Yazarlar

Ahmet KAPLAN

Ahmet KAPLAN

akaplan@stargazete.com

İTB ve VOB tartışmaları

Ahmet KAPLAN tüm yazıları

İzmir Ticaret Borsası’nda (İTB) seçimler yaklaşıyor. İTB Başkanı Işınsu Kestelli’nin rakipleri kulis faaliyetlerini sürdürürken İzmir’de bir yandan da İTB ve VOB üzerinden ilginç bir tartışma yaşanıyor. Bazı kesimler VOB’un İzmir’den İstanbul’a taşınmasını siyasi bir proje olarak sunmaya başladı. Oysa bunun İstanbul’un finans merkezi yapılması projesi ile ilgili olduğu biliniyor.

Işınsu Kestelli’nin bu göreve seçilmesinde aktif rol üstlenen İTB ve VOB’un eski Yönetim Kurulu Başkanı, AK Parti İzmir eski milletvekili ve İZVAK Başkanı Tuğrul Yemişçi de bazı gelişmelerden rahatsız. İzmir Ticaret Borsası’nda 12 yıl Meclis ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan; Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB)’nın da 6 yıl süreyle kurucu başkanlığı görevini üstlenen Tuğrul Yemişçi, geçtiğimiz hafta Star Ege’yi ziyaret ederek, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Tuğrul Yemişçi ile İTB ve VOB konusunda sohbet ettik. Yemişçi, Işınsu Kestelli’nin kendi yaptığı hizmetleri görmezden gelmesine ateş püskürüyor. Üstelik Işınsu Kestelli’nin başkan seçilmesindeki rolüne de vurgu yaparak, Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun kendisi sayesinde Kestelli’yi desteklemeye karar verdiğini ifade ediyor. Yemişçi’nin olayı farklı bir boyuta taşıyarak, Borsa’da siyasi ve ideolojik bir yaklaşımdan söz etmesi ise tartışılması gereken bir konudur. Tuğrul Yemişçi’nin başkalarının dümenine girdiğine işaret ettiği ve adres göstererek suçladığı kişi de İTB Başkanı Işınsu Kestelli.

Peki, Kestelli neden böyle davranıyor? Yemişçi’ye göre bunun iki sebebi var. Birincisi siyasi ve ideolojik, ikincisi ise kendisinin Borsa’ya tekrar dönme ihtimali. Borsa seçimleri öncesinde kendisinin hedef gösterilmeye çalışıldığını aktaran Yemişçi’nin iddiaları hafife alınacak türden değil. Yemişçi, “Maalesef birileri seçim sürecine girerken beni hedef göstermek istiyor. Amaçları hayali bir düşman yaratmaktır. VOB’u İstanbul’a götürmekle itham ediliyorum. Kendi başarısızlıklarının üzerini örtmek için senaryo peşindeler. Ben borsa üzerinden vurup, başkanlığa oynuyormuşum. Şu an için ne başkanlık çalışması içindeyim, ne de adayım; ama çok fazla üsteme gelir ve beni kızdırmaya devam ederlerse gelirim” derken seçimlerin yaklaştığı şu süreçte mevcut başkana da restini çekiyor.

Yemişçi, VOB’un haklarını nasıl savunduğumu herkes kendi kulakları ile duydu. Bunları şahitler olmasına rağmen İTB Meclislerinde kasıtlı olarak açıklamadılar. Açıklayamazlar; çünkü bu işin altında tamamen siyasi ideoloji yatıyor. Bu bayan tamamen siyasete alet etti” diyerek önemli iddialarda bunuyor. İstanbul’un Türkiye’nin finans merkezi yapılması karşısında durulamayacağını da vurgulayan Yemişçi, “VOB’un İstanbul’a gitmesi ve Borsa İstanbul’un kurulması devletin projeleri. Bunu yaparken de Türkiye’nin finans merkezini tekelden yönetmek ve İstanbul’u dünyada sesi olan bir hale getirmek istiyorlar. İstanbul’da kurulan finans merkezi büyük bir oluşum. Bizler buna saygı duyarız; ama İTB’nin VOB’daki haklarının korunması çok farklı bir meseledir” diye konuşuyor.

Yemişçi, “İTB’nin, VOB’taki hisseleri yüzde 17’den binde bire indi. Ben inanıyorum ki, süreç iyi yönetilseydi İTB’nin aldığı hisse çok yukarıda olabilirdi. Hisse oranı çok düşük. Ama VOB’un haklarını çok iyi koruyamadılar” iddiasında bulunuyor.

-Gerçektende baktığımızda Türkiye’de 125 tane borsa var. İzmir Borsası’ndan başka kimse bu oluşumun içinde hissedar değil. Türkiye Odalar Borsalar Birliği ile İTB İstanbul Finans Merkezi’nde Borsa İstanbul’un ortağı oluyor. Bu çok önemli; ama İTB’nin hisse oranı konusunda gereken yapıldı mı? Yapılmadı mı? Tartışılması gereken budur. Bu işi AK Parti hükümeti üzerinden İzmir’e yönelik bir hareket gibi sunmak ne bu kente, nede bu iddiaların peşinde olanlara bir fayda getirmez. Konu siyasi değil, ekonomiktir. Herkes bu gerçeğin farkında; ama son zamanlarda konuyu manipüle etme gayretleri de gözden kaçmıyor.