Yazarlar

Sibel ERASLAN

Sibel ERASLAN

sibeleraslan@stargazete.com

‘İmam Hatip’ten ne çıkar?’

Sibel ERASLAN tüm yazıları

Yozgat Sorgun’daki İmam Hatip Lisesi öğrenci ve velileri bu soruya cevap arıyor bir müddettir.

Aslında sadece Yozgat’ın sorusu değildir bu. 28 Şubat’ın yüksek basınçlı bir silindir gibi hepimize ezberlettiği eski bir repliktir. “Bu okullardan ev hanımı ya da imam çıkar, matematik, fen sizin neyinize, Fatiha’yı öğrenin gerisine karışmayın, bu size yeter de artar bile” cümleleriyle karşılaşıyormuş öğrenciler. Bundan şikayetçiler...

Nasıl şikayetçi olmasınlar ki, bu liselere yıllarca çalışarak, gayretle emek sarf ederek, Palandöken Dağları gibi nice sınavları aşarak girdiler. İstanbul’daki İmam Hatip Liselerine giren öğrenciler 495-445 arası puanla yerleşirken okullarına, ki aynı puan aralığı İstanbul’un gayet iyi puanlı Anadolu Liselerine girmeye yeterlidir... Anadolu’daki İmam Hatiplerse genelde 460-380 puan arasına yerleştiler. Peki niçin başka okulları değil de İmam Hatipleri seçtiler?İyi bir lise eğitiminin yanı sıra dini bilgi ve görgü almak için bu okulları tercih ettik” diyor öğrenciler.  

***

Türkiyemizde 705 İmam Hatip Lisesi ve 1058 İmam Hatip Okulu var. Takriben 462 bin öğrencisiyle İmam Hatip’ler, Türkiye’deki öğrencilerin yaklaşık yüzde 10’una tekabül ediyor. İstanbul, İmam Hatip konusunda en yoğun talep alan kent, İmam Hatiplerin 2009’daki sayısı 26 iken, bugün İstanbul’daki İmam Hatip Liselerinin sayısı 68’e ulaşmış durumda. 1246 ortaokuldan 123’üyse imam hatip ortaokulu.

Diğer liselerdeki veliler okullarından hangi hizmetleri bekliyorsa İmam Hatip velileri de aslında onu bekliyor. Kaliteli eğitim, geleceğe hazırlayan bilimsel donanım, hayatla ve çağın gerekleriyle uyumlu bir müfredat, bilimsel eğitimin yanı sıra sanat ve spora da imkan sağlayan kampüsler, yeterli derslik, materyal ve işini seven, kendini yenileyen bir öğretmen kadrosu...

Dünya ülkesi ve medeniyetler beşiği gibi ülkemize çizdiğimiz gelecek vizyonunda iyi bir eğitim tüm gençlerimizin hakkı. Onların önüne engeller çıkarmak, aslında kendi yarınlarımıza engel çıkarıp gem vurmak anlamına geliyor, bunu hala göremiyoruz.

Yüzde 10’u nasıl olur da engellerizdiye zihin yoranlar, geçmişte de yaptılar bu hatayı, ayrımcılıktan kimseye fayda gelmiyor oysa. Zaman kaybı, gençlik enerjisinin israfı, beyin göçü bir yana ayrımcılığın yol açtığı sosyo-psikolojik travmaları onarmanın hepsinden güç olduğunu halen fark edemiyorlar...

***

Ev hanımlığını”, “İmamlığı”, küçümsediğim, indirgediğim için itiraz ettiğim düşünülmesin lütfen, insanlığın kadim mesleklerinden sanatlarındandır her ikisi de. Ama İmam Hatip Lisesine giden bir kız çocuğu arkeolog olmak istiyorsa mesela, onun bu hayalini örselemeye, bir kibritle yakmaya kimsenin hakkı yok! İmam Hatipli bir gence “Senden Muhtar bile olamaz” diyenlere en güzel cevabıysa bir İmam Hatipli olarak, zaten Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan veriyor. “Fatiha’yı öğrenin size yeter” cümlesiyse bunu söyleyenlerin boyunu fersah fersah aşar. Fatiha’yla ironi kurulmaz, polemik yapılmaz. Bu millet hakkıyla Fatiha’yı öğrense, zaten adaletsizlikler karşısında onu kimse tutamaz.  

O zaman gençlerin hayalleriyle, rüyalarıyla niçin oynuyorsunuz? Yozgat’ın itiraz ettiği de budur işte.

Sadece İmam Hatiplerde değil tüm okullarımızda ciddi bir öğretmen talebimiz var. “İnsan yapan insan” olarak öğretmenlerimizin yetişmesi, donanımı, zaten itibarlı olan mesleğin daha da itibar kazanması için neler yapmalıyız? Sorumuz, gayretimiz bu olmalıdır. Nasıl yapsam da bazı öğrencilerin, okulların önünü tıkasam değil...