M. Yalçın YILMAZ
M. Yalçın YILMAZ
yalcin.yilmaz@star.com.tr
Tüm Yazıları

İran savaşırken ABD nereye gidiyor?

İran savaşı, ilk bakışta bölgesel bir askeri gerilim gibi görünebilir. Ancak daha yakından bakıldığında, bu çatışmanın aslında daha büyük bir sürecin parçası olduğu net. ABD'nin kurduğu küresel düzen aşınırken, bu aşınma sahada savaş, merkezde ise strateji krizi olarak ortaya çıkıyor.

Harvard Üniversitesi profesörlerinden Stephen Walt, ABD dış politikasını masaya yatıran ve sert eleştirileriyle öne çıkan biri. Stephen Walt'a göre Amerikan dış politikası son otuz yıldır trajik bir döngünün içinde: "Önce bir bölgeye demokrasi götürmek iddiasıyla müdahale ediyor, ardından oradaki yerel dinamikleri yıkarak bir kaos yaratıyor ve nihayetinde bu kaosu yönetmek için daha fazla askeri güç harcayarak krizin bizzat ana kaynağı haline geliyor." Walt'ın deyimiyle ABD artık kriz çözen bir "itfaiyeci" değil, yangının ortasına oksijen tüpüyle dalan bir aktör.

ABD hegemonyasının tartışmaya açıldığı ve rezerv para birimi dolara karşı alternatiflerin konuşulduğu bir dünyadayız. Bugünlerde Trump'ın küresel gerilimin bir tetikleyicisi değil, aslında ABD sisteminin yapısal tıkanıklığının bir sonucu olduğu tezi ağırlık kazanıyor. Evet, biraz geç de olsa bu ayrıma ulaşmak mühim gazetecilerimiz için.

Küresel rekabette 2008 krizi ve sonrasında yaşananlar, dolar köpüğünün er geç bir krizi tetikleyeceğini işaret ediyordu. Oysa 11 Eylül saldırılarına verilen agresif tepkiler, ABD'nin küresel alanda çözüm üretmek yerine kriz tohumları eken bir anlayışı benimsediğini bize gösteriyordu. Bugün İran üzerinde yaşanan baskının arkasında, Çin'in büyüme hızı ve buna karşı duyulan çaresizlik içinde enerji ve ticaret yollarını kesme arayışı öne çıkıyor.

Trump'ın Sadakat Beklentisi

Trump'ın Ortadoğu'daki müttefikleriyle kurduğu ilişki, diplomatik bir ortaklıktan ziyade bir "sadakat testi" görünümünde. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman üzerinden kurduğu itaat retoriği, bölge liderlerini sadece ekonomik birer kaynak olarak gördüğünün en açık kanıtı. Trilyon dolarlık yatırım sözleri karşılığında müttefiklerini kamuoyu önünde aşağılamaktan çekinmeyen bu üslup, ABD'nin yeni dönemde bölgeye bakışını özetliyor: "Mutlak itaat et, lojistik destek ver, savaşa dahil ol." Bu anlayış Riyad'ı köşeye sıkıştırıyor.

Türkiye, Pakistan ve Mısır bu atmosferde Suudi Arabistan'ı savaştan uzak tutmaya çalışıyor. BAE liderliği ise İbrahim Anlaşmaları'na girerken zaten İran ve etkisi altındaki sahada yaşanacakları hesaba katmıştı. Agresif dış politika adımları ve bölgedeki yerel unsurlara verilen destekler, Abu Dabi yönetiminin bugünkü tutumunu bize izah ediyor.

Savaşın seyri artık küresel ticaretin can damarları olan boğazlar üzerinden belirleniyor. Trump'ın Hürmüz Boğazı'na kendi adını verme hayali gündeme düştü. Müzakere açıklamaları devam ederken İran'a kara harekâtı planı da sürüyor. İran ise sahada yeni bir kart açıyor. Yemen'de Ensarullah'ın (Husiler) Babülmendep üzerindeki baskısı, Kızıldeniz ticaretini etkileyecek gibi görünüyor.

Ankara Bölgesel Güvenlik Ekseni İçin Çabalıyor

Önce Suriye, ardından Ukrayna krizi ile tecrübe kazanan Ankara, İran krizini atlatabilecek mi? İsrail'in bölgeyi dizayn sürecindeki rolüne son vermek kolay değil. Bölgesel sorunlara bölgesel çözümler anlayışı için aktörlerin rasyonel bir perspektifle hareket etmesi gerekiyor. Hürmüz Boğazı'nda bugün yaşananlardan çok daha tehlikeli bir sürecin eşiğindeyiz.

BAE İran'a karşı doğrudan bir hamleye girişirse, Suudi Arabistan'ın da savaşa dahil olması ihtimal dahilinde.

İran'la müzakere süreci artık yalnızca Tahran'ın vereceği bir karar olmayacaktır. Pekin ve Moskova'nın tutumu da belirleyici hale geliyor. Eğer İran teslim olsaydı, Trump Çin'e güçlü bir pazarlık pozisyonuyla gidecekti. Ancak ABD liderliğinin yapısal sorunları ve finansal kırılganlıkları aşabilecek bir zeminden giderek uzaklaştığı artık daha görünür. Bu noktada Trump'tan medet uman liderlere değil, bölge başkentlerinde çözüm arayan liderlere ihtiyaç var.

Peki bugün yaşanan süreçler Trump'tan sonra nasıl bir dünyanın habercisi sizce?