasına rağmen İlber Ortaylı önemli bir tarihçiydi.
Dahası tarihi sevdiren bir tarzı vardı.
Yakın dostlarından kimilerinin ateist ve İslam karşıtı isimler olması muhafazakâr camianın hoca hakkındaki düşüncelerini olumsuz etkilemiştir.
Bu yüzden Fatih Camii Haziresi'ne defnine izin vermesi sebebiyle Başkan Erdoğan'a hayli tepki koyuldu ve izni iptal etmesi için çağrı yapıldı. Hatta kimi dindar muhalif çevreler sosyal medyada, 'Ortaylı Fatih'e gömülür artık Erdoğan'a oy yok' kabilinden propaganda bile yaptılar.
Muhalif medya bu tepkileri manşet yapsa da bu propagandayı yapanlar zaten AK Parti'ye oy vermeyen kesimler olduğu için pek önemli değil. (Öte yandan GENAR'ın Mart ayı araştırmasında AK Parti'nin hâlâ birinci parti olduğu ve üstelik oy artırdığı görülüyor!)
Farklı fikirleri yorum ve değerlendirmelerine rağmen AK Parti iktidarı, İlber hocayı dışlamamış, aksine kendisinden istifade etmeye çalışmıştır. İktidarın ve meclis başkanının konferans ve sempozyum benzeri toplantılarının ağır misafiri olmuş hatta bu iktidar döneminde Topkapı Müze Müdürlüğü gibi önemli bir görev de ifa etmiştir.
Bu yönü itibariyle de seküler kesimden bazıları İlber hocayı AK Parti'ye karşı sert tavır takınmadığı için eleştirmektedirler.
Her şey bir tarafa beğenelim beğenmeyelim o önemli ve kıymetli bir tarihçidir.
Ayrıca hazireye ilk kez bir tarihçi gömülmüyor. Daha önce 2016'da Ortaylı'nın hocası olan tarihçi Halil İnalcık ve 2019'da tarihçi Kemal Karpat gömüldü, kimsenin sesi çıkmadı! Semavi Eyice de oraya defnedildi.
İlber hocaya bu kadar itiraz edilmesinin temelinde kanaatimce, İslam karşıtlığıyla temayüz etmiş kimi isimleri yakın dost edinmesi yatıyor.
Halbuki hocanın çok sayıda muhafazakâr milliyetçi dostları da vardır.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu onlardan biridir ve Pazar günü İlber Ortaylı'yı tezkiye eden uzun bir yazı yayınladı, dün de sosyal medyada onun dini hassasiyetlerini anlatan yine bir uzun mesaj ile bazı iddialara cevaplar verdi.
Hoca sempatik biriydi ve her kesimin sevgisini kazanmıştı. Cenazeye toplanan cemaat de bunun son müşahhas deliliydi.
Hazire meselesi yukarda temas ettiğim gibi ilk değil.
Hazireye defnedilmesine izin vermesi de Başkan Erdoğan'ı küçültmez aksine hoşgörüsüne, büyüklüğüne ve devlet adamlığına işaret eder.
Ben kitaplarını okudum, konferanslarını ve sohbetlerini dinledim, kimi programlarını seyrettim. Dolayısıyla kendisinden istifade etmedim dersem haksızlık etmiş olurum.
Ancak, bu ülkede uygulanan kültür soykırımının önderleri hakkındaki fikirleri ve değerlendirmeleri sebebiyle kendisini çok sevdiğimi söyleyemem.
'Sevgide hürriyet saygıda mecburiyet vardır!' kuralı gereği de değerini inkâr edemem, saygısızlık etmeyi de doğru bulmam; o yüzden cenaze törenine de gittim.
İkindiden bir saat önce Fatih camiine Malta tarafından girdiğimde bahçe doluydu. Tabutun başına gitmek istedim ama öyle bir kalabalık vardı ki ilerlemek mümkün değildi.
Bu kalabalığın hepsi cenaze namazı kılacak mı yoksa kenarda dikilip seyredecek mi diye merak ediyordum.
Aslında ben de sevdiğini söyleyip uzakta dikilerek bir Fatiha bile göndermeyenlerle beraber dışardan seyredecektim ama hem ölünce sala verilmesini vasiyet etmiş olmasına, hem cami musallasına gelmiş olmasına, hem Erhan Afyoncu'nun şehadetine, hem de Peygamberimizin, 'Dindar olsun günahkâr olsun herkesin cenaze namazını kılın.' emrine binaen cenaze namazını da kıldım.
Cenaze namazını caminin bahçeyi gören penceresinde kılarak kalabalığı kontrol ettim. Kenarda duran ve merdivenlerden seyredenler vardı ama bahçeyi dolduranların hepsi namaza iştirak etti.
Gıpta ettim.
Bu kadar cemaat herkese nasip olmaz.
Allah'ın adaletinden zerre kadar şüphemiz olmadığı gibi rahmetinden de asla ümit kesmeyiz!
Allah affedicidir, kerem sahibidir, affetmeyi sever; bu mübarek gün ve gecelerde bizleri ve tüm müminleri affetmesi için dua ederiz.
Allah cümleye hayırlı akıbetler versin, rızasına uygun yaşamayı nasip etsin, herkesi sevdikleriyle haşretsin!