
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 107'si tutuklu, 402 sanık hakkındaki "yolsuzluk" davası duruşmalarının ilk dört günü tamamlandı.
İddianamede; İmamoğlu hakkında "örgütün kurucusu ve lideri" ifadeleri kullanılarak 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapis istendi.
Özgür Özel, CHP yönetimi, CHP'li gazete ve televizyonlar, İmamoğlu'nu gözü kapalı, kulağı tıkalı savunan yazarlar, bu davaya "siyasî" damgası vurdular.
Neymiş, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı olmasının önü kesilmek isteniyormuş.
Ancak 3 bin 809 sayfalık iddianamede 142 ayrı eylemde, İmamoğlu'na isnat edilen suçlardan hiçbiri siyasî değil.
Hatırlatalım.
İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun, işlediği iddia edilen suçlardan bazıları şunlar:
1. 'Suç İşlemek amacıyla örgüt kurma', 2. 'Rüşvet', 3. 'Suç gelirlerinin aklanması', 4.'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 5. 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 6. 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 7. 'Suç delillerini gizleme', 8. 'Haberleşmenin engellenmesi', 9. 'Kamu malına zarar verme', 10. 'Rüşvet alma', 11. 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 12. 'İrtikap', 13. 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 14. 'İhaleye fesat karıştırma',
Bu suçların hangisi siyasî?
Özgür Özel, iki gün önce Bianet'ten Evrim Kepenek'e konuştu. Aynı nakaratı seslendiriyor. "Silivri'de yürütülen süreç hukuki değil, tamamen siyasi bir süreçtir. Bütün dünyanın çoğunluğu bunun siyasi bir süreç olduğunu biliyor. Masumiyetimize inananlar yüzde elli beş altmış düzeyinde..." diyor.
İddialar karşısında somut hiçbir savunma yok.
Özel'in, "dünyanın çoğu" dediği, bu davanın; CHP'nin siyasî ömrünün sonunu getireceğini gören Avrupa'daki bazı merkezler... Başta İngiltere, Almanya, Fransa'daki bir kısım siyasî zevat. Özel'in; İngiltere'de iktidardaki İşçi Partisi'ne ettiği sitemleri hatırlayınız. İmamoğlu'nun, "beni destekleyin, sizin işinize en iyi ben gelirim" yollu mesajlarını da...
Önce davanın siyasî olmadığına dair 3 bin 809 sayfalık iddianameyi hazırlayan şimdi Adalet Bakanı olan Akın Gürlek'in değerlendirmesini hatırlatalım.
Bakan Gürlek, 14 Şubat'ta A Haber'de açıklamalarda bulundu.
"Gizli tanıklara baskı yapıldığı" iddialarını yalanlayarak, soruşturmada tanık beyanlarına göre işlem yapılmadığını, delillere göre hareket ettiklerini vurguladı. İBB soruşturmasının gizli tanıklarla değil MASAK raporları, HTS kayıtları gibi teyit edilmiş maddi delillerle yürütüldüğünün altını çizdi. İBB soruşturması kapsamında çok kişinin etkin pişmanlık başvurusunda bulunduğu bilgisini paylaşan Bakan Gürlek, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin de son derece titiz şekilde değerlendirildiğini aktardı.
Gelelim CHP'li sanıkların masumiyetine inananlar konusuna...
İşin doğrusu artık CHP'li seçmenin büyük çoğunluğu da bu masumiyet konusunda vicdanını susturmuş değil.
CHP 25 ve 26. dönem İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş X hesabında yer alan yazısında şunu diyor:
"CHP'lilerden "sessiz protesto". CHP seçmeni, İmamoğlu davasına ilgi göstermiyor. CHP seçmeninin büyük bölümü ilk günden beri İmamoğlu soruşturmasına karşı 'ihtiyatlı' davrandı. Emeğiyle yaşayan ve asgari ücretle yaşamını idame ettirmeye çalışan milyonlarca CHP'li, ortaya çıkan lüks ve şatafat görüntüleri sonrası davaya olan ilgisini tamamen kaybetti. CHP seçmeni mahcubiyet yaşıyor. Bu yüzden İBB'cilerin yükünü taşımak istemiyor CHP seçmeni... Kısacası; HALK TV ve SÖZCÜ TV'de yansıtılan hava yok CHP tabanında. Silivri'ye gitmeyerek sessiz protesto gerçekleştiriyor."
Birileri; kendisinin bundan sonraki Cumhurbaşkanı olacağına inanan Ekrem İmamoğlu'na, mahkemedeki şovu ile ciddiyet kaybı yaşadığını söylemeli.
Salona girerken "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı eşliğindeki alkışlar onu Cumhurbaşkanı yapmaz.
Hele mahkeme heyetine ve savcıya parmak sallaması hiç unutulmayacak.
Devlete parmak sallayan bugüne kadar çok oldu. FETÖ elebaşının akıbetini unutmuş değiliz...