Selahaddin E. ÇAKIRGİL
Selahaddin E. ÇAKIRGİL
selahaddincakirgil@gmail.com
Tüm Yazıları

İran'da ‘1979 İnkılabı'nı gerçekleştiren ilk neslin son temsilcisi de dünya hayatından çekilirken...

İran'ın en üst dinî lideri durumunda olan Seyyid Ali Khameneî'nin B. Amerika tarafından katli vesilesiyle birkaç not:

1 -Amerikan kralı Trump, -USA emperyalizmini, dünyanın, karşı konulamayacak en büyük gücü olarak gördüğünden-, kendisini de, 'dünyanın lideri' sanıyor ve Firavun'un, tahakküm ettiği halklara kendisini, 'Ben sizin Rabbinizim..' deyişini hatırlatan sınır tanımaz bir tekebbür içinde 'tanrılık' dâvasına kalkışmış bir tavır sergiliyor..

2 -Sene 1938-39'u, yani 87-88 sene öncesine aid, inanılması zor bir mizanseni hatırlayalım:

Ağustos-1939 Polonya'nın 'küstahça bir saldırıda bulunduğu ve Almanya'ya aid bir sınır karakolunun havaya uçurulduğu ve içindeki 20 kadar Alman askerinin de öldüğü' açıklanır. Almanya'nın, Birinci Dünya Savaşı'nda yenilmesinin ve Almanya topraklarından bir çok yerin kaybedilmesinin acısını gidermenin umudunu veren vaadlerle iktidara gelen Adolf Hitler liderliğindeki Nasyonal Sosyalizm (NAZİ) hükûmeti bu saldırının intikamının alınacağını açıklar..

Sonralarda ise, bu saldırının, Adolf Hitler rejiminin bazı hedeflerine ulaşabilmesi için , 'kurulmuş olan bir senaryo'nun bir bölümü olduğu iddia olunmuştur.. Nitekim, Hitler Hükümeti , o askerleri 'Ulusal kahraman' ilan eder ve o askerlerin intikamının alınması için, Almanya çapında ateşli intikam nutuklarının atıldığı dev gösteriler yapılır. Polonya Hükümeti, her ne kadar o saldırıda kendilerinin bir dahlinin olmadığını ileri sürse de, Hitler Almanyası'nın güçlü propaganda mekanizması sonunda, 1 Eylûl 1939'da 'saldırgan Polonya'yı cezalandırmak için' saldırıya geçen Alman Orduları, bir hafta sonra Varşova'ya varırlar..

*

Son günlerin gelişmesine bakınca.. Amerikan güçlerinin İran'a saldırmasının gerekçesi, İran'ın İsrail'e saldırması ihtimaline dayandırılıyor..

Esasen, İran makamları da, İsrail'in İran'a saldırması halinde, Ortadoğu'daki Amerikan üslerinin bulunduğu, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Suudî Arabistan ve diğer yerlerde bulunan Amerikan üslerini de vuracaklarını 1 ay kadar önceden duyurmuştu. Nitekim, Amerikan Dışbakanı Marco Rubio da, 'Biz İran'ı vurmasaydık, İran bizi vuracaktı..' diyordu, dün.. Keza, bizzat Trump da, dün Federal Almanya Başbakanı Friedrich Merz'le görüşürken, 'İran'ın bizi vuracağını çok kuvvetli şekilde hissettiğim için, o bizi vurmadan, biz İran'ı vurduk.' diyordu..

Evet, bir hiss'e dayanan, bir zann ve korkudan beslenerek işlenen bir cinayet.. Bu mantık ve his ile, her saldırıdan sonra, saldırganın, 'kendisine saldırılacağını hissederek, ben ondan önce davranıp saldırdım' mantığı, bütün saldırganlar ve saldırganlıklar için geçerli sayılabilecek bir savunma gerekçesi olmayacak mıdır?

*

Seyyid Ali Khameneî, İmam Khomeynî'nin vefat etmesi üzerine, hemen 2. gün, Fakihler Meclisi denilen ve İslam fıkhı konusunda önde gelen ulemâdan oluşan 86 kişilik Fakihler Meclisi tarafından yeni İnkılab Rehberi olarak seçilmişti.. İnkılab Rehberliği makamı, Cumhurbaşkanı'nın ve Hükûmet'in kararlarını da imzalamadıkça o makamları geçersiz durumda düşürebilen bir makam.. Dış siyasetin genel çerçevesini de Rehberlik makamında bulunan kişi belirler, Dış İşleri Bakanı ve Bakanlığı değil.. Aynı şekilde İslamî Şûra Meclisi de, Cumhurbaşkanı'nın icraatını takib ve kontrol etmekte ve istemediği konuları engellemek ve veto hakkını haiz..

1977-79 arasında iki yıl boyunca, İran'da 'Allah'u Ekber..' feryadlarıyla ve on milyonların katıldığı silâhsız dev gösteriler ve bu göstericilerden 100 binden fazlasının kurban edildiği büyük qıyâm / halk ayaklanması sonunda, Şah M. Rıza Pehlevî'yi bütün aile efradıyla birlikte İran'dan kaçmaya mecbur eden İslam İnkılabı Hareketi'nin en önde gelen liderlerinden birisiydi Seyyid Ali Khameneî; M. Huseyni'y-i Beheştî ve Hâşimî Refsencanî gibi isimlerle birlikte..

Beheştî bir suikasd sonunda 1981'e vefat etmişti. Hâşimî Refsencanî ise 9 sene öncelerde vefat etmiş bulunuyor.. Yani, İslam İnkılabı'nın gerçekleşmesinde rol yüklenmiş o ilk nesil inkılabçı lider kadrosu hayat sahnesinden çekilmiş bulunuyorlar..

İran'daki hareketin asıl lideri, 1964'lerden itibaren, Şah Pehlevî ve rejimine karşı ulemâ liderliğinde gelişen en sürekli protesto hareketlerinin asıl lideri olan Rûhullah Khomeynî' idi.. Khomeynî, o zaman, Şah tarafından Bursa'ya sürgün edilmişti.. Türkçe bilen Tebriz'li genç Seyyid Ali'nin, İmam Khomeynî'nin yanında-hizmetinde kalmasına karar verilen ve 1 yıl kadar sonra da, 1965'de Bursa'dan, Irak'daki Necef medreselerine giden ve şia geleneğinde taklid mercii olarak kabul edilen en üst dinî liderliğin önde gelen isimlerinden İmam Rûhullah Khomeynî'nin en seçkin talebelerindendi Seyyid Ali.. (Bu yüzden, Seyyid Ali Khameneî, Azerbaycan lehçesi olan Türkçesine ek olarak, Anadolu Türkçesi'ni de pürüzsüz olarak konuşmayı da öğrenmişti.. Bu vesileyle ekleyelim.. Merhûm Necmeddin Erbakan Türkiye Başbakanı olarak, 1996'da İran'a resmî bir ziyaret yaptığı sırada, programının 'İnkılab Rehberi' ile görüşme bölümünde, resmî görüşmelerde usûlden olan yeminli bir resmî mütercim hazır bulunacaktı.. Ancak, Erbakan Hoca, İnkılab Rehberi S. Ali Khameneî ile konuşurken, oldukça kibar ve de Osmanlı döneminin uslûbuyla konuşunca, bu sözleri mütercim, tercüme etmekte bocalamaya başlamış ve Ali Khameneî'nin, mütercime dönerek, 'Biz anlaşıyoruz, siz zahmet etmeyiniz, buyrunuz..' diye onu görüşme dışına çıkardığını hatırlayabiliriz..)

*

Seyyid Ali Khameneî, 1980 yılında, İran'ın ilk cumhurbaşkanı olarak seçilen Ebu'l Hasan Benî Sadr'ın, henüz 1'inci yılını tamamlamak üzereyken, Avrupa ve Amerika etkisine girdiği yönündeki ciddî suçlamalar üzerine, İslamî Şûrâ Meclisi tarafından Cumhurbaşkanlığından azledilmesinden sonra, M. Ali Recaî, 2. Cumhurbaşkanı olarak seçilmişti, ama, Recâî ve Başbakan M. Cevad Bâhüner'in ve yakın çalışma arkadaşlarının da, bu vazifeleri üstlenmelerinin üzerinden henüz 4 ay geçmekteyken, bir Hükûmet toplantısına konulabilmiş bir bombanın patlamasıyla hayatlarını kaybetmelerinden hemen sonra, Seyyid Ali Khameneî , İslamî Şûra Meclisi tarafından 3. cumhurbaşkanı olarak seçilmiş ve aynı zamanda, İran Ordusunun Başkomutanı olarak da vazifelendirilmişti, İmam Rûhullah Khomeynî tarafından.. Medrese eğitim sistemindeki ilmî seviyesi ise, Hüccetülislam idi. İmam Khomeynî vefat edince ise, yerine, İnkılab Rehberliği makamına, Seyyid Ali Khameneî getirilecekti. Ama, Ulemâ Meclisi tarafından, ilmî seviyesi de, 'âyetullahlık' makamına da yükseltilmişti..

Hâlen de, İran'daki sistemde, İnkılab Rehberi unvan ve makamında olan kişi, Cumhurbaşkanı'nın da üzerinde en üst yetkili durumundadır.

Bu yazı yazılırken, Seyyid Ali Khameneî'nin yerine, -aradan 5 gün geçmesine rağmen- yeni İnkılab Rehberi'nin henüz de belirlenememiş olması, ilginç bir durum olsa gerek..

*