Yazarlar

Resul TOSUN

Resul TOSUN

rtosun@stargazete.com

‘İskoçya’da Müslüman kadın polisler için ‘başörtülü üniforma’ seçeneği resmileşti’

Resul TOSUN tüm yazıları

Başörtüsünün İskoçya polis teşkilatında resmi kıyafete dahil edildiğini 23 Ağustos’ta İskoçya Polisi Emniyet Müdürü resmi internet hesabından bizzat kendisi duyuruyor.

Çalışan memurların zaten tercihe göre başörtüsü takma özgürlüklerinin olduğunu fakat bunun resmileştirilmesinin emniyeti daha ‘temsilci’ bir hale getireceğini umduğunu belirtiyor.

***

İskoçya halkı Müslüman bir ülke değil. Değişik Hristiyan mezheplerinin hâkim olduğu 1707’de İngiltere ile birleşmiş eski bir krallık.

Emniyet Müdürü Phil Gormley başörtüsü duyurusunu yaptıktan sonra: “Bu duyuruyu yapmaktan mutluluk duyuyorum ve emniyet çalışanlarının desteğinin yanı sıra Müslüman toplumun ve genel olarak toplumun desteğini almayı umuyorum” diyor ve ekliyor, “Özellikle kamu sektöründeki diğer işverenler gibi, bizler de hizmetimizin, hizmet götürdüğümüz toplumları tam olarak temsil ettiğinden emin olmak için çabalıyoruz. Umarım üniforma seçeneklerimize yaptığımız bu düzenlemeyle personel çeşitliliğimiz artar ve İskoç toplumu için emniyet sağlayan ekibimizin hayat becerilerine, tecrübelerine ve kişisel özelliklerine katkı sağlanmış olur.”

İngiltere genelinde ise başörtüsünün poliste resmi kıyafeti olarak10 yıl önce kabul edildiğini ekleyelim.

***

Bütün bunları niye yazdığımı anlayacaksınız.

Halkı Müslüman olan Türkiye’nin polis teşkilatında başörtüsü özgürlüğü daha geçen hafta yeni başladı.

Başlar başlamaz da laiklikten başka söylemi bulunmayan CHP hemen balıklama atladı.

CHP sözcüsü Böke “Bu hafta poliste türbanı serbest bırakarak laiklik üzerinden yeni bir tartışma başlatılma gayreti” diyerek eleştirmeye çalıştı.

Oysa bu özgürlüğün geç kalmış olmasını söyleyerek de muhalefet edebilirdi.

***

Başörtüsü ülkemizde maalesef uzun yıllar yanlış yorumlanan bir laiklik anlayışıyla binlerce insanın mağdur olmasına yol açmış hassas bir konu.

Temelinde de laikliği Fransa gibi uzun süre mezhep savaşlarının yaşandığı bir ülkeden almış olmamız yatıyor. Fransa geçtiğimiz haftalarda haşemayı (burkini) da yasaklamak istemiş ancak tepkiler üzerine karar geri çekilmişti.

Bizdeki laikler Fransa’nın katılığına ilave olarak maalesef laikliği din karşıtlığı gibi algılayıp öğrettiler ve de uyguladılar. Bunun siyasi temsilciliğini de başından beri CHP yaptı. Bu yüzden halktan koptu ve bir türlü iktidar yüzü göremiyor.

Böke’nin açıklamasından öyle anlaşılıyor ki bundan sonra da görmesi mümkün değil.

CHP hâlâ özgürlükleri içine sindirebilmiş değil.

***

Polis teşkilatında başörtüsü özgürlüğü geç kamış bir uygulamadır.

2013 yılında kamuda başörtüsü yasağı kaldırıldığında bazı istisnalar (polis, yargı ve ordu) getirilmişti.

İstisnalar özgürlük anlayışına aykırıydı ve isabetli değildi.

Ancak toplumun inançlarını geleneklerini ve kültürünü hazmedememiş bir muhalefet anlayışı karşısında idare böyle bir yöntemi uygun görmüş anlaşılan.

***

Başörtüsü bir insan hakkı ve özgürlük meselesidir.

Dolayısıyla başı açıklık ne kadar normalse başörtülü olmak da en az o kadar normaldir.

İstisnaların tamamıyla kaldırılması gerekir. Yargı ve ordu mensuplarının da aynı haktan istifade etmemesi, mahrum kalması haksızlıktır, adaletsizliktir.

Tarafsızlık meselesi ise çok su götürür.

Ayrıca ben başörtüsünün dindarlık göstergesi olmaktan çıktığını düşünüyorum ve bu konuyu bir başka yazıda ele alacağım.

Cumanız mübarek olsun.